Postacı Kadın

Francesca Giannone
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
424
Basım Tarihi:
Kasım 2025
Yayınevi:
Gutenberg Yayınları
ISBN:
9786259733524
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar

Yorumlar ve İncelemeler

Benim düşüncelerim...
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:30
Pattadanak konuya girmek istiyorum. Yazarın ; ilk romanı 2023'te İtalya'da yayınlanmış ve 40'tan fazla dile çevrilmiş kendi ülkesinde bazı ödüller almış Türkiye'de yayın tarihi 2025. Postacı kadın yani Anna ;kuzeyden bir kadın kocası Carlo güneyden. Carlo'nun dayısından kalan araziler nedeniyle güneye taşınmak zorunda kalırlar. Anna çok sevdiği mesleği öğretmenliği bırakmak zorunda kalır. Kadro bulunmadığı için de kasabada öğretmenlik yapamaz. Carlo kendisine kalan arazide üzüm yetiştiriciliğine,devaminda şarap imalatına başlar .Anna Bu arada kasabadaki postacının ölümü nedeniyle postacılık ilanına başvurur ve kabul edilir, artık o kasabada sevgililere mektup taşıyan, savaştaki çocuklarından haber ileten bir postacıdır.Zamanla çok sevilir ama o her zaman yabancıdır. Anna o günün koşullarında 1934'ler İtalya'sında, kitap okuyan,gereksiz diyaloglardan uzak duran, kiliseye gitmeyen, pantolon giyen, faşist rejime karşı komünist partiyi destekleyen, güç durumdaki kadınlar için kadınlar evini oluşturan,güçlü bir karakterdir. O kasabada çok şeyler yaşandı, ben çok sevdim... Bu kış günlerinde okunacak sımsıcak bir roman isterseniz okuyun derim...( haa yazında okuyabilirsiniz:))herkese keyifli okumalar...
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Üstüm başım alt üst olmuşum (:
10/10
·424 syf.·
2026 26. kitabı
Öyle değişik hissediyorum ki, sanki sevdiğim ailemden biri, her gün gördüğüm tanıdığım bir dostum, arkadaşım ölmüş gibi.. Kitabı başta yadırgadım, ahlaki açıdan çok abes karşıladığım yerler oldu. Antonio’nun yengesini gördüğü anda beğenmesini açıkça yerdim. Anna’nın sürekli dikbaşlı oluşunu her zaman sevmedim. Carlo’nun Carmela’ya yaptığı şeyi ve sonrasında aynısını Anna’ya yapmasını hazmedemedim. Fakat etimle nefesimle Lorenza’dan nefret ettim. Kesinlikle nefret ettim. Çocukluklarını, bencilliklerini, kocasına karşı ihanetini ve bunu haklı görmesini, sonunda çocuğunu dahi bırakıp gitmesini.. Elbette her insanda olduğu gibi her karakterde de olumlu/olumsuz yönler var. Ama hepsi bir yana Lorenza’yı elime verseler evire çevire dövmek isteyebilirdim.. Kitap bitti ve tam olarak ne hissedeceğimi nasıl ifade edeceğimi de bilemiyorum o kadar karmakarışığım.. Fakat her şeye rağmen çok severek ilgiyle okuduğum ve hikayesini uzun süre unutamayacağım karakterler tanıdım. Neticede her şeye rağmen iyi insanları barındıran bir kitaptı. Bitmesi gerçekten üzdü..
