Neşeli Öyküler 1

·
Okunma
·
Beğeni
·
665
Gösterim
Adı:
Neşeli Öyküler 1
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756836453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zafer Yayınları
Gece treniyle yolculuk yapıyordum. Yataklı vagonda zayıf, yaşlıca, kibar tavırlı bir yol arkadaşım vardı. Kendimi takdim ettim. Adam da kendisini tanıttı, felsefe doktoru olduğunu söyledi. İsmi aklımda kalmadı. Yatmak için yukarı tırmandım. Yukarıdaki yatak benimdi.
Dedim ki:
"Sayın doktor, meseleyi şimdi söyleyeyim de sonunda bir tatsızlık olmasın. Ben, gece biraz horlarım. Eğer siz hafifçe bir ıslık çalarsanız ben derhal uyanır, öte tarafa dönerim ve horlamam da geçer."
O:
"Zararı yok, merak etmeyin" dedi.
Her zaman olduğu gibi yataklı vagonda çok güzel uyudum ve ineceğim yere yarım saat kala uyandım. Yatağımdan indiğim zaman yol arkadaşımın çıkmış olduğunu gördüm. Yatağı bomboştu. Giyindim ve koridora çıktım. Orada da yoktu.
Yataklı vagon memurunu gördüm. Ona sordum:
"Acaba alt tarafımda yatan bey nerede kaldı?"
Memur:
"Ha, o mu?" dedi. "Onun pek aklı başında olmasa gerek. Sabaha kadar ıslık çalarak yataklı vagonda kimseyi uyutmadı. Bunun için yolda onu trenden indirdik!

Neşeli Öyküler, mizahı, olması gereken çizgide sunuyor... Keyifle, neşeyle, hatta yer yer derin derin düşünerek okuyacağınız öyküleriyle, mizahta 'çıtayı' olması gereken yere koyuyor. Hayatın sevimli ve sevgili bir parçası olarak mizahın, asla hakarete, yalana, kaba söze, kandırmacaya başvurmadan da yapılabileceğini örnekleriyle gösteriyor.
166 syf.
·Puan vermedi
Gece treniyle yolculuk yapıyordum. Yataklı vagonda zayıf, yaşlıca, kibar tavırlı bir yol arkadaşım vardı. Kendimi takdim ettim. Adam da kendisini tanıttı, felsefe doktoru olduğunu söyledi. İsmi aklımda kalmadı. Yatmak için yukarı tırmandım. Yukarıdaki yatak benimdi.Dedim ki:"Sayın doktor, meseleyi şimdi söyleyeyim de sonunda bir tatsızlık olmasın. Ben, gece biraz horlarım. Eğer siz hafifçe bir ıslık çalarsanız ben derhal uyanır, öte tarafa dönerim ve horlamam da geçer."O:"Zararı yok, merak etmeyin" dedi.Her zaman olduğu gibi yataklı vagonda çok güzel uyudum ve ineceğim yere yarım saat kala uyandım. Yatağımdan indiğim zaman yol arkadaşımın çıkmış olduğunu gördüm. Yatağı bomboştu. Giyindim ve koridora çıktım. Orada da yoktu.Yataklı vagon memurunu gördüm. Ona sordum:"Acaba alt tarafımda yatan bey nerede kaldı?"Memur:"Ha, o mu?" dedi. "Onun pek aklı başında olmasa gerek. Sabaha kadar ıslık çalarak yataklı vagonda kimseyi uyutmadı. Bunun için yolda onu trenden indirdik!Neşeli Öyküler, mizahı, olması gereken çizgide sunuyor... Keyifle, neşeyle, hatta yer yer derin derin düşünerek okuyacağınız öyküleriyle, mizahta 'çıtayı' olması gereken yere koyuyor. Hayatın sevimli ve sevgili bir parçası olarak mizahın, asla hakarete, yalana, kaba söze, kandırmacaya başvurmadan da yapılabileceğini örnekleriyle gösteriyor.
Bir gece, kadının biri havaalanında bekliyordu.Uçağının kalkmasına daha epeyce zaman vardı. Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp kendisine oturacak bir yer buldu. Kendisini kitabına kaptırmış olmasına rağmen, yanında oturan adamın olabildiğince cüretkar bir şekilde ararlarında duran paketten birer kurabiye aldığını fark etti; ne kadar görmezden gelse de. Bir taraftan kitabını okuyup kurabiyesini yerken, bir taraftan da gözü saatteydi. Kurabiye hırsızı kurabiyeleri yavaş tüketirken, kadının kulağı da saat tiktaklarındaydı; ama tiktaklar sinirlenmesini yine de engellemiyordu. Kendi kendine düşünüyordu; Kibar bir insan olmasaydım, şu adamın gözünü morartırdım! Her kurabiyeye uzandığında, adam da elini uzatıyordu. Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca, Bakalım şimdi ne yapacak? dedi kendi kendineAdam yüzünden asabi bir gülümsemeyle son kurabiyeye uzandı ve kurabiyeyi ikiye böldü. Kadın kurabiyeyi adamın elinden kapar gibi aldı ve, Aman Tanrım, ne cüretkar ve ne kaba adam; üstelik bir teşekkür bile etmiyor! diye düşündü. Hayatında bu kadar sinirlendiğini anımsamıyordu. Uçağın kalkacağı anons edilince, derin bir nefes aldı ve rahatladı. Eşyalarını topladı ve çıkış kapısına yürüdü. Kurabiye hırsızına dönüp bakmadı bile. Uçağa bindi ve rahat koltuğuna oturdu. Daha sonra kitabını alBirden gözleri şaşkınlıkla açıldı. Gözlerinin önünde bir paket kurabiye duruyordu! Çaresizlik içinde inledi;Bunlar benim kurabiyelimse eğer; ötekiler de onundu ve benimle her bir kurabiyesini paylaştı! Üzüntüyle, özür dilemek için çok geç kaldığını anladı. Kaba ve cüretkar olan kurabiye hırsızı kendisiydimak üzere çantasına uzandı.
POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM

Bir gün o sırada Fransa’da görev başında olan tüm politikacılara postacı tarafından bir mektup getirildi.

Bu mektubun başında kocaman bir antet basılıydı ve antette şunlar yazmaktaydı:

‘POLDEVİ FELAKETZEDELERİNE YARDIM DERNEĞİ’

Bakanlara, milletvekillerine ve diğer tüm politikacılara gönderilen yazıda, felaketzedeler için sadece manevi destek talebinde bulunuluyordu.

Sadece manevi olmak şartıyla desteğin her türlüsüne hazır durumdaki ünlü kişiler, derhal cevap vermekte sakınca görmediler. Derneğe mektup ve telgraf yağmaya başladı. Gelen cevapların her biri başlı başına bir alemdi.

‘Poldevi felaketzedelerinin bütün ıstırabını paylaştığımdan emin olabilirsiniz. Onların durumu düzelinceye kadar sizinle beraberim’

‘Poldevi felaketzedelerinin feci durumu toplum için bir yüz karasıdır. Aynı şeyi aynı vesilelerle bundan önce de kaç kere söyledim. Derdin devası bulununcaya kadar da söylemeye devam edeceğim’

‘Poldevi felaketzedelerinin davası bizim davamız demektir. Onların bu duruma düşmesinden bütün cemiyet sorumludur. Ben kendi payıma düşen sorumluluğu kabul ediyor ve vicdan azabı çekiyorum’

Poldevi felaketzedelerini manen destekleyen bütün meşhurların göndermek zahmetine katlandıkları mektup ve telgraflar Action ve Franchaise’de yayımlandı.

Fakat yeryüzünde ne Poldevi diye bir yer vardı ne de Poldevi felaketzedeleri.

Bütün Fransa şimdi ülkelerini idare eden en basit coğrafya ve tarih bilgisinden yoksun büyük adamların haline gülüyordu.

Hem de kahkahalarla.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neşeli Öyküler 1
Baskı tarihi:
2002
Sayfa sayısı:
166
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756836453
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Zafer Yayınları
Gece treniyle yolculuk yapıyordum. Yataklı vagonda zayıf, yaşlıca, kibar tavırlı bir yol arkadaşım vardı. Kendimi takdim ettim. Adam da kendisini tanıttı, felsefe doktoru olduğunu söyledi. İsmi aklımda kalmadı. Yatmak için yukarı tırmandım. Yukarıdaki yatak benimdi.
Dedim ki:
"Sayın doktor, meseleyi şimdi söyleyeyim de sonunda bir tatsızlık olmasın. Ben, gece biraz horlarım. Eğer siz hafifçe bir ıslık çalarsanız ben derhal uyanır, öte tarafa dönerim ve horlamam da geçer."
O:
"Zararı yok, merak etmeyin" dedi.
Her zaman olduğu gibi yataklı vagonda çok güzel uyudum ve ineceğim yere yarım saat kala uyandım. Yatağımdan indiğim zaman yol arkadaşımın çıkmış olduğunu gördüm. Yatağı bomboştu. Giyindim ve koridora çıktım. Orada da yoktu.
Yataklı vagon memurunu gördüm. Ona sordum:
"Acaba alt tarafımda yatan bey nerede kaldı?"
Memur:
"Ha, o mu?" dedi. "Onun pek aklı başında olmasa gerek. Sabaha kadar ıslık çalarak yataklı vagonda kimseyi uyutmadı. Bunun için yolda onu trenden indirdik!

Neşeli Öyküler, mizahı, olması gereken çizgide sunuyor... Keyifle, neşeyle, hatta yer yer derin derin düşünerek okuyacağınız öyküleriyle, mizahta 'çıtayı' olması gereken yere koyuyor. Hayatın sevimli ve sevgili bir parçası olarak mizahın, asla hakarete, yalana, kaba söze, kandırmacaya başvurmadan da yapılabileceğini örnekleriyle gösteriyor.

Kitabı okuyanlar 61 okur

  • Sena Nur
  • Ahsen Özge Muğlu
  • Rojanozlem
  • Mustafa Makili
  • Zühre korkmaz
  • MineM.
  • Ezgi Su
  • Ebrar terzi
  • Burcu
  • Zehratü-l Haliç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (5)
9
%10 (1)
8
%30 (3)
7
%0
6
%10 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0