Vatanımızı işgal edenlerin kamuoyunu gücendirmemeyi tavsiye edenlere, vatanı işgal edilen milleti niçin incittiklerini ve incitmekte devam ettiklerini sormamak, neden bu Osmanlı devlet adamlarının belirgin özellikleri olmuştu?
Osmanlı Devlet Adamlarının Belirgin Özellikleri - Yakamoz Yayınları
Vatan
Çok da fifi
İsmet Paşa’dan sonra, rahmetli Abdurrahman Şeref Bey’in konuşmasında şu sözler yer alıyordu: “Hükûmet şekillerinin teker teker sayılmasına gerek yoktur. Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir dedikten sonra, kime sorarsanız sorunuz, bu Cumhuriyet’tir. Doğan çocuğun adıdır. Ama bu ad, bazılarına hoş gelmezmiş, varsın gelmesin.”
Reklam
" Devletin içişleri ve siyasî politikasının kesinlikle ortaklık kabul etmediği bir gerçek olmakla birlikte, benzeri görülmemiş olan bugünkü durum karşısında, vatan ve milletin geleceğini güvence altına alacak olan millî teşkilâtı, bilerek veya bilmeyerek zayıflatacak ve millî birliği bozacak hiçbir davranışa milletin razı olamayacağı da pek haklı ve doğaldır.”
27 Kasım 1919 Harbiye Nâzırı Cemâl Paşa’nın,“Devletin iç işleri ve siyasî politikası kesinlikle ortaklık kabul etmez.” sözüne karşılık
Tarih
"Efendiler; tarih, itiraz kabul etmez bir şekilde ispat etmiştir ki, büyük sorunlarda başarı için yetenekli ve gücüne güvenilir bir önderin olması şarttır."
1000Kitap
General Harbord ile Paşa'nın Görüşmelerinden
General'in bazı garip sorularıyla da karşılaştım. Sözgelişi" Millet, tasarlayıp yapılabilecek her türlü teşebbüs ve fedakârlığa başvurduktan sonra da başarı sağlanamazsa ne yapacaksın?" gibi. Yanlış hatırlamıyorsam, verdiğim cevapta demiştim ki: "Bir millet varlığını ve istiklalini kurtarabilmek için düşünülebilen her türlü teşebbüs ve fedakarlığı yaptıktan sonra başarıya ulaşır. Ya başaramazsa demek, o milletin ölmüş olduğu hükmüne varmak demektir. Öyle ise millet yaşadıkça ve fedakârca teşebbüslerine devam ettikçe başarısızlık da söz konusu olamaz."
Sayfa 153
1000Kitap
Efendiler, her tarafı faaliyet göstermeye ve milli teşkilatlar kurmak için yönetmeye çalışırken, İstanbul Hükümeti'nin emeğine hizmet eden bazı sivil idare amirlerinin, sözde manevi birer gözdağı olabilecek telgraflarda alıyorduk. Sözgelişi, Urfa Mutasarrıfı Ali Rıza adında biri tarafından, yaptıklarımızın İtilaf Devletleri'ne karşı bir saldırı gibi sayıldığı, bu yüzden bütün Osmanlı ülkesinin İtilaf Devletleri'nce askeri işgal altına alınarak Türk Hükümeti'ne son verileceği, temas sonucu elde ettiği bilgilere dayanılarak belirtiliyor ve kabineye uzlaşma önerisinde bulunuluyordu. Bu telgrafın mutasarrıfa yabancılar tarafından dikte ettirildiğine şüphe yoktu. Buna elbette gerektiği şekilde karşılık verildi.
Sayfa 152
1000Kitap
Reklam
Reklam