E.T.A. Hoffmann’ın bu zamansız eseri, sıradan bir çocuk masalı olmanın çok ötesinde; çocuksu bir masumiyet ile yetişkinlere özgü karanlık, ironik ve çok katmanlı bir yapıyı harmanlayan edebi bir şaheserdir.
Noel akşamının sihirli atmosferinde, Stahlbaum ailesinin evi büyük bir heyecana sahne olur. Yedi yaşındaki Marie ve kardeşi Fritz, kendileri için hazırlanan hediyelerin etrafında toplanırken, Marie’nin kalbini gizemli vaftiz babasının getirdiği Fındıkkıran çalar. Fritz, oyuncağın dişini kırınca Marie büyük bir üzüntü duyar ve yaralı oyuncağını şefkatle sarıp sarmalar.
Gece yarısı olup evin sessizliğe büründüğü o tekinsiz anda, Marie’nin gözleri önünde dünya değişmeye başlar: Tüm oyuncaklar canlanır! Fındıkkıran, yedi başlı devasa Fareler Kralı ve onun amansız ordusuna karşı destansı bir savaşa girer. Marie, bu ölüm kalım mücadelesinde Fındıkkıran’ı kurtarmak için ayakkabısını fırlatır ve o anın dehşetiyle kendinden geçer.
Hoffmann, okuru sanrı ile gerçek arasındaki o ince çizgide ustalıkla yürütür. Metnin içindeki "hikâye içinde hikâye" tekniği, esere felsefi bir derinlik kazandırır.
Masalsı ve karanlık mizahla örülü gotik bir atmosfer içinde klasik eser arıyanlar için tavsiyemdir.
#fındıkkıran #etahoffmann #dünyaklasikleri