1000Kitap
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 603. kitabı
"POSTACI KADIN" "Onların gözlerinden saklanmak için gecenin pelerinini giydim, olur da beni sevmiyorsan, bırak burada bulsunlar beni: Onların nefretinden hayat sona ersin isterim, Sevgin olmadan ölümü beklemek yerine." Bir kitap düşünelim ki, bizi sadece bir karakterle değil, bir dönemle, bir kasabayla, hatta bir mektupla tanıştırsın. Sayfalarını çevirdikçe, 1930'lar İtalya'sının tozlu yollarında, bir kadının bisikletinin tekerlek sesine eşlik etmeye başlıyoruz. Bu ses, sadece mektupların değil, sessiz bir devrimin de habercisi. Bazı kitaplar vardır, sadece anlattıkları hikâyeyle değil, karakterlerin sessiz direnişiyle, bize gösterdikleri değişim ihtimaliyle etkiler. Yıl 1934… Güney İtalya’nın sıcak iklimi, zeytin ağaçları ve dar sokakları arasında yer alan Lizzanello kasabası, sakin ve geleneklerine bağlı bir yer. Ta ki kuzeyden gelen bir otobüs kasabanın meydanında durana kadar… Carlo ve eşi Anna’nın kasabaya gelişi, bir ailenin yeni bir hayata başlaması anlamına gelmez; aslında bir dönemin sıkı kurallarına meydan okuyan bir değişimin ilk adımıdır. Anna, farklılığıyla daha ilk anda kasabanın ilgisini çeker. Kuzeyli, eğitimli, sorgulayan, kendi doğrularıyla yaşayan bir kadındır. Kiliseye bağlı yaşamı benimsemez, Kadın–erkek eşitliğini savunur, Pantolon giyer, öğrenmeye devam eder. Faşist rejimin baskıcı atmosferine rağmen, komünist partiyi desteklediği fısıltıları dolaşır. Kasabada kimsenin adını duymadığı kitaplar okur, bilimin ışığına inanırdı. Anna, kuzeyde bir ilkokul öğretmeniydi. Ama güneye göç etmek, onun için bir mesleği feda etmek anlamına gelmişti. Kadro yoktu. Peki ya pes etmek? Anna’nın lügatında bu kelime yoktu. Derken, bir ilan: Postacı Aranıyor. Kadın postacı. 1934 İtalyası’nda. Faşizmin gölgesinin her yere düştüğü bir dönemde. Üstelik Lizzanello
Edebiyat
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 359. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2025 15:07
Merhaba sevgili dostlarım İtalyan edebiyatından bir kitapla geldim bugün. Orijinal adıyla La Portalettere ,Postacı Kadın sıcak ve duygusal bir dönem romanı .. Roman 1930’ların İtalya’sından başlayarak II. Dünya Savaşı yıllarına ve sonrasına uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Esas karakter Anna Kuzey bölgesinde öğretmenlik yaparken küçük kızları Clauida ölüyor. Carlo ona dogup büyüdüğü yer olan guneydeki Lizzaliano ya taşınmanın iyi geleceğini düşünüyor ve oğulları Roberto yla birlikte taşınıyorlar. Ancak Anna kasabadakilere göre farklı bir kadın. Komunist ,feminist ,kiliseye gitmiyor vs.Ona yabancı diye sesleniyor herkes .Özellikle de eltisi Agata cok farklı buluyor onu .O kendi gibi domestik bir kadın beklerken Anna çok farklı. Carlo nun abisi Antonio onu ilk gördüğünde belki de aşık oluyor ama içinde yaşıyor bu aşkı. Kasabanın postacısı ölünce yeni postaci aranıyor ve Anna Kasabanın ilk kadın postacısı oluyor. Bu işte de bir sürü fark yaratıyor tabi .Herkesin dışladıgı Giovanna ya okuma yazma öğretmek, sevgililere aracı olmak ,okuma bilmeyenlerin mektuplarını okumak ,hatta ilk pantolon giyen kadın olmak gibi ... Yani hem geleneklerle hem de kasaba halkının önyargılarıyla mücadele ediyor. Allah'tan Carlo gibi bir kocası va ,anlayışlı ve çoğu zaman destekliyor karısını.Gerçi onunda yediği haltları okuyoruz da neyse .. Carlo nun başladığı şarapcılık işi ,Daniel tanışması, onunla arasındaki bağ hayli duygusal anlar yaşattı. Anna nın Agata nın kızı Lorenza ile ilişkisi sıcacık bir konuydu. Kadının toplumdaki yeri ,Anna ’nın mesleğini icra ederken gördüğü baskılar, kadınların dışlanmışlığı ve güçlü durma çabası çok etkileyici bir dille işlenmiş kitapta . Ailesine, eşine ve özellikle oğluna olan sevgisi duygusal bir okuma olmasını sağlamış. 1.Dünya savaşı
