Osmanlı Şehri

Turgut Cansever
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
239
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9786051141633
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·239 syf.··
2024 57. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 11:37
"1970’li yıllarda gelişme halindeki ülkelerin büyük şehirlerinin sebep olduğu israfın o ülkelerin ekonomik gelişmesini imkânsızlaştırdığını tespit ederek 11 ülkenin büyük şehrinin gelişmesini düzenleyecek katkı arasında İstanbul’un da ele alınmış olması, yaşamakta olduğumuz düzensiz şehirleşmenin ülkemiz kültürünün geçmişini yok etmesinin yanında ekonomik gelişmeyi, sosyal ahenk ve sulhü de çıkmaza sokacağından haberdar olmamız şarttır."
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
Eser Turgut Cansever'e aittir. Eserde tarihi yapılarımıza gereken değerin verilmesi, özenle onarılıp gelecek nesillere kalması konusunda öneriler sunulmuştur. Osmanlı mimarisi, Osmanlı evi hakkında bilgiler verilmiştir.
Kültür-Sanat
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2021 8. kitabı
Oldukça haklı isyanlar ve oldukça gerekli çözümleri barındırıyor. Ancak felsefe, din ve sanatın bir arada ele alınması, gereksiz sözcük ve virgül kullanımı sebebiyle oldukça da yorucu bir kitaptı. Üstelik derleme olma sebebiyle eksiklikleri mevcut. Tekrardan derlemesi ve basımı oluşturulursa daha kıymetli bir eser vücuda getirilebilir.
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
Kitap kapağı
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 19:33
Yazar alanında efsane, kitap gerek konusu gerekse muhtevası yönüyle muhteşem.. Ancak kitabı her elime alışımda kapağındaki özensizlik dikkatimi çekiyor ve okuma isteğim gidiyor.. Takılıp kaldım buna.. Sanırım bu yüzden kitabı bitirmeden benzer konuda iki farklı kitabı okuyup bitirdim.. Üstelik kitabı yayına hazırlayanların sunuş bölümünde kapak seçimi ile ilgili yaptıkları açıklamalar hepten fiyasko diye düşünüyorum.. Kitabın başlığı ve muhtevası Osmanlı şehri, mimarisi, sanatı... Allah aşkına kapaktaki “örencik kır evlerinin” bu başlık ve muhtevayla alakası ne olaki, burada gerek mimari, gerek sanat, gerek peyzaj, gerek görsellik olarak çekicilik var mı? gerçekten merak ediyorum, ben de mi tuhaflık var, ben mi anlama ve algılama sorunu yaşıyorum ?
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
Ders kitabı
Puan vermedi·239 syf.··
2023 6. kitabı
·
458 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2023 00:00
Her mimar ve inşaat mühendisinin ders kitabı gibi okuması gereken baş ucu kitabı. Ama her kesiminden insanin okumasını tavsiye ederim. Tam bir kültür abidesi
Deprem
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
9/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
Yamaçlara kurulan şehirler ne verimli toprağı bozmaya izin veriyor. Bir de hayal dünyamızı genişletiyor. Şehirde olan camiilerden, hanlardan vs. bahsediyor. Akıcı ve güzel kitap
Tarih
Osmanlı ŞehriTurgut Cansever · Timaş Yayınları · 201061 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Turgut CanseverYazar · 9 kitap
Türk mimar, şehir plancısı, düşünür. Dünyada üç kez Ağa Han Mimarlık Ödülü almış tek mimardır. "Bilge Mimar" da olarak anılır. Kent, imar, koruma alanlarında pek çok görev almış,Beyazıt Meydanı'nı tasarlamıştır. Türkiye'deki ilk sanat tarihi doktora tezinin sahibidir.   Hayatı 1920 yılında Antalya'da doğdu. Doktor Hasan Ferit Bey ile eşi Saime Hanım'ın beş çocuğundan en büyüğüdür. Babası Doktor Hasan Ferit Bey, Kasımpaşa Turabi Tekkesi şeyhi ve Bab-ı Ali'nin üst düzey bürokratlarından birisi olan Şeyh Ali Efendi'nin oğlu idi. Bürokrat olmak yerine tıp okumayı seçen, savaş yıllarında Sina Cehpesinde Sahra Başhekimliği yapan, Türk Ocakları'nın kurucuları arasında yer alan Hasan Ferid Bey; devlet ideolojisine muhalif kalmış, Ankara'da üst düzey görev tekliflerini reddederek Antalya'da, Adana'da sıtma mücadelesinde görev almayı tercih etmiş, Tavşanlı'da Bursa'da sürgün hayatı yaşamış bir fikir adamı ve doktordur. Annesi Saime Hanım ise Filibe kökenli bir öğretmendir. Halide Edip Adıvar'ın öğrencisi olarak yetişmiş, 19 yaşına geldiğinde gönüllü olarak Kudüs'te öğretmen olmayı kabul etmiş bir hanımdır.  Öğrenim Hayatı Turgut Canserver, ilkokulu Ankara ve Bursa'da okudu. İlkokul yıllarından sonra ailesi İstanbul'a taşınmıştı. Lise öğrenimini Galatasaray Lisesi'nde tamamladı. Okul ve sınıf arkadaşlarından bazıları Turan Güneş, Turhan Feyzioğlu, İlhan Usmanbaş, Avni Arbaş, Cihat Burak'tır. Ressam olmak düşüncesiyle girdiği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Halil Dikmen’le, Mazhar Şevket İpşiroğlu’yla, Sedad Hakkı Eldem’le tanıştı. Mimarlık öğrenimi görmeye karar verdi. Sedad Hakkı Bey'in yardımcısı oldu. Mimarlık öğreniminden sonra sanat tarihi doktorası yapmaya yöneldi. 1946 yılında derslere başladı ve İslam Sanatı tarihi hocası Ernst Diez onu çok etkiledi. 1949’da yazdığı “Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları” adlı doktora tezi, Türkiye’de yapılan sanat tarihi doktora tezlerinin ilkidir[3]. Tezi için 14 Anadolu şehrini ve 111 yapıyı ziyaret etti[4]. Eser, 2010 yılında "Sonsuz Mekânın Peşinde: Selçuk ve Osmanlı Sanatında Sütun Başlıkları" adıyla yayımlandı. Fransa'ya giderek bir süre Avrupa'yı dolaştı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden “Modern Mimarinin Sorunları” adlı 1960 tarihli tezi ile doçent ünvanını aldı. Meslek hayatı 1949 yılında Sadullah Paşa Yalısı’nın restorasyonu gerçekleştirdi. Bu, meslek yaşamının ilk önemli deneyimi oldu. 1951'de ortağı Abdurrahman Hancı ile birlikte ilk mimarlık bürosunu kurdu. Birlikte tasarladıkları Anadolu Kulübü Oteli, önemli eserlerindendir. Karatepe Açık Hava Müzesi, Diyarbakır Koleji, ODTÜ Kampüsü yarışma projesi, Türk Tarih Kurumu binası 1950'li yıllarda tasarlanmış çalışmalardandır. 1952 yılında Nilüfer Hanım ile evlendi çiftin Hasan, Emine ve Feyza (1961) isminde çocukları oldu ve mimarlık mesleğini seçtiler. Cansever 1958'de Beyazit Meydanı tasarımına başladı. Bu çalışma, onu kent, imar, koruma alanında mücadele vermeye yönlendirdi. Bu alanlarda kısa süreli pek çok görev aldı. Aldığı görevlerin bazıları şunlardır: 1959-1960’ta kuruluşunda bulunduğu Marmara Bölgesi Planlama Teşkilatı Başkanlığı ve 1961’de İstanbul Belediyesi Planlama Müdürlüğü; 1974-1975’te Dünya Bankası İstanbul Metropol Planlama Projesi’ne başkanlık; 1974-1976 arasında Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu Üyeliği; 1975-1980 arasında İstanbul Belediyesi’nde, 1979’da Ankara Belediyesi metropol planlama, yeni yerleşmeler, kent merkezleri ve koruma danışmanlığı. 1960'lı yıllar, Cansever'in Bodrum'la tanıştığı dönemdir. Kendisine 1980'de aldığı iki Ağa Han Mimarlık Ödülü'nden birisini getirecek olan Ertegün Evi restorasyonu Bodrum'la tanışmasının sonucudur. Türk Tarih Kurumu binası (1951-1967, Ankara, Ertur Yener ile birlikte gerçekleştirdiği) ve Ahmet Ertegün evi yenilemesi (1971-1973, Bodrum) ona 1980 yılında iki Ağa Han ödülü getirdi. Üçüncü ödülü ise 1992 yılında aldı. Bodrum'un 9km. kuzeyindeki Mandalya Koyu'nda toplam 3 otel ve 500 evden oluşan; Emine Öğün, Mehmet Öğün ve Feyza Cansever ile gerçekleştirdiği Demir Evleri Projesi kendisine üçüncü Ağa Han Ödülü'nü getirdi. Üç kez Ağa Han Mimarlık Ödülü almış dünyadaki tek mimar oldu. 1983'te Mekke Üniversitesi'nde eğitim programı hazırlık danışmanı olarak çalıştı. Aynı yıl, Ağa Han Mimarlık Ödülü Master Jürisi'nde görev aldı. Cansever, doksanlı yıllarda yayım etkinliklerini sürdürdü. Pek çok makale yayımladı, yazı derlemelerini kitap haline getirdi. Anıtsal bir yapıt olan Mimar Sinan kitabını 2005 yılında yayımladı. 2007 yılında İstanbul'da, hakkında “Turgut Cansever: Mimar ve Düşünce Adamı” başlıklı sergi açıldı. Küratörlüğünü Uğur Tanyeli ile Atilla Yücel'in yaptığı sergi, Türkiye'de arşiv belgesi niteliğinde malzemeye dayanarak yapılmış ilk retrospektif mimar sergisidir. 2000 yılında kalbine pil takılan ve 2008 temmuzundan itibaren yatağa bağlı tedavi gören Turgut Cansever, 22 Şubat 2009 günü İstanbul Kadıköy Çiftehavuzlar'daki evinde vefat etti. [6] [7] Turgut Cansever'in cenazesi 23 Şubat 2009 günü Fatih Camii'nde ikindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı'da toprağa verildi.