Herkese merhaba (2023/28)
Bugün, elime alır almaz kapağına bayıldığım kitapla geldim.
Kapaktan da belki anlayabilirdim ama benim dikkatimi çeken bir çift güzel gözdü sadece.
Siz tahmin etmişsinizdir belki, bu gözler bir militana ait; 1 hafta sonra ortalığı kana bulamaya niyetlenmiş canlı bir bombaya.
Kitap, ‘Ölümsüz olmanızı sağlayacak bir bebeğe hamile olduğunuzu düşündünüz mü?’ diye başladığında konuyu anlayamadım ; konuyu anladığımdaysa hayır okuyamayacağım bu kitabı dedim, kimse bir canlı bombayı anlamamı beklemesin benden.
Sonrasında merakıma yenik düştüm, ne anlatıyordu ki acaba?
Kader, nam-ı diğer Kadersiz Kader 2 günlük bebekken hastaneden evlerine dönerken trafik kazası sonucu anne ve babasını kaybeder. Zaten istenmeyen bir evliliğin meyvesi olduğundan, aile üyelerinden kimse sahip çıkmaz Kader’e. Yetimhanede büyüyen Kader okula başladığında öğrenir insanların anne, babası, kardeşi olduğunu ; bütün binaları yetimhane sanarken aslında diğer binalarda aile hayatları yaşandığını.
13 yaşından sonra tecavüze uğrar düzenli olarak, hem de bulunduğu yetimhanedeki görevliler tarafından.
23 yaşında bir Hukuk Fakültesi öğrencisidir ama hiç evi olmamış, kimsenin evine misafir olamamış; hepsini bırakın kimse tarafından sevilmemiştir.
Sevildiğini sandığı adam bir hücre yetkilisidir ve ondan idealleri uğruna ölmesini istemiştir. İnsan hiç sevdiğinin ölmesini ister mi? Halbuki Kader yaşadıklarına rağmen, cebinde Ahmed Arif şiirleri taşıyan bir kızdı.
Kitap, Kader’in son bir hafta yazdığı notlardan oluşuyor; Kader aslında ne canlı bomba olmak ne de ölmek istiyor; tek dileği sevilmek; istediğini yaparsam belki sever beni ya da hayattan intikamımı alırım, zaten kaybedecek neyim var ki? diyor.
Okunması kolay ama sindirmesi zor bir kitaptı. Yazar @ezaylinn’in kalemini çok