Herkese merhaba
Bugün, kadife sesiyle tanıdığımız Jehan Barbur’un Özyaşamöyküsü olan Öncesi ile geldim.
Üzülerek söylüyorum ki, bu kitap Jehan Hanım’ın yedinci kitabıymış ve malesef ben kendisini sadece başarılı müzik kariyeriyle, güzel sesiyle tanıdım.
O zaman hazır mısınız kendisiyle tanışmaya?
Yazarımız, vergi rekortmeni bir dedenin torunu olarak; dadılar, aşçılar ve şoförlerle (kendi tabiriyle bir sürü anne ve bir sürü babayla) büyüyen, bir böceği bile oğlum diye seven, erkek traşlı olduğundan erkek zannedilen, aile olmayı susmak ve görünmez olmak sanan, körfez manzaralı evde yaşayıp gözü arka sokakta olan bir çocukmuş.
Yaş olarak da genç, tuzu da kuru ne anlatmış olabilir ki dedim kitaba ilk başladığımda ama anne-baba ilişkisinin çocuğun üzerindeki etkisini, 57 yaşında baba olmuş bir erkeğin sırf ‘çocuk bana alışmasın’ diye evladından uzak durmasını, ilk aşkı Targu ile yaşadıklarını içim yanarak okudum.
Akıcı ve başarılı bir kitaptı; ben en çok samimiyetini, içimizden biri halini sevdim.
Kronolojik sıra mı gözetilseydi, bu hali mi daha iyi bilemedim sadece.
Keyifli okumalar
Not: Sevgili @jehanbarbur siz her olayı, anlatmaya değer bulmaya devam edin lütfen. ‘Sonrası’ kitabını da merakla bekliyorum.