Adı:
Neron
Alt başlık:
Küllerdeki Sır
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
618
ISBN:
9789756391174
Kitabın türü:
Yayınevi:
Etkin Yayınları
Siz Onları Hiç Böyle Tanımadınız… Neron Claudius, sevinçleri, acıları, öfkeleri, korkuları, tutkularıyla birlikte gizemli geçmişte kaybolan, milyarlarca insandan sadece biriydi. Elinizdeki kitap, hakkında uydurulan pek çok tevatüre rağmen, üzerine çöken yılların karanlığıyla silikleşmiş bir yaşamı, günümüz insanının da görebilmesi amacıyla, sağduyu sahibi tarihçilerin insanlığa armağan ettikleri değerli çalışmaların ışığında, titizlikle hazırlanmıştır. Akıcı bir dille kaleme alınan bu ilginç yaşamöyküsünü okurken, Neron'un çok sevdiği aulosa siz de onunla birlikte üfleyecek, aşklarını duyumsayacak, öfkelerine şahit olup, nefretinden irkileceksiniz. Roma'nın karmaşık inanç sistemine bir filozofun, bir İmparator'un ve aşkıyla, inançları arasına sıkışıp kalmış bir kadının gözünden bakabileceksiniz. Bunu yaparken de Roma sokaklarına dalıp, yemeklerini tadıp, saraylarına girecek, hatta senato binasında birkaç davaya iştirak edeceksiniz. Ellili, altmışlı yılların Roma'sına yapacağınız seyahatte, aradan geçen iki bin yıla rağmen, hâlâ rafineleştiremediğimiz insan egolarının benzerlerine rastlayıp, o hırsların yaptırdıklarına bi-raz da ürpererek şahit olacaksınız. Bütün bunların sonundaysa, 64 yılının 4 Temmuz günü, Roma'yı soluksuz bırakarak ikinci kez yok eden alevlerin, karanlık yüzlü sahiplerine, sizin de söyleyecek bir kaç sözünüz olacak. Ve bir kez daha göreceksiniz ki, tarih aynı totaliter duygularla kendi kendini tüketen insan ırkı yüzünden, büyük bir serzeniş içinde... Şimdi eğer dilerseniz, sadece bir sayfa çevirip, anlatılmak istenene kulak verin. Bunu yaparak, iki bin yıllık bir mahkûmu, en azından insan olduğu için, beraat ettirebilirsiniz. Zira, o size hiç böyle anlatılmadı..
(Tanıtım Bülteninden)
24 Temmuz da başladığım kitabın şükürler olsun ki sonuna geldim.(22 gün sonra)

------SPOİLER İÇERİR------


Küllerde ki sır Neron…

Ne kadar ileriyi görmek istiyorsan o kadar geriye bak.

Onları hiç böyle tanımadınız diyen, biyografik roman tarzında ki bir kitap. Neron


Akıcı bir dille kaleme alınan bu ilginç yaşam öyküsünü okurken, Neron’un çok sevdiği aulosa, lirine siz de onunla birlikte üfleyecek, aşklarını duyumsayacak, öfkelerine şahit olup , nefretinden irkileceksiniz. Ellili, altmışlı yılların Roma’sına yapacağınız seyahatte, aradan geçen iki bin yıla rağmen, hala rafineleştiremediğimiz insan egolarının benzerlerine rastlayıp, o hırsların yaptırdıklarına biraz da ürpererek şahit olacaksınız. Bütün bunların sonundaysa, 64 yılın 4 Temmuz günü, Roma’yı soluksuz bırakarak ikinci kez yok eden alevlerin, karanlık yüzlü sahiplerine, sizin de söyleyecek birkaç sözünüz olacak. (Kitap ön sözünden alıntı)


Kitap bize Roma hakkında çok şey anlatıyor. Roma tarihini,felsefesini, isyanlarını,savaşlarını,vergilerini,sürgünlerini, geleneklerini, tanrılarını, başarılarını, başarısızlıklarını, aşklarını,ihanetlerini,hukuk sistemini, suikastlarını, Hristiyanları, Yahudileri,Paganları, daha neler neler. Siz kitabı okurken sanki Geçmişin tarihine yolculuk ediyorcasına bir etki/keyif olacak.

