Ormanın Kıyısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
387
Gösterim
Adı:
Ormanın Kıyısı
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755160
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Sineklerin Tanrısı’nı dinliyor musun radyoda hâlâ? Denk getiremiyorum geceleri. Anlatıp duruyordun, oradaki gibi işte. Ormanın derinliklerine girelim. Koca Kaya evimiz olsun. Çamlara kulübeler yapalım. Kimsenin gözü önünde olmayız. Köyden kaçalım da, ne olursa olsun.
Ferat’ın Kışla sırtlarına çıkalım. Her yer fırınlık kuru odun dolu. Ekmeği daha tatlı oluyormuş. Salçayı sürdün mü üzerine yemeye doyamazsın. Annem vişne suyu kaynatır. Saçta gözleme yapar, korunda mısır közleriz.
Ormancılara rastlarsak el arabalarını, nacakları da kaptırmayız. Çocuklara ceza yok derler. Yaş kesmedik ya. Kuruyan dalları budadık, rüzgârın kırdıklarını, katırcıların bıraktıklarını aldık. Kozalaklar hep yerlerde, keçi gibi fidan da kemirmedik.
104 syf.
Ormanın Kıyısı Serkan Parlak’ın ilk romanı. Roza Yayınları tarafından piyasaya sürülen roman Batı Anadolu’da bir orman köyünde geçiyor. Köyün çocuklukla ilk gençlik arasında bulunan bazı fertlerinin başından geçenler tahkiye edilmiş.

Romanla ilgili şunu net bir şekilde söyleyebilirim; edebi yönü çok güçlü. Tasvirler ve dil çok başarılı. Ana hikaye itibarıyla kendinizi zaman zaman bir Orhan Kemal romanı ya da Sait Faik hikayesinin içindeymiş gibi hissediyorsunuz. Özellikle Celil’in banyo sahnesi öncesi ve sonrasıyla mükemmel resmedilmiş. Bu kadar durağan bir hal, bu kadar canlı anlatılabilirdi.

Ancak romanın bence en büyük sorunu aksiyonsuzluğu… Yani çok durağan bir hikaye var. Net bir olay yok sanki. Yani özetle diyebilirim ki edebiyat ve sanat pekiyi ama hareketlilik zayıf…

İyi bir edebiyatçının elinden çıkmış bir köy uzun hikayesi okumak isteyenler içinse oldukça ideal.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ormanın Kıyısı
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059755160
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Roza Yayınevi
Sineklerin Tanrısı’nı dinliyor musun radyoda hâlâ? Denk getiremiyorum geceleri. Anlatıp duruyordun, oradaki gibi işte. Ormanın derinliklerine girelim. Koca Kaya evimiz olsun. Çamlara kulübeler yapalım. Kimsenin gözü önünde olmayız. Köyden kaçalım da, ne olursa olsun.
Ferat’ın Kışla sırtlarına çıkalım. Her yer fırınlık kuru odun dolu. Ekmeği daha tatlı oluyormuş. Salçayı sürdün mü üzerine yemeye doyamazsın. Annem vişne suyu kaynatır. Saçta gözleme yapar, korunda mısır közleriz.
Ormancılara rastlarsak el arabalarını, nacakları da kaptırmayız. Çocuklara ceza yok derler. Yaş kesmedik ya. Kuruyan dalları budadık, rüzgârın kırdıklarını, katırcıların bıraktıklarını aldık. Kozalaklar hep yerlerde, keçi gibi fidan da kemirmedik.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri