Ne dehşet!
İşte darağaçları yan yana, Beyazıt Meydanı’ nda 6 baharın yası içinden bizi seyrediyorlar. 20 beyaz delikanlı, 20 beyaz gömleğin için den kasvetli ve isyankâr gözbebekleriyle bizleri seyrediyorlar.
Ölümün kara mührünü bastığı, hiçlik duygusunun pembe bir çember gibi düğümlediği cansız gözler, göğe yükselerek sonsuzluğa uğurlandılar soyları için.
Ölüm onların son nefeslerinden dudaklarında kalan tozlara dahi sonsuzluk prangası vurmuştu. Ama o sararmış dudaklarda özgürlü ğün sözcüleri rengârenk bir borazan sesi gibi ölümsüzleşiyordu as lında.
Ah! O gözler, o dudaklar ve o yüzler... Soluk, trajik ve isyankâr!
Acının çılgın fırtınası gibi inleyerek gelip hüzünle ağlayan yürekleri mize sarılıyorlardı.
Beyazıt; ihanetin yeri, özgürlüğün azizlerinin membası.
Meydan cellatları misafir ediyor. Kan emici sultanların kara tarihi küstahça, sayısız masumun kanıyla yıkanmaya devam ediyor.
Sayfa 105 - Evrensel Basın yayınları 2018