Bu geniş yetkinin, beni İstanbul'dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu'ya gönderenlerce bana nasıl verildiğine şaşırabilirsiniz! Hemen belirtmeliyim ki, bana bu geniş yetkileri bilerek ve anlayarak vermediler. Ne olursa olsun benim İstanbul'dan uzaklaşmamı isteyenlerin buldukları gerekçe, " Samsun ve çevresindeki düzen bozukluğunu yerinde görüp önlem almak için Samsun'a kadar gitmek" ti. Ben, bu görevin yerine getirilmesinin bir makam ve yetki sahibi olmayı gerektirdiğini söyledim. Bunda hiçbir sakınca görmediler.
Sayfa 14 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Temel ilke, Türk milletinin onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, uygar insanlık dünyası karşısında uşak olmaktan öteye gidemez.
Bizden öncekilerin yaptıkları yanlışlar yüzünden milletimiz sözde var sanılan bağımsızlığına gerçekte sahip değildi. Biz, yaşamak isteyen, saygınlık ve onuruyla yaşamak isteyen bir milletiz. Bilgili ya da cahil, milletimizin tüm bireyleri, bugün yalnız bir amaç etrafında toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını akıtmaya karar vermiştir. O amaç, tam bağımsızlığımızın elde edilmesi ve devam ettirilmesidir.
Millet ve ordu, padişah ve halifenin ihanetinden haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği dinsel ve geleneksel bağlarla boyun eğmekte ve sadık. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavramak yeteneğinde değil. Bu inanca karşıt fikir ve görüş ortaya koyacakların vay haline! Derhal dinsiz, vatansız, hain ve dışlanmış kişi olur...