Herkesin kendinden bir parça bulacağı, dönüp baktığında evet bende neredeyse her düşüncemi neyse ile sonlandırmışım diyeceği bir kitaptır…Neyse,okuyalım..
NEYSE & EMRAH KABBA
Hayatımı tek bir kelimeyle özetleyecek olsam o “neyse” olurdu. İyisi de kötüsü de “neyse”. Benim için bir hayat felsefesi,
her şartta hayatta kalıp mutlaka ama mutlaka yırtmanın sihirli formülüdür “neyse”.
Kitapta yazar küçüklüğünden büyümesine kadar yaşadığı olayları komik ve gülünç bir dille anlatıyor ama
kitabın genelinde argo ve küfür çok geçiyor bana çok eğlenceli geldi ama argo sevmeyenler için kitap hoşunuza
gitmeyebilir. Birinci tekil sahsın ağzından anlatılan eser kesinlikle bir çırpıda bitecek kadar güzel ilerliyor. 207 sayfalık kitapta
sayabildiğim kadarıyla 167 defa neyse yazıyor (bazıları gözden kaçmış olabilir, özellikle hikaye tam gaz giderken).
Tek kötü noktası, kitap bittikten sonra o kadar çok NEYSEE diyorsunuzki; konuşmanız bozuluyor. Aslında buda yazarın
başarısını gösteriyor. Kitapta 7 bölüm var; birbiriyle bağlantılı 7 hikaye..
Selamlar ben Leyla
Kitabımızın yazarı,Emrah Kabba’yı; Twitter’da yazdığı floodları ve karantina döneminde yaptığı Müebbet Karantina podcastleriyle tanıyor ve seviyorum. Hatta o kadar çok seviyorum ki bir ara podcastlerini aşırı dinlemekten ezberleme moduna geçmiştim. “Neyse” adlı kitabımız ise yazarımızın başından geçenleri anlattığı yarı otobiyografik bir mizah kitabı. Bazı bölümleri hem podcastten hemde twitter flooadlarından okuyup dinlediğim için bazı yerler bana süpriz olmadı. Fakat ilk kez okuyanlar -dinleyenler için komik, sürprizli bir kitap. Okurken hem nefret ettim hem sevdim.
Okunması aşırı kolay, çerezlik bir kitap fakat içime sinmeyen bazı yerler oldu. Bunun sebebi sanırım yazarımızın ilk kitabı olması. Reklam yazarlığı ile kitap yazarlığının birbirinden farklı şeyler olduğunu düşünüyorum naçizane. Kitabı neden okursunuz bilmiyorum ben Emrah Kabba’yı çok sevdiğim için okudum. Kitabın içinde geçen argo kelimelerden bazı okuyucular rahatsız olmuş ama ben cam kafeste yaşamadığım için beni pek etkilemedi.
Sizler neler okuyorsunuz?
Merhaba, kitabımızda yazar küçüklüğünden itibaren yaşadığı olayları anlatıyor. Birçok farklı olay okuyoruz bunları gülünç bir dille anlatıyor.
Eğlenceli, kısa sürede bitebilecek bir kitap ama argo çok fazla olduğu için herkese hitap etmeyebilir.
Arka kapak yazısından;
"Hayatımı tek bir kelimeyle özetleyecek olsam o “neyse” olurdu. İyisi de kötüsü de “neyse”. Benim için bir hayat felsefesi, her şartta hayatta kalıp mutlaka ama mutlaka yırtmanın sihirli formülüdür “neyse”. Misal “bir işlere girdik ama neyse bakalım” diyerek aldım hayatımı değiştiren her kararı. Olmayınca “neyse abi, napalım” diyerek devam ettim yoluma."
Çok küfür içrmesi dışında beni pek rahatsız eden şey olmadı. akıcılığı iyi okunabilir,eğlenceli bir serüven romandan ziyade öykü kıvamında.Sonu çok aral acele bitirilmiş geldi bana baştaki durağanlığı sonlarda hızlıca bitsin tadındaydı sanki sonu biraz daha sakin. Konuları bağlayıp bitirseydi daha çok severdim sanki :).
İyi okumalar.
Neyse yerine neyse siktir et olsaymış daha isabetli bir başlık olurmuş dediğim bu kitap mizah anlamında iyi bir tat bıraksa da biraz acemi işi gibiydi. ama mizah örneği çok olmadığından iyi bir kitaptı.
