Adı:
Paravanlar
Baskı tarihi:
Nisan 2007
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395197
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Paravents
Çeviri:
Sosi Dolanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Batılı sömürgeciler, lejyonerler, askerler, Araplar, mücahitler, hırsızlar, orospular, ağlayıcı kadınlar, hainler, ölüler... Yüzleri boyalı, maskeli, takma saçlı, takma burunlu... Genet'nin tiyatrosunun temelini oluşturan kılık değiştirme, kendini maskeleme, gerçeğin yerine suretini geçirme, 1961 tarihli son oyunu Paravanlar'ın da temel taşlarıdır. Savaşta geçen bir maskeli balo diyebiliriz Paravanlar için. Bu savaş, Genet'nin bize tuttuğu aynadan yansıyan savaşın suretidir. Bu aynada, hayatını ve eserini belirleyen kavramların; kötülüğün, ihanetin ve en çok da ölümün suretini gösterir bize. Paravanlar, onun ölüme ve ölülere yaklaşım tarzının bir ifadesidir. Hatta oyun metninde yer alan açıklamalarında oyunun bir mezarlıkta sahnelenmesi gerektiğini söyler. Fakat burada kasvetten, yastan, ölümün ağırlığından eser yoktur, yaşamdan ölüme, kahkahalar eşliğinde, ortada mesele yapılacak bir şey olmadığı söylenerek geçilir. Paravanlar ölüme ve ölülere adanmış eğlenceli bir şenlik, bir maskeli balodur.

İlk kez 1961'de Berlin'de sahnelenen Paravanlar, 1966'da Paris'te Roger Blin yönetiminde sahnelendiğinde, muhafazakâr kesim şiddetli bir tepki göstermiş, oyunun yasaklanması ve tiyatroya ödeneğin kesilmesi yönünde Millet Meclisi'ne önergeler verilmiştir. Paravanlar'ın bunca tartışmaya yol açmasının sebebi, Fransa'nın Cezayir konusundaki "hassasiyet"ine dokunmuş olmasıdır. Gerçi oyunda bir kez bile Cezayir'in sözü edilmez. "Görünür dünyayı, insanların yaptıklarını fazlasıyla birebir yansıtan bir tiyatronun kasvetli hüznü"ne karşı bir "gölge tiyatrosu"nun hayalini kuran Genet de, Cezayir Savaşı'nın Paravanlar'a "bahane" oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, oyunun doğrudan Cezayir Savaşı'yla ilgili olmadığını söyler. Ama yine de "bozgunculuğunu" yapmış, toplumun riyakârlığını suratına çarpmak için yine "işkencecisinin dili"ni mükemmel bir şekilde kullanarak bir yeraltı edebiyatı başyapıtı daha ortaya koymuştur.
(Arka Kapak)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
AĞIZ, sırıtarak: Son çare ölüler, elbette. Yaşayanlar suratınıza tükürür, ama ölüler sizi o büyük siyah ya da beyaz kanatlarıyla sarıp sarmalarlar. Sen de kanatların himayesi altında, yayan gidenlere dilediğin gibi meydan okursun değil mi? Ama şimdi toprağın üstünde yürüyenler, çok geçmeden içinize girecekler. Bunlar aynı...
Eğer nefret kemerlerin, pantolon düğmelerinin altındaysa, neden umut da oralardan koşarak geçmesin?
ANNE: Arada bir siz demeyi unutup, bize sen diyebilirsiniz.
JANDARMA: Bu daha çok hoşunuza gidiyor da ondan, değil mi? Sen siz'den daha sıcaktır ve sen siz'den daha iyi korur insanı. Sen her ne kadar insanı korusa da, arada bir siz demek iyi gelir, öyle tahmin ediyorum.
ANNE: Birazcık siz, dört günde bir, geri kalan zamanda da sen.
JANDARMA: Benim görüşüm bu. Temelde sen, damla damla da siz. Sizi alıştırmak için. Bundan kârlı çıkan sizle biz oluruz, birdenbire sizli bizli olununca, kime sen denilecek?
SAİD (Leylayla konuşmasını sürdürerek) :
Benim hücrem de karanlık. İçeriyi aydınlatan tek şey senin o çürük dişlerin, kirli gözlerin, iç karartıcı tenin. Senin o şahane gözlerin, buğulu gözlerin, biri kalk gidelim diyor, öbürü bok yeme otur diyor. Bu sensin işte. Ya o iç karartıcı tenin: Din adamı olmayan bir ilkokul öğretmeninin boynundaki eski püskü ipek bir atkı. Bu sensin işte. Gözlerimi senden alamıyorum...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Paravanlar
Baskı tarihi:
Nisan 2007
Sayfa sayısı:
204
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755395197
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Les Paravents
Çeviri:
Sosi Dolanoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Batılı sömürgeciler, lejyonerler, askerler, Araplar, mücahitler, hırsızlar, orospular, ağlayıcı kadınlar, hainler, ölüler... Yüzleri boyalı, maskeli, takma saçlı, takma burunlu... Genet'nin tiyatrosunun temelini oluşturan kılık değiştirme, kendini maskeleme, gerçeğin yerine suretini geçirme, 1961 tarihli son oyunu Paravanlar'ın da temel taşlarıdır. Savaşta geçen bir maskeli balo diyebiliriz Paravanlar için. Bu savaş, Genet'nin bize tuttuğu aynadan yansıyan savaşın suretidir. Bu aynada, hayatını ve eserini belirleyen kavramların; kötülüğün, ihanetin ve en çok da ölümün suretini gösterir bize. Paravanlar, onun ölüme ve ölülere yaklaşım tarzının bir ifadesidir. Hatta oyun metninde yer alan açıklamalarında oyunun bir mezarlıkta sahnelenmesi gerektiğini söyler. Fakat burada kasvetten, yastan, ölümün ağırlığından eser yoktur, yaşamdan ölüme, kahkahalar eşliğinde, ortada mesele yapılacak bir şey olmadığı söylenerek geçilir. Paravanlar ölüme ve ölülere adanmış eğlenceli bir şenlik, bir maskeli balodur.

İlk kez 1961'de Berlin'de sahnelenen Paravanlar, 1966'da Paris'te Roger Blin yönetiminde sahnelendiğinde, muhafazakâr kesim şiddetli bir tepki göstermiş, oyunun yasaklanması ve tiyatroya ödeneğin kesilmesi yönünde Millet Meclisi'ne önergeler verilmiştir. Paravanlar'ın bunca tartışmaya yol açmasının sebebi, Fransa'nın Cezayir konusundaki "hassasiyet"ine dokunmuş olmasıdır. Gerçi oyunda bir kez bile Cezayir'in sözü edilmez. "Görünür dünyayı, insanların yaptıklarını fazlasıyla birebir yansıtan bir tiyatronun kasvetli hüznü"ne karşı bir "gölge tiyatrosu"nun hayalini kuran Genet de, Cezayir Savaşı'nın Paravanlar'a "bahane" oluşturduğunu kabul etmekle birlikte, oyunun doğrudan Cezayir Savaşı'yla ilgili olmadığını söyler. Ama yine de "bozgunculuğunu" yapmış, toplumun riyakârlığını suratına çarpmak için yine "işkencecisinin dili"ni mükemmel bir şekilde kullanarak bir yeraltı edebiyatı başyapıtı daha ortaya koymuştur.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Lsyçnvs
  • Ornitorenk
  • Black Garden
  • Biri
  • tabula rasa
  • Ela Baysak
  • y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0