Beyazıt’ta 20 Darağacı

Paramazlar

Kolektif
İkna edici ve makul kanıtlarla Türk-Alman ittifakının gelecekteki yenilgisini sebeplendiriyordu. O dönemde Almanya Marne ovasına saldırıyordu ve Komutan Hindenburg art arda galibiyetler alıyordu. Umuyordu ki Türkler dış politikalarını ve ordularını kayda alarak iç politikalarını da değiştirecekler. Kendi alın yazıları da dışarıdaki olayların gelişmesine bağlı olacaktı. Ama daha sonraları kendisi de dış etkilerin bu durumu değiştir­meyeceğini ve savaşm uzun süreceğini kabul etti. Bu da geleceği gör­meye çalışan gözlerinin önünü sisle kapatıyordu. Taşradan kötü dedikodular geliyor ve halk arasında ürkek bir fı­sıltı halinde yayılıyordu. Zeytun isyanı, Everek sorgulamaları ve ölüm kokan tutuklamalar havayı korku ve tedirginlikle doldurdu. Bu olaylar bizim çocukların durumunu daha da ağırlaştıracaktı.
Sayfa 75 - Evrensel Basın yayınları 2018
Tarih
Ne dehşet! İşte darağaçları yan yana, Beyazıt Meydanı’ nda 6 baharın yası içinden bizi seyrediyorlar. 20 beyaz delikanlı, 20 beyaz gömleğin için­ den kasvetli ve isyankâr gözbebekleriyle bizleri seyrediyorlar. Ölümün kara mührünü bastığı, hiçlik duygusunun pembe bir çember gibi düğümlediği cansız gözler, göğe yükselerek sonsuzluğa uğurlandılar soyları için. Ölüm onların son nefeslerinden dudaklarında kalan tozlara dahi sonsuzluk prangası vurmuştu. Ama o sararmış dudaklarda özgürlü­ ğün sözcüleri rengârenk bir borazan sesi gibi ölümsüzleşiyordu as­ lında. Ah! O gözler, o dudaklar ve o yüzler... Soluk, trajik ve isyankâr! Acının çılgın fırtınası gibi inleyerek gelip hüzünle ağlayan yürekleri­ mize sarılıyorlardı. Beyazıt; ihanetin yeri, özgürlüğün azizlerinin membası. Meydan cellatları misafir ediyor. Kan emici sultanların kara tarihi küstahça, sayısız masumun kanıyla yıkanmaya devam ediyor.
Sayfa 105 - Evrensel Basın yayınları 2018
Tarih
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zehirli, karanlık, cehennem gibi tarih önümüzde... Ermenilerin bugünkü tarihi de yüzyıllık acıları, kalp kırıklıkları, yıkıntıları ve kat­liamları ile bunun devamı, hatta öncekinin tam tamına aynısıdır. Evet, Ermeniler yanıldılar, tarihin tarif edilemez bir hatasını yap­tı Ermeni fedaileri. Coşkunun etkisiyle Osmanlı egemenliği altında, imparatorluğun sıkı, aşağılık şovenizmiyle ve hoşgörüsüz İslami dün­ ya görüşüyle, azınlık milletlerin ekonomik, ruhsal, zihinsel çıkarları­nı koruyacaklarını sandılar. Ermeniler ‘Anayasada kendi acısının, sıkıntısının ve tükenmişliği­nin son noktasını gördüğünde . Bu Anayasa’ varlığıyla hüküm süren dini devletin arzulan ve sömürge halkların aşağılanması, yani sahiplik-emanet ilişkisini kuvvetli bir şekilde korumak açısından tahrik edici bir etki yaratıyordu. Altı yıllık varlığı sırasında, bu Anayasa’ kendi iç özellikleri dola­yısıyla hiçbir kabul görmedi ve halkın arzularını karşılayacak yetküi kuvvetler, yönetici mekanizmasını ilerletmek için gerekli yöneticilere sahip olamadı. Tam tersine şoven ve bağnaz temeller üzerine kurul­muştu. Onun yönetici önderleri, çürümüşlüğün ocağı olan sarayın valisinden en uzak köydeki müdüre kadar, devleti oluşturan öğeler içinde birbirlerine, paramparça etme fikrinin tohumlarını ektiler, onları mahrum etmeye çalışıp faaliyetlerde bulundular.
Sayfa 153 - Evrensel Basın yayınları 2018
Tarih
Hımayagdan davet alıyorum, kahvaltıyı birlikte yapmak için. Reddetmem adaba uygun kaçmayacak. Minderine doğru yöneliyo­rum ve ekmeğini hapishanenin ekşi ve taş gibi peyniriyle çiğniyo­rum. Ağzımda büyüyor çiğnedikçe. İştah mı? Hapsolmuş birinde mi? Üzerine sigara. Açıkbaşyan’ a hürmetle, konuşuyoruz ve sigara­mızla birlikte Ermeni’ nin acısını tüttürüyoruz. Aram’ı çağırıyorlar aniden, dışarıdaki büyük meydanı süpürme görevini yerine getirmek için. Gözlerim onu takip ediyor. Yumruklar yağıyor fesinin tozlu bu­ lutlarının içerisinden, saman sapından yapılma süpürge hareket ettiği sırada.
Sayfa 40 - Evrensel Basın yayınları 2018
Tarih
Osmanlı Anayasasının ilanının ilk gününden itibaren ihtiyatlı bir tavır takınmıştır Sosyal Demokrat Hmçak Partisi (SDHP). Anaya­ sadan büyük bir beklentisi olmamıştır. Hınçaklar daha çok izleyen konumunda kalmışlardır bu anayasa ilanında ve birkaç yıl içerisinde de o methedilen anayasanın oluşturduğu rejim işte ortadadır. Osmanlı Anayasasından sonra bizim partimiz duruşuyla, Türk milliyetçiliğinin vücut bulduğu İttihat’ a karşı ağır bir savaş vermiştir. Partimizin, onların sempatisini kazanması beklenemezdi. Nitekim Enverler’in ve Talatlar’ın partisi tehlikeli bir düşmandan kurtulmak için uygun zamanı kollamaktaydı. O imkân, uygun bir zamanda da geldi.
Sayfa 20 - Evrensel Basın yayınları 2018
Tarih
Şu fani dünyada anlayamadık bir türlü neyin lanet, neyin kutsal olduğunu. Çünkü insanlık en iğrenç suçlarını kutsallık adına işliyor ve kahramanlarını da lanetle ödüllendiriyor…
Sayfa 103·Kitabı okudu
Alıntı