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 23:41
İtalyan Edebiyatı bölümünde bu ay, Modern İtalyan Edebiyatı'nın ödüllü genç yazarlarından Francesca Giannone var. Yazarın ilk kitabı olan Postacı Kadın, 1934 - 1960 yılları arasında geçiyor. Güçlü bir kadın karakteri konu alan roman, dönemin İtalya'sının toplumsal yapısına da değiniyor. Aslında bir öğretmen olan Anna, ailesiyle birlikte İtalya'nın güneyinde bulunan Puglia Bölgesi'nde bir kasabaya taşınıyor. Okulda boş kadro bulamadığı için öğretmenliğe dönemeyen Anna, ekonomik sıkıntısı olmadığı halde çalışmak istiyor ve postacı oluyor. O dönemlerde postacılık, kadınlar için toplumsal olarak kabul edilen bir meslek olmadığından Anna pek çok eleştiriyle mücadele etmek zorunda kalıyor. Bunun yanı sıra, tüm eleştiri ve yargılara rağmen kişisel ve toplumsal gelişime önem veren, sosyal sorumluluk duyarlılığı yüksek bir kadın olarak Anna, kadın sığınma evi açıyor, ailesinde ve çevresinde ihtiyacı olan herkese yardım elini uzatıyor. Toplumsal baskılara, istismara, zayıflığa karşı kararlı davranışların ve dik duruşun getireceği değişimlere dikkat çeken ama yormayan, gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek kurgulanmış bir roman. Merve Öke'nin çevirisindeki incelik de hem dilin kültürel yapısını koruyarak dönemin aktarımını canlanlı tutuyor hem de hikayenin duygusunu yansıtmayı başarıyor. Yalın, dinlendirici bir hikaye okumak isteyenler için keyifli bir tavsiye olarak görüyorum.
1000Kitap
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2026 10. kitabı
1930’lar İtalya’sı… Kadının adının yüksek sesle anılmadığı, hayatın ataerkil bir düzen içinde akıp gittiği yıllar. Ve tam o düzene karşı, “Burada biz de varız. Bizi de dinleyin. Kadınla erkek eşittir.” deme cesaretini gösteren zamanının marjinali: Anna. Onu sindirmeye çalışan bir Carlo… Ve daha da önemlisi, onu anlamaya hiç niyeti olmayan bir kasaba. “Kadın gülmez. Kadın içki içmez. Kadına pantolon yakışmaz. Kadın okumaz. Kadın evlenir ve evinin kadını olur.” Bu cümleler birer kural gibi havada asılıyken Anna, o küçük kasabada varoluşuyla çığır açıyor. Sadece kendi hayatının iniş çıkışlarına değil; elini uzattığı, dokunduğu insanların hayatlarına da tanıklık ediyoruz. Ve sayfalar ilerledikçe şunu fark ediyoruz: Avrupa sandığımız kadar “Avrupa” değilmiş o yıllarda. Anna’nın içsel gücüne hayran kaldım. Ama en çok da kimsenin önyargılarına kulak asmadan kendi yolunda yürüyüşüne… Bu romanı güçlü yapan yalnızca Anna değil. Lizzanello kasabasının gündelik hayatı, insanlarının bakış açıları, korkuları, alışkanlıkları… Yan karakterler o kadar ustalıkla işlenmiş ki, bazen “Şimdi kime kızıyoruz, kime üzülüyoruz?” diye durup düşünmeden edemiyorsunuz. Anna benim için bireysel mücadelenin, kişisel cesaretin ve eğilmeme hâlinin simgesi oldu. Ve bu yolculuğa ortak olmaktan çooookkk keyif aldım. Herkese keyifli okumalar
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Postacı Kadın Anna
7/10
·424 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 00:00
