Bugün sizlere küçük okurları duyguların dünyasına davet eden sıcacık bir hikaye ile geldik... Kitabın ilk sayfasından itibaren kullanılan canlı renkler, özenli çizimler ve yüksek baskı kalitesi, çocukların ilgisini hemen çekiyor. Resimleri hem komik hem duygu dolu.
Gökçe’nin ilgisini en çok çeken şey sayfalardaki renkli resimler oldu. Her sayfada bir detay keşfetti, “anne bak burada ne var!” diye diye kitabı bitirdik. Hem baskı kalitesi hem resimlerin canlılığı gerçekten çocukların ilgisini çekiyor...
Hikayenin merkezinde, her şeyin “nasıl” olduğunu merak eden küçük Adem var.
Ama kitap sadece merak üzerine kurulu değil, “Nasılsın?” sorusunun aslında ne kadar derin olabileceğini küçük okurlara hissettiren bir anlatımı var.
Çünkü bazen bir çocuk “İyiyim” diyemez kendini “sokakta tek kalmış yavru kedi” gibi hissedebilir… Ya da “bulutların üzerinde uçar gibi.”
Kitap tam da bu duyguları çocukların dilinde anlatmayı başarıyor.
Gökçe mesela, okurken “ben bugün kendimi pamuk şeker gibi hissediyorum” dedi, sonra düşündü “ama yaramaz Mia gibiyim.”dedi.
O kadar hoşuma gitti ki… Kitap resmen çocukların duygularını benzetmelerle anlatmasına kapı açıyor.
Hem merak duygusunu besliyor hem de duyguları konuşmak için çok güzel bir başlangıç oluyor. Biz çok sevdik.
Adem’in babasıyla çıktığı yolculuk boyunca yaşadığı her duygu, her merak, her soru çocuklara kendi iç dünyalarını tanıma fırsatı veriyor.
Kısacası “Nasılsın?”, hem görsel olarak çok keyif veren hem de duygusal farkındalık kazandıran, kaliteli baskısıyla uzun süre saklanacak bir kitap. Özellikle çocuklarla duygular üzerine konuşmak isteyen aileler için tavsiye ederim...
#nasılsın #cocukkitapları #cocuk #okudukçabüyürinsan #okumaközgürlüktür