Hayatımı tek bir kelimeyle özetleyecek olsam o “neyse” olurdu. İyisi de kötüsü de “neyse”. Benim için bir hayat felsefesi, her şartta hayatta kalıp mutlaka ama mutlaka yırtmanın sihirli formülüdür “neyse”. Misal “bir işlere girdik ama neyse bakalım” diyerek aldım hayatımı değiştiren her kararı. Olmayınca “neyse abi, napalım” diyerek devam ettim yoluma. Lâfı bağlayamıyor muyum? “Neyse” deyip değiştirdim konuyu. Söyleyeceklerim var da konuşmaya mecalim mi yok? “Neyse” deyip sustum. Karşımdakine tahammülüm kalmamış da zor mu sabrediyorum? “Neyse” deyip yuttum. Çok üzdüler mesela, tadım kaçtı diyelim, “neyse” dedim sadece yine. “Dert etme be oğlum, baktık olmuyor “neyse” der, iki bira fazla içeriz” diyerek teselli ettik senelerce kendimizi. “Neyse” diyen ağlamaz bak, yazın bunu kenara bir yere. Çok uzattım, neyse..”
2016 yılından itibaren #dizüstüedebiyatı olabileceğini düşündüğüm; herkesin yaşadığı ama birçok kişinin dile getiremediği, dile getirenlerin ise nasılsa tutulmaz dediği olayların kitaplaşması arttı. Aslında hepimizin (özellikle 90lar ve öncesinde çocuk olanların) yaşadığı konular; kitaplaştırılmaya başladı. Biraz fenomen yada sosyal medyayı iyi kullananların kitapları da yok satmaya başladı. Bu tür yayınlardan bazıları çok tepki çekti, geneli ise çok eleştirildi; dediğim gibi hemen hemen herkesin sonuçta bir fikir sahibi olduğu olaylardı sonuçta. #emrahkabba’nın #neyse kitabı da böyle bir eser. Birinci tekil sahsın ağzından anlatılan eser kesinlikle bir çırpıda bitecek kadar güzel ilerliyor. 207 sayfalık kitapta sayabildiğim kadarıyla 167 defa neyse yazıyor (bazıları gözden kaçmış olabilir, özellikle hikaye tam gaz giderken). Tek kötü noktası, kitap bittikten sonra o kadar çok NEYSEE diyorsunuzki; konuşmanız bozuluyor. Aslında buda yazarın başarısını gösteriyor. Kitapta 7 bölüm var; birbiriyle bağlantılı 7 hikaye.. Eh Emrah kardeş, şu merak edilenlerin devamı ne zaman gelecek söyle bana.. Her zaman bu tarz kitaplarda dile getirmişimdir; 90larda çocuk olanların anlatımları bana çok cazip geliyor, çocukluğumu hatırlıyorum. Bu kitapta işte öyle bir #kitap .
Kitapta yazar küçüklüğünden büyümesine kadar yasadıgı olayları komik ve gülünç bir dille anlatıyor ama kitabın genelinde argo ve küfür cok geçtiği için kitap bana cok uymadı okumak isteyenler okuyabilir
Samimi, akıcı bir kitap. Beyoğlu Kopili'ne benzer bir akış hakim. Genel olarsk nitelikli dolandırıcılık, kazıklanma konuları hakim fakat o kadar içten yazılmış ki alıp sürüklüyor sizi. Okumayı düşünenler için önce Neyse'yi ardından Beyoğlu Kopilini okumalarını öneririm.
Yineee bir hediye kitap. Hem de çok çok sevdiğim birinden hediye. Özel birinden hediye olması kitabı daha da arzulu okutuyor insana.
Bayram günü sabah başladım akşam bitirdim, buradan kitabın akıcılığını anlayabilirsiniz. Yalın bir dil, eğlendirici sohbet havasında esen konular, kahkaha attıracak anılar... Yalın bir dili ve akıcılığı olmasına rağmen basit denilecek düzeyde değil gayet sıkmadan ilerliyor.
Nuri kişisi kendi yaşadıklarını kendisi anlatıyor, gününüze neşe ve kahkaha katıyor.
Bir miktar argo içermesi yani en azından neredeyse her sayfada argo bulunması belki okuyana rahatsızlık verebilir. Sonuçta okuduğumuz kitapta argo duymayı pek de istemeyiz diye düşünüyorum. Tercihen tabii.
Eğlenceli, samimi, bol gülmeli anılara şahit olmak isteniyorsa kesinlikle keyifle okunması önerilir.. Benim 2021 yılı için başucu kitabım seçildi. Gülmeye ihtiyacım olduğu an açıp bir bölüm okuyacağım. Keyifli okumalarrr..