Anna, oğlu Roberto ve eşi Marco ile, eşinin memleketi Lizzanolle’ye taşınmasıyla başlıyor hikaye. Marco’nun amcasından miras kalan eve yerleşiyorlar. Anna, kuzey İtalya’da yaptığı öğretmenliğine, kasaba küçük olduğundan sınırlı kontenjan sebebiyle devam edemiyor. Anna’nın Marco ile paylaşabildiği şeyler kadar paylaşamadığı şeyler var. Klasik eserleri okumayı seven, Fransızca bilen, sakin yaşamı benimseyen Anna bu konuda ortak bir noktada eşinin abisi Antonio ile buluşuyor. Boş durmayı sevmeyen Anna, kasabada postacılığa başlar. Sabah ofiste ayrılan zarfları bisikletine atlatıp ilgili adreslere dağıtırken kasaba sakinlerini daha yakından tanıma fırsatı bulur. Herkesin deli olarak adlandırdığı Givonne ile kurduğu arkadaşlık, birlikte yaptıkları okuma dersleri, kötü zamanlarında birbirlerinin yanında olmaları güzel bir dostluk haline gelir. Anna’nın kurduğu “Kadın Evi”, o dönemde hiçbir kadın pantolon giymezken kendine pantolonlar diktirmesi, postacılık yaptığı için kasabanın eşini doldurmasına karşın çalışmaya devam etmesi, kadınların da oy kullanması için imza toplanmasına öncülük etmesi kitabı iyi ki okudum dedirtti. Agata için ise kitap boyunca üzüldüm. Her zaman birilerine yardım etmek, yanında olmak, evi çekip çevirmek, yemek yapmak gayesindeydi ancak kıymeti zannımca çok bilinmiyordu. Kitapta takıldığım nokta ise kimin eli kimin cebinde belli değil. Burada spoiler vermeyeceğim ancak okurken rahatsızlık duydum; karakterler bir noktada güven vermedi. Hızlıca okunabilir bir kitap. Dili ağır değil. İtalya’ya dair betimlemeler güzeldi. Keyifli okumalar 🩵
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Merhaba İtalya da, küçük ve kapalı bir kasabada yaşayan Anna adlı güçlü bir kadının hikâyesini anlacağım.Anna, kuzeyden güneye evlenerek gelen, kasabaya “yabancı” görülen bir kadındır. Daha ilk andan itibaren bakışların hedefi olur: fazla cesur, fazla sessiz, fazla kararlı… Anna’nın hayatı, kasabada ilk kadın postacı olmasıyla tamamen değişir. O dönemde bir kadının evden çıkması bile eleştirilirken, Anna’nın sokak sokak dolaşıp mektup dağıtması kasaba halkını huzursuz eder. Ama Anna geri adım atmaz. Posta çantası onun için sadece bir iş değil; özgürlüğünün, kimliğinin ve var olma mücadelesinin sembolüdür. Dağıttığı her mektup, başkasının hayatına ait bir sır taşır:Kavuşamayan aşklar, savaşın ayırdığı aileler, dile gelmemiş saklı duygular, umutla beklenen ama bazen hiç gelmeyen haberler... Roman ilerledikçe Anna daha sert değil, daha köklü bir karaktere dönüşür. Hayat ona kayıplar yaşatsa da: İnancını,Onurunu,Kimliğini kaybetmez.Toplumun ona çizdiği sınırları sessizce aşar. Onun mücadelesi bir başkaldırı değil, istikrarlı bir varoluş savaşıdır.mektupları dağıtırken yalnızca kâğıt taşımaz; umut, özlem, acı ve sevgi taşır. Başkalarının hayatlarına dokunurken, kendi hayatının anlamını da yavaş yavaş inşa eder. Anna, bu mektupları taşırken, aslında insanların acılarına, sevinçlerine ve yalnızlıklarına da dokunur. Kendi hayatında ise sessiz bir mücadele vardır: anlaşılmamak, dışlanmak, güçlü görünmek zorunda kalmak… Roman boyunca zaman ilerler, savaş gelir, kayıplar yaşanır. Anna’nın bedeni yorulsa da ruhu dimdik durur. Çünkü o sadece mektup taşımaz; umut taşır. Kadınların görünmez olduğu bir dünyada, varlığıyla iz bırakır. Kitabın sessiz ama çok güçlü bir yanı vardı. Bana şunu hissettirdi:“Bazen bir kadın, hiçbir şey söylemeden bile bir dünyayı değiştirebilir.”Anna’nın
2026 Okuma Raporları
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 124. kitabı
İyi akşamlar arkadaşlar bazı kitaplar vardır okurken nasıl cesurmuş dersiniz,taktir edersiniz, hem cinsiniz olarak taktir ettiğiniz bir kadının hayatını okurken mutlu olursunuz işte bu kitapda öyle süper bir kitap. Kitabımız @gutenbergyayinevi kitaplarından #postacıkadın isimli kitabı. Anna ve Carlo yaşadıkları olaylardan sonra Carlo'nun Güney İtalya'daki Lizzanella kasabasına dönerler. Bu Carlo için zor değildir ama Anna için zordur. Çünkü kasabanın bazı sabit yaşamaları vardır ve Anna bunun dışındadır. Kasaba başlarda Anna'yı yadırgar ,yargılar ama Anna yaşam şeklinden asla vazgeçmez. Bir gün bir iş ilanı görür postacı aranıyor yazmaktadır. Hemen başvurur ve postacı olarak ise başlar. Tabiki o yıllarda ve o kasabada bu yaptığı iş bir kadının asla yapamayacağı bir iş olarak kabul edilmektedir ama o kimseyi dinlemez ve devam eder. Anna 'nın çabaları sayesinde kasaba onu kabul eder hatta sever bile. O yıllarda yaşayıp postacı kadın olmanın nasıl zor olduğunu nasıl başardığını mutlaka okumalısınız arkadaşlar. @gutenbergyayinevi #neokudum #vuslatınkitapkurtları #postacıkadın #tavsiyekitap
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Puan vermedi·424 syf.··
2025 252. kitabı
Francesca Giannone Postacı Kadın Disiplinli bir ailede büyüyen Anna ya ebeveynleri bir kere bile “Seni Seviyorum”dememişlerdi. Kuzey bölgesinde öğretmenlik yaparken küçük kızları Clauida uykusunda vefat edince Anna hep kendisini suçlar.Carlo bu acı olaydan sonra eşi Anna yı ve oğulları Roberto yu da alıp Güney e,doğup büyüdüğü topraklara getirir.Anna yı gören herkes duru güzelliğine hayran kalır.En çokta Anna dan abisi cok etkilenir.Eltisi Agata ya göre de Anna farklı biridir.İlerleyen zamanlarda bu iki kadın aynı acıda birleştiklerinde Anna,Agata yı yalnız bırakmayarak şifa olur. Anna yı önce kasaba halkı çok yadırgar bolca yargılarlar.Anna onlar icin bir “yabancı”dır. Sessiz ve derinden kasabalının yüreğine sızmayı başarır.Bilime önem veren,Kilise ye gitmeyen bu kadın ilerleyen zamanlarda hepsine yardım eli uzatır.Kah okuma yazma öğrenmelerini sağlar,kah sevenleri birbirinden haberdar eder. Eltisiyle çıktığı alışveriş sırasında kasabanın vefat eden postacısının yerine elaman arandığını öğrenir.Eve geldiğinde eşinin yine koşa koşa bağa gitmeseni iyice bozulur.Carlo yla uzun zamandır vakit geçirememekten hayıflanan Anna,oğlunu da yanına alarak Postaneye gider ve iş başvurusunda bulunduğunda memur kendisiyle eğlenir.Çünkü onlara göre kadından postacı olmaz.. Yüreğime dokunan bu duygusal dönem romanını ben severek okurken Francesca Giannone’nin o muazzam kalemine de bayıldım. Sanırım son zamanlarda okuduğum,okurunu yormayan en duru kalemdi. Anna nın o yıllarda neler başardığını merak ediyorsanız, #güçlükadınhikayeleri ni de seviyorsanız kesinlikle #okuyun der susarım @gutenbergyayinevi #okuyanteraziokuyor #okuyanterazi
Postacı KadınFrancesca Giannone · Gutenberg Yayınları · 202536 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Francesca GiannoneYazar · 0 kitap
Deneysel Sinematografi Merkezi'nde eğitim gördü ve İletişim Bilimleri bölümünden mezun oldu. Bologna'da, otuz binden fazla ciltten oluşan Luigi Bernardi Derneği koleksiyonunun kataloglamasını yönetti ve Bottega di Narrazione'de Kurgu Yazarlığı kursuna katıldı. Memleketi Lizzanello'da yaşayan ve birçok metni edebiyat dergilerinde yayınlanan yazar, her gün büyük tutkuları olan resim ve yazmayı beslemeye devam ediyor. En son romanı Yarın, Yarın'dır .