Yeni İngiliz solunun önde gelen temsilcilerinden Raymond Williams, bu kitapta George Orwell'in karmaşık dünyasını değişik bir yaklaşımla irdelerken Orwell konusunda son sözü söylemiş olmuyor ama tartışmaya yeni boyutlar getirdiği gibi son yıllarda eleştiri alanında, kendisinin de büyük katkılarıyla gerçekleşen yeni eğilimlerin parlak bir örneğini veriyor. Dünya görüşü ne olursa olsun bütün aydınların ilgiyle okuyup tartışacakları önemli bir kitap. (Arka kapaktan)
Kitap, bir Biyografi eseri olmasının ötesinde Orwell'a keskin eleştirilerle dolu. Solcu olduğu belli olan yazar, onu verdiği eserlerle önemli bir hizmet yaptığını teslim ediyor ancak yaşadığı paradokslarla vardığı noktada yazdığı Hayvan Çiftliği ve 1984'le bazı yönlerden yanlış izlenim uyandırdığını da.
24 yaşına kadar emperyalizmin nimetleri içinde yetişmiş, doğduğu Bruma ve sonradan Londra'da iyi eğitim almış, Eric Blair'in özellikle imparatorluk polisliğinde gördüğü, yerel halka faşizan ve ayrımcı davranışlar sonunda istifa edip, ilk romanı #brumagünleri 'nde kullandığı takma isim #georgeorwell 'a dönüşmesini, burjuva çevresinden çıkıp işçi sınıfını gözleme girişip Londra ve Paris'te fakir semtlerde oturmasını kısaca duyarlı bir yazara dönüşümünü övüyor. Kendisini anti komünist - devrimci sosyalist sayan Orwell'ın İspanya İç savaşında devrimci milis olarak ön saflarda savaştığını, boynundan yaralandığını ve Barcelona'da Franco faşizminin ardından oluşan sınıfsız devrimci hayatı ve sonra da geri gelen kapitalizmi yaşadığını anlatıyor. Ancak ülkesine geri dönen Orwell'ın önce anti-komünist, 2.dünya savaşıyla Troçki-Stalin Sovyet sistemi karşıtı olduğunu belirtiyor.
İşte Orwell'ın bazı deneme ve sonraki eserlerine yansıttığı paradoks da burada beliriyor yazara göre. 30'larda yazdıkları ile 40'larda