Kubbeyi Yere Koymamak

·
Okunma
·
Beğeni
·
924
Gösterim
Adı:
Kubbeyi Yere Koymamak
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635371
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kendine özgü düşünme sistemini yine kendine özgü bir sesle dile getiren Turgut Cansever, Tanzimat'la gelen geleneğe rijid düşmanlık ile buna tepki olarak giderek kalınlaşan sözde muhafazakâr sığınmacı tavrın evliliği sonucunda verimsizleşen bir ortamda, kargaşadan, gündelik hesaplardan uzakta kendi fikir ve sanat kozasını örüyor. Bilge mimar, duymak isteyenlerin bile zor fark edeceği seyreklikteki yazı ve konuşmalarıyla düşüncelerini kamuoyuna duyuruyor. Cansever Kubbeyi Yere Koymamak ile Konfüçyüs'ten İbn Arabî'ye, Medine'den Brasilia'ya, Sinan'dan Haussmann'a, sanat müziğinden Barok müziğe, tevhide dayalı mimarîden modern mimarînin babalarına uzanan derin ve ışıltılı bir çizgide üretilen bu felsefenin ana hatlarını kuşatan bir eser ortaya koyuyor.

Mimariye ve mimari felsefesine ilgi duyanlar başta olmak üzere, kültür ve sanat tarihine meraklı okurların da dikkatini çekecek bir çalışma olan Kubbeyi Yere Koymamak bilge mimar Turgut Cansever'in yanı sıra Mustafa Armağan, Ömer Madra, Nevzat Sayın, Mustafa Kutlu, Sefa Kaplan, Ayla Ağabegüm, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Beşir Ayvazoğlu gibi isimlerin seslerini de taşıyor. Mimari felsefesi, modern mimarinin ve Rönesans'ın yanılgıları, Osmanlı ve İslam şehirciliği, dünden bugüne İstanbul, Osmanlı mimarisinden postmodern mimariye geçiş gibi konulara odaklanıyor.
400 syf.
Türkiye'de Sinan'dan sonra gelen en büyük mimarlardan Bilge Mimar..
"Bilge Mimar" mahlasını hakkıyla taşıyan, bir yapının yalnızca taştan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir ruha sahip olduğunu benimsemiş aklına ruhuna hayran olduğum canım hocam...
Osmanlı klasik üslubunu, birlikteki çokluğu her zaman savunmuş, ustası Sinan'ın yolundan gitmiştir. Belki Sinan gibi eserler verememiştir ama Sinan'ın anlayışını, ahlakını, ruhunu kendine kılavuz edinmiştir. Bu yüzden zamanın hükümeti tarafından pek haz edilmemiş, birçok değerli projesi hayata geçirilememiştir.
Kitap, kendisi ile çeşitli zamanlarda yapılmış ropörtajların bir derlemesidir. Değerli hocam, çoğu zaman günümüz Türkiye'sinin kapitalizmin içinde boğulması ve mimarinin sanat olmaktan çıkıp, yapıların ticari bir metaya dönüştürülmesinden yakınmıştır. Haklıdır da... Ruhu olmayan taş yığınları içinde her geçen gün yok olurken, bu kitapla mimarinin bir ticaret aracı değil bir SANAT olduğunu hatırlayacaksınız...
400 syf.
·Beğendi·10/10
Yıl 1987 ve betonlaşmanın yapacağı yıkımı o zaman fark eden Turgut Cansever: Evet, şehirleşmede, mimaride çok kötü olduğumuz doğru ama her şeye rağmen gittiğimiz bu kötü yoldan geri dönebilir dikey yapılaşma yerine, yaşanabilir ve az katlı binalara dönebilirsek 300 milyar dolar karımız olur.
Aksi halde sürekli daha yüksek ve sıkışık binalara yönelir, şehirlerde yaşama alanlarını betona boğarsak, bu şehirler yaşanmaz olacağından ya bütün şehirleri yıkıp yeniden yapmak, ya da şehri başka bir yere taşımak zorunda kalırız, bunun da maliyetini kaldıramayız” diyor.
Yani, Turgut Cansever ve onun gibi mesleği ve kendine saygısını yitirmemiş, parayı her şeyin önünde tutmayan, işini bilen mimarların sözüne kulak verseydik, ülkeyi idare edenler bu gün “Biz bu İstanbul’a ihanet ettik” itirafında bulunmak zorunda kalmayacaklardı.
Şehirlerde sizi boğan, hoşunuza gitmeyen, yanlış olan ne varsa Sayın Cansever bunu yıllar önce görmüş ve kitabında adeta kollarını açıp yalvarmış “durun, gitmeyin, bu gittiğiniz çıkmaz sokak” demiş ama kıblesi para olanlar ne yazık ki onu dinlememiş.
Betona boğulduğumuz bu gönlerde, her satırı bir atasözü niteliğindeki bu kitabın mutlaka alınması ve okunması çok önemli.
Nietzsche’ nin bir sözü var: “Batan güneşi severim, çünkü o doğacaktır. Devrilen sütunu severim, çünkü o tekrar dikilecektir. Biz en büyük batan güneştik. Evvela battığımız için daha evvel doğma ihtimalimiz var.
Bu ortama bir başka olumsuz etki de Güzel Sanatlar Akademisinden geldi. Burada mobilya tasarımı yapan bir bölüm vardı. Bu bölümde 1935 lerde ülkeye getirilen Fransız Prof Sue ve Fransız Art Deco etkisi altında çizim işlerinden anlayan bir grup, çok dar anlamda kendilerini iç mimar olarak adlandırdılar. Bu durumda toplum, mimarları kuru birer teknisyen veya bir yapının zaruri teknik meselelerini hiçe sayan, onları sanatkarane buluşlar ararken çiğneyen ‘yaratıcı tasarımcı’ olarak görmeye başladı.
Hayatı yaşanmaz kılan, insanı korkunç makineler haline dönüştüren şehirden insanlar daha sakin, tabiatla bütünleşmiş çevrelere göçmek istiyorlar.
Peygamber, ''Ne yaparsanız, yaptığınız her şey inancınızın ta kendisidir,'' diyor. Bu bilinç kaybolunca bu defa çevremizi nasıl meydana getirdiğimizin temelleri de yok oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kubbeyi Yere Koymamak
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752635371
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kendine özgü düşünme sistemini yine kendine özgü bir sesle dile getiren Turgut Cansever, Tanzimat'la gelen geleneğe rijid düşmanlık ile buna tepki olarak giderek kalınlaşan sözde muhafazakâr sığınmacı tavrın evliliği sonucunda verimsizleşen bir ortamda, kargaşadan, gündelik hesaplardan uzakta kendi fikir ve sanat kozasını örüyor. Bilge mimar, duymak isteyenlerin bile zor fark edeceği seyreklikteki yazı ve konuşmalarıyla düşüncelerini kamuoyuna duyuruyor. Cansever Kubbeyi Yere Koymamak ile Konfüçyüs'ten İbn Arabî'ye, Medine'den Brasilia'ya, Sinan'dan Haussmann'a, sanat müziğinden Barok müziğe, tevhide dayalı mimarîden modern mimarînin babalarına uzanan derin ve ışıltılı bir çizgide üretilen bu felsefenin ana hatlarını kuşatan bir eser ortaya koyuyor.

Mimariye ve mimari felsefesine ilgi duyanlar başta olmak üzere, kültür ve sanat tarihine meraklı okurların da dikkatini çekecek bir çalışma olan Kubbeyi Yere Koymamak bilge mimar Turgut Cansever'in yanı sıra Mustafa Armağan, Ömer Madra, Nevzat Sayın, Mustafa Kutlu, Sefa Kaplan, Ayla Ağabegüm, Belkıs İbrahimhakkıoğlu, Beşir Ayvazoğlu gibi isimlerin seslerini de taşıyor. Mimari felsefesi, modern mimarinin ve Rönesans'ın yanılgıları, Osmanlı ve İslam şehirciliği, dünden bugüne İstanbul, Osmanlı mimarisinden postmodern mimariye geçiş gibi konulara odaklanıyor.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • cihan
  • Muhammet Fatih Öz
  • Umay
  • Müzmin Okur
  • Ef
  • Murat Sülev
  • Cengiz Seker
  • Behice Betül aksak
  • Ömer Karatepe
  • Ozi cevik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%72.7 (8)
9
%9.1 (1)
8
%18.2 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0