Sivrisineğin Öldürdüğü Zorba

Nemrut

Zübeyir Yetik
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
120
Basım Tarihi:
Nisan 2012
Yayınevi:
Pınar Yayıncılık
ISBN:
9789753523332
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Sivrisineğin Öldürdüğü Zorba: Nemrut
Puan vermedi·120 syf.··
2025 624. kitabı
Sivrisineğin Öldürdüğü Zorba: Nemrut – Kibirin En Küçük Düşmanı Zübeyir Yetik, Şanlıurfa'nın Siverek ovasında 1941'de kök salmış bir kelime avcısı; şiirlerin gizli fırtınalarından kıssaların sessiz depremlerine, Erzincan enkazlarından Karabağ yankılarına uzanan bir rotada, "Yeni İslâmî Akım"ın en keskin rüzgârlarından. Tarihî devleri bugünün ego tapınaklarında gezdiren Yetik, Firavun'un boğuluşu, Samiri'nin eriyik putu, Yahudi'nin labirentli dönüşümü derken, 2012'de Pınar Yayınları'ndan vızıldayan Sivrisineğin Öldürdüğü Zorba: Nemrut, onun bu serisinin en ironik, en iğneli oku. Nemrut'u –o İbrahim peygambere (a.s.) meydan okuyan, kendini ilah ilan eden Ur kralı– merkeze alan kitap, zulmün zirvesini değil, en alçak bir düşüşü sorguluyor. Yetik burada, ateşten göğe fırlayan bir tiranı, sadece bir arketip olmaktan çıkarıp, her çağın "büyük küçük" paradoksuna dönüştürüyor. Kitap, Nemrut'un saltanatını Kur'an rivayetleri ve efsanelerle örerek aktarıyor, ama Yetik'in ustalığı, bu örgüyü bir mitlerden öteye, felsefi bir iğneye çevirmesinde. Nemrut, kibirin somut hali; halkı ateşe atan, göğe meydan okuyan, ama asıl zaafı kendi büyüklük illüzyonunda yatan bir dev. Yazar, onu "tanrılaşma tuzağının avı" olarak resmediyor: İbrahim'in (a.s.) direnişi karşısında kurduğu tuzaklar, ateş fırtınası, ve o unutulmaz son – bir sivrisineğin kanat çırpışıyla çöken imparatorluk. Bu, salt tarihî bir kronik değil; kibrin, gücün ve alçakgönüllülüğün anatomisi – sivrisinek, sadece bir böcek değil, evrenin ironik dengesi. Yetik, Nemrut'u "kendi ateşinde yanan dev" diye betimlerken, okuyucuyu kendi zirve hayalleriyle hesaplaşmaya zorluyor. Bu öykü, bir yükseliş değil; gökten en küçük bir düşüşün ritmi.Yetik'in kalemi, ayetlerin ateşini taşıyan bir akışla yanıyor; bölümler, her biri bir
Edebiyat
NemrutZübeyir Yetik · Pınar Yayıncılık · 201221 okunma
Sineğin Öldürdüğü Zorba
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 17:54
Gerçekten Kur’an-ı kerim’de Nemrut diye birinden söz edilmez. Yalnızca tanrılık davasına kalkışan, bu arada ibrahim(a.s) ‘ın getirdiği dine karşı çıkan ve Yüce Allah’ın dostu olan bu peygamberi ateşe atma girişiminde bulunan birisi söz konusudur. Bu birisinin Nemrut olduğunu gösterir hadisi şerifte yoktur. Kaldı ki, Nemrut adı anılsa bile, efsaneleştirilmiş olan Nemrut’la aynı kişiliğin vurgulandığı sonucuna varılamaz. Çünkü, bu durumda, “doğru olan bir”e bin yalan katma ile yine bir efsane kişiliği üretilmiş olacaktır. Ki,kitap ve hadis böyle bir efsaneyi onaylayıcı kanıt olarak gösterilemez. Ancak Nemrut’un adını tevrat’ta görebiliriz. Bu toplum putlara tapıyor olmasına karşın “yaratmak” söz konusu edildiğinde “Allah” yanıtını veren cahiliye Araplarından daha koyu ve daha karanlık bir puta tapıcılık içinde bulunmaktadır. Çünkü, İbrahim (a.s)’ın “ Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de o’dur.” Sözleri, toplumun yaratma konusunda da putları veya onlardan birini yetkin görmekte olduğunu ortaya koymaktadır. En azından yaratıcının da bir put ile temsil edilmek istendiğini,edildiğini görebiliriz. Ayetlerin akışında dikkati çeken bir nokta vardır: Putların söz konusu edildiği tüm ayetlerde, konuyu İbrahim (a.s)’ın gündeme getirdiğini görüyoruz.”Bunlara mı tapıyorsunuz?” Yollu cümlelerle sorusunu sormakta, sonra da söyleyeceklerini aktarmaktadır,kavmine. Gök cisimlerinden söz eden ayette ise, İbrahim (a.s)’ın konuya girme,sorma, sonra da söyleyeceklerini sıralama yönteminden çok, bir irdeleme, bir eleştirme, bir savı araştırma tavrı; hatta bu inanç sistemini dalgayla karışık abartılı bir eleştiriye tabi tutup,küçük bir parodi şeklinde onlara sunm edası gözlenir. Sanki, konu bir başkası veya başkalarınca ortaya konulmuştur da, İbrahim (a.s) bu öne sürülen savları pek de
Tarih
NemrutZübeyir Yetik · Pınar Yayıncılık · 201221 okunma

Yazar Hakkında

Zübeyir YetikYazar · 19 kitap
Zübeyir Yetik, 1 Ocak 1941 tarihinde Siverek'te doğdu. Babası Kakolar ailesinden Kunduracı İmam Usta, annesi aynı aileden ev kadını Cemile Hanım’dır. İlkokulu Siverek ve Ceylanpınar'da, ortaokulu Siverek’te, liseyi Şanlıurfa'da okudu. Askerliğini yedeksubay öğretmen olarak Manisa ve İzmir'de yaptı. Bir süre Ankara Hukuk Fakültesi nde okuduktan sonra, Adana İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi'nden mezun oldu; İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde İşletme İktisadı programında lisansüstü öğrenim gördü. Zübeyir Yetik 1958-60 Yıllarında Urfa’da gazetecilik, vekil öğretmenlik; 1962-65 Yıllarında İzmir ve Ankara’da gazetecilik; 1966-74 Yıllarında Urfa’da öğretmenlik, hal müdürlüğü, bankacılık, serbest muhasebecilik; 1974’ten itibaren İstanbul’da gazetecilik, yayıncılık, sendikacılık, Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğünde kontrolörlük, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nde APK uzmanlığı, film ve ilaç hammaddesi ithalat ve pazarlaması yapan Kızılay İstanbul Bölge Müdürlüğün’de mali İşlerden sorumlu müdür muavinliği görevlerinde bulundu. Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak 1994’de göreve başladığı İSKİ’deyken 2003 Yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Zübeyir Yetik, 1992 Erzincan depremi'nde ve 1993'te Karabağ olayları sırasında Azerbaycan'da uzun süre görev yapmıştır. Yazı hayatı[ 1958 yılında Urfa'da Haberveren'lerin çıkardığı Demokrat Urfa Gazetesinde köşe yazılarına başladı. İzmir ve Ankara’da bulunduğu 1960-1965 Yıllarında çeşitli gazete ve dergilerde (Demokrat Akdeniz, Adalet, Fedai) her kademede görev yaptı, o günlerde yayınlanan "İslam, Hilal, Yeni İstiklal, Komünizmle Mücadele, Türk Yurdu, Oku, Müslümanın Sesi, Fedai, Yaprak, Hicret, Çağrı, Nobel" gibi haftalık ve aylık yayınlarda sürekli olarak yazılar yazdı. Bu yazılarını daha sonra Urfa’da bulunduğu yıllarda da sürdürdü. 1974 Yılında Milli Gazete ’nin başına geçti. Bu gazetenin genel yayın müdürlüğünü yürütürken, bir yandan da birinci sayfa yazarlığı yaptı... 1976’da gazetenin genel yayın müdürlüğünden çekildi, ancak köşe yazarlığını -aralıklı olarak- 1984 Yılına dek sürdürdü. Bu arada Yeni Devir gazetesinde haftalık ekonomi sayfası hazırladı. Büyük Doğu'nun 1976 Yayın dönemi hazırlıkları sırasında Necip Fazıl Kısakürek ile birlikte çalıştı.. Ardından Çığır Yayınları Limitet Şirketi’nin kuruluşuna öncü oldu ve 40’ın üzerinde kitap yayımlayan bu şirkette bir süre genel müdürlük yaptı. 1992-2002 Yıllarında Akit Gazetesinde haftalık yazılar yazdı. İstanbul yıllarında yurdun çeşitli yerlerinde konferanslar da veren Zübeyir Yetik, 1984 yılından 1992'ye kadar ağırlıklı olarak kitap telifi ile uğraştı... Sosyal çalışmaları ve sendikacılığı İzmir’de bulunduğu yıllarda İzmir Türkocağı Gençlik Kolu Başkanı olarak görev yaptı. 1967’de sendikal çalışmalara başladı. Urfa’da, “Türkocağı” şubesi ve “Urfa İlim ve Fikir Yayma Cemiyeti” ile Milliyetçi Öğretmenler Sendikasının Urfa Şubesini kurdu. Aynı dönemde Harran Üniversitesi için atılmış ilk adım olan “Harran Üniversitesi Kurma Derneği”nin kuruluşunda bulundu ve genel başkanlığını üstlendi. Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulundu. 1976’da ise, TÜRK-İŞ, DİSK ve MİSK konfederasyonlarında yer almayan işçiler için bir çatı oluşturmak ihtiyacını görerek, ÖZ-METAL-İŞ SENDİKASI'nı kurup, bu alanda başlangıç adımını attı. Ardından kurulan birkaç sendikayı da bir araya getirerek, HAK-İŞ KONFEDERASYONU'nun kuruluşuna öncülük etti; kendisinin ve kamuoyu oluşturacak basın kuruluşlarının İstanbul’da oluşu sebebiyle de merkezi Ankara’da olan Konfederasyon’da Genel Sekreterlik görevini üstlendi. 1978’de ara verdiği sendikacılık faaliyetine, 1997 Yılında BEM-BİR-SEN’in Genel Başkanlığını üstlenerek bu kez memur sendikacılığı ile dönüş yaptı. 2000 Yılında Kurucu Genel Başkan Mehmet Akif İnan’ın ölümü üzerine MEMUR-SEN KONFEDERASYONU’nun genel başkanlığına seçildi. Sendikacılık yaşamı 2001 Yılının ortalarına dek sürdü. 1984 yılında Bostan, Gülistan, Mesnevi, Tutîname, Mantık-et-Tayr gibi İslâm Klasiklerindeki hikâyeleri manzumlaştırarak (Yalçın Turgut ve Süleyman Özkonuk’un çizgileriyle) hazırladığı 7 Adet resimli çocuk kitabını Eşi Kâmuran Yetik’in adıyla yayınlayan yazar; Medeniyet Burçları, Ön Soruşturma, Tevhid Üzerine gibi ‘ortak yazarlı’ kitaplara katkıda bulunduktan başka, Aliya İzzet Begoviç’in “Doğu ve Batı Arasında İslâm” başlıklı kitabının Türkçe çevirisinin felsefe ve siyasal bilimler kavramları bağlamında redaksiyonunu da gerçekleştirmiştir.