Neron, daha İmparator olmadan önce dedesi Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus İmparatorluk koltuğundaydı. Roma’nın IV. İmparatoru olan Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus,dikkatsiz, etrafta ki iftiralara çabuk kanan, iftiraya maruz kalan insanları aslanlara yem etmekten, başlarını gövdelerinden kopartmayı hiç ihmale bile vermiyor. Oğlu Britanicus ve kızı Octavia’nın annesi olan eşi Messelina’yı iftiralardan dolayı herkesin arasından başını kopartır.Kızına atılan iftiralar yüzünden Kızını Nişanlısından ayırır, Oğlunu sözde İmparator olma yolunda öğretir, eğitir. Tam oğlu için ilgilenirken beklenmedik bir Misafir gelir, Agrippina evet bu zeka dolu, planlar üstüne planları olan, İmparator olmak için oyunlar, suikastler yapan bir kadın.Naçizane fikrim , İmparator Neron ne kadar önemliyse, Roma ne kadar önemliyse, bu kadın o kadar önemli. Tarihin akışına yön veren, Neron’u imparataor koltuğuna oturtacak kadın bu. Neron kadar, Roma kadar, bu zeka dolusu kadın Agrippina konuşulmalı, araştırılmalı. Ve Agrippina Sarayı yerinden oynatır. İmparatoru kendisine aşık etirerek, İmparatoriçe olur.Öncelikle kendi planları için Oğlu Neron’u İmparator etmek için uğraşıp durur. Oğlunu İmparator etmek için de hiçbir engeli tanımaz. Tıpkı İmparatorluğa engel olan amcası ve eşi olan Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus ‘u zehirleyerek ortadan kaldırmak gibi.

Planlar bu zeka karşısında sanki her şey olacakmış gibi gerçekleşir. Ve artık İmparator Neron’dur. O kadar dikkatlice heyecanla okuduğum Neron, tam bir çılgın denilebilir. İlk başlarda İmparatorluğu layıkıyla yapan Neron, ilk iş olarak gladyatörlerin oyunlarını yasaklamak, kölelere bazı haklar vermek, kölelerin ölümüne sebep verecek olayları yasaklamak. Asileri bu konu da durmadan uyaran Neron, köleliği ortadan kaldırmak için uğraşıp durur. Senato ne kadar karşı çıksa da Neron köleler için haklar tanıyıp çekinmeden uygulatıyor. Neron diğer İmparatorların aksine sanata yönelecek, olimpiyatlar hazırlatacak, tiyatro gösterileri düzenletecek ve hatta kendisi de o tiyatrolar da rol oynayacak, şarkı söyleyecek,lirini çalıp şiirler okuyacak. Neron’u çok iyi yetiştiren Filozof Seneca ve Brus’u unutmamak gerek elbete. Başarılarına ve dik duruşuna bu iki bilge çok şey kattı. Uğrunda ölecek kadar. Her şey güzel giderken, Neron kendisini aşka kaptırır. Bitmek bilmeyen aşkı, sevgilileri ve zevki sonunu getiren en büyük etken. Saray da iftiralar yine planlar da ve ölümler üst üste gelecek.İmparatoriçe olmak isteyen bir kadının planları başka bir kadın tarafından uygulanacak ve ölümler hiç eksik olmayacak. Neron yangından(Büyük Roma Yangını, sanırım Neron Roma'yı yakmadı, çünkü o Roma'ya aşıktı.) sonra şehrini yeniden kurmak isteyecek, bunun için akla gelmeyecek işler yapacak, Senatonun öfkesini iyice üzerine toplayacak.
Zevklerine kapılacak, nefretine kapılıp suçsuz insanları öldürecek, suçsuz insanları aslanlarına yem ettirecek. Tanrım bu adam işte bu dönemde çılgınlaşır. Kendisini Tanrı olarak görür, insanların Apollon, Jüpitere değil de kendisine kurbanlar adamasını isteyecek.


Anlatıkça anlatmak istiyorum, yazdıkça daha fazla yazmak istiyorum: ama daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Kesinlikle okunulması gereken bir kitap, inanın zamanınız boşa gitmeyecek, keyif, heyecan ve bilgi edineceksiniz. Keyifli okumalar.
Roma imparatorları bir kaç hanedanlık tarafından yönetildi. Bundan olsa gerek bazı dönemlerde hiçte yönetime layık olmayan kişiler geldi. Nero'da bunlardan biriydi. Romayı yaktığı söylenir burda işin özünü de öğreniyorsunuz. Dalkavuklarının hıyanetine uğrayan Nero Romayı yakan imparator olarak tarihe geçti. Müzik dehasıydı Nero, kendi canına son verdi en sonunda. Psikolojik sorunları olan narin ama vahşet saçan bir ruha sahipti.
''......Aslında şiir kadar, müziğin de medeniyetleri birleştirdiğine dikkatinizi çekmek istiyorum sevgili Marcus''
Aysun Akkaya
Sayfa 290 - Etkin Yayınevi
''Hafif bir bıçak darbesiyle boyun sinirleri kesilir. Başını bedenine bağlayan sinir kopunca hayatta kopar Oysa ruh, derinlerde gizlenmez. Onu öldürmek için bir bıçak bile gerekmez.''
Aysun Akkaya
Sayfa 573 - Etkin Yayınevi
''Neron şehre ulaştığında, yangın ikinci günündeydi. Alevler hızlarından hiçbir şey kaybetmemişti. Capitoline Tepesi'nden Roma'ya bakarken, gözlerinden akan yaşlara engel olmak aklına bile gelmedi. İmparator'du ama, şehrine giremiyordu. Ay ışığına baş kaldıran bir kurt gibi üzerinden durduğu tepeden alevlere doğru haykırıp durdu.''
Aysun Akkaya
Sayfa 538 - Etkin Yayınevi
''....Vadilere yayılan denizlerin toprağı yumuşatmasını, minicik tohumlardan kocaman ağaçların doğmasını sağlayacak kadar yüce bir sanatla dengelenmiştir evren. Var edilen her şeyin bir amacı ve nedeni vardır. Bir anlamda evren, insanın konforlu yaşamı için kurgulanmıştır da diyebiliriz. Şahsi erdemlerimizi geliştirirken, bizler için, bizden daha önce kurgulanan kaderi yok saymaya kalkarsak, evreni de yok saymış olur ve o büyük güce haksızlık ederiz.''
Aysun Akkaya
Sayfa 194 - Etkin Yayınevi
...''Saltanat her an tutuşacak çıra gibidir. En küçük kıvılcım her yanı alevlendirir.''
Aysun Akkaya
Sayfa 528 - Etkin Yayınevi
‘‘Bahçeme gelince orayı ellerimle yaptım. Zannettikleri gibi para harcayarak değil. Bazen sevgi, yaptığın işi parıldatır. Toprak, kendisine uzanan anlayışlı eli, asla geri çevirmez.’’
Aysun Akkaya
Sayfa 471 - Etkin Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neron
Alt başlık:
Küllerdeki Sır
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
618
ISBN:
9789756391174
Kitabın türü:
Yayınevi:
Etkin Yayınları
Siz Onları Hiç Böyle Tanımadınız… Neron Claudius, sevinçleri, acıları, öfkeleri, korkuları, tutkularıyla birlikte gizemli geçmişte kaybolan, milyarlarca insandan sadece biriydi. Elinizdeki kitap, hakkında uydurulan pek çok tevatüre rağmen, üzerine çöken yılların karanlığıyla silikleşmiş bir yaşamı, günümüz insanının da görebilmesi amacıyla, sağduyu sahibi tarihçilerin insanlığa armağan ettikleri değerli çalışmaların ışığında, titizlikle hazırlanmıştır. Akıcı bir dille kaleme alınan bu ilginç yaşamöyküsünü okurken, Neron'un çok sevdiği aulosa siz de onunla birlikte üfleyecek, aşklarını duyumsayacak, öfkelerine şahit olup, nefretinden irkileceksiniz. Roma'nın karmaşık inanç sistemine bir filozofun, bir İmparator'un ve aşkıyla, inançları arasına sıkışıp kalmış bir kadının gözünden bakabileceksiniz. Bunu yaparken de Roma sokaklarına dalıp, yemeklerini tadıp, saraylarına girecek, hatta senato binasında birkaç davaya iştirak edeceksiniz. Ellili, altmışlı yılların Roma'sına yapacağınız seyahatte, aradan geçen iki bin yıla rağmen, hâlâ rafineleştiremediğimiz insan egolarının benzerlerine rastlayıp, o hırsların yaptırdıklarına bi-raz da ürpererek şahit olacaksınız. Bütün bunların sonundaysa, 64 yılının 4 Temmuz günü, Roma'yı soluksuz bırakarak ikinci kez yok eden alevlerin, karanlık yüzlü sahiplerine, sizin de söyleyecek bir kaç sözünüz olacak. Ve bir kez daha göreceksiniz ki, tarih aynı totaliter duygularla kendi kendini tüketen insan ırkı yüzünden, büyük bir serzeniş içinde... Şimdi eğer dilerseniz, sadece bir sayfa çevirip, anlatılmak istenene kulak verin. Bunu yaparak, iki bin yıllık bir mahkûmu, en azından insan olduğu için, beraat ettirebilirsiniz. Zira, o size hiç böyle anlatılmadı..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Muhammed Yıldız
  • Fatih Beyazkaya
  • Şeyma
  • Adar Koç
  • kübra aslan
  • PinkFloyd
  • Dila

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0