1000Kitap Logosu
Psikeart - Sayı 26
Psikeart - Sayı 26
Psikeart - Sayı 26

Psikeart - Sayı 26

Bağlanma

OKUYACAKLARIMA EKLE
0.0
0 Kişi
10
Okunma
1
Beğeni
335
Gösterim
136 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 3 sa. 51 dk.
Adı
Psikeart - Sayı 26 (Bağlanma)
Basım
Türkçe · Türkiye · Art Yayın · Mart 2013 · Karton kapak · 9771308704501
İlk bağ NESLİ KESKİNÖZ BİLEN Biri azalarak yoğunlaştı, diğeri gelişti çoğaltarak kendini. Biri uzun yollar kat etti, diğeri kendi içinde büyük devinimler. Bağlanmanın nörobiyolojisi AYHAN EĞRİLMEZ Yapısal hasarlar işlevsel bozuklukları doğurmaktadır. Şanslı çocuklar bu hasarları kısmen de olsa onaracak yeni güvenli bağlanma örüntüleri yaşarken, diğerlerini yaşam boyu yineleyecek döngüler, girdaplar bekler. Tek çıkış yolları “yeniden yapılandırma” olanakları sunacak uzun psikoterapi süreçlerinden geçmektir. İnsan beyninde sağ-sol çatışması! Söyleşi: PINAR KESEN GİBBON Son 30 yıldır “bağlanma” ve “erken dönem gelişimi” üzerine çalışan ve “Amerikalı Bowlby” diye anılan UCLA Öğretim Üyesi Prof. Allan N. Schore, psikeart’tan Pınar Kessen Gibbon’ın sorularını yanıtlayarak “sağ beynin” ve bebeğin hayatının ilk iki yılının neden çok önemli olduğunu anlattı… Bağlanmanın ve yakınlaşmanın psikodinamiği Oy libido libido CENGİZ GÜLEÇ Yakın ilişkilerde yaşanma ihtimali her zaman mümkün olan terk edilme, ihanete uğrama, aldatılma ve sömürülme gibi travmatik bir yaşantıyı göze almamızı gerektiren şey nedir? Beklediğimiz bir yarar var mı var ki bunca eziyete katlanırız? İlişkiyi sürdürme konusunda karşılıklı olarak verilen söze sadakat mı bizi birbirimize bağlayan şey? (…) Bağlanma ve yatırım ilişkisini Freud’cu terminolojiyle nasıl tanımlayabiliriz? Her bağlanma kendi iç zamanını yaratır CUMHUR BORATAV “Kadın erkek ilişkilerinin çoğunluğu dördüncü aya varmadