24 Temmuz da başladığım kitabın şükürler olsun ki sonuna geldim.(22 gün sonra)
------SPOİLER İÇERİR------
Küllerde ki sır Neron…
Ne kadar ileriyi görmek istiyorsan o kadar geriye bak.
Onları hiç böyle tanımadınız diyen, biyografik roman tarzında ki bir kitap. Neron
Akıcı bir dille kaleme alınan bu ilginç yaşam öyküsünü okurken, Neron’un çok sevdiği aulosa, lirine siz de onunla birlikte üfleyecek, aşklarını duyumsayacak, öfkelerine şahit olup , nefretinden irkileceksiniz. Ellili, altmışlı yılların Roma’sına yapacağınız seyahatte, aradan geçen iki bin yıla rağmen, hala rafineleştiremediğimiz insan egolarının benzerlerine rastlayıp, o hırsların yaptırdıklarına biraz da ürpererek şahit olacaksınız. Bütün bunların sonundaysa, 64 yılın 4 Temmuz günü, Roma’yı soluksuz bırakarak ikinci kez yok eden alevlerin, karanlık yüzlü sahiplerine, sizin de söyleyecek birkaç sözünüz olacak. (Kitap ön sözünden alıntı)
Kitap bize Roma hakkında çok şey anlatıyor. Roma tarihini,felsefesini, isyanlarını,savaşlarını,vergilerini,sürgünlerini, geleneklerini, tanrılarını, başarılarını, başarısızlıklarını, aşklarını,ihanetlerini,hukuk sistemini, suikastlarını, Hristiyanları, Yahudileri,Paganları, daha neler neler. Siz kitabı okurken sanki Geçmişin tarihine yolculuk ediyorcasına bir etki/keyif olacak.
Neron, daha İmparator olmadan önce dedesi Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus İmparatorluk koltuğundaydı. Roma’nın IV. İmparatoru olan Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus,dikkatsiz, etrafta ki iftiralara çabuk kanan, iftiraya maruz kalan insanları aslanlara yem etmekten, başlarını gövdelerinden kopartmayı hiç ihmale bile vermiyor. Oğlu Britanicus ve kızı Octavia’nın annesi olan eşi Messelina’yı iftiralardan dolayı herkesin arasından başını kopartır.Kızına atılan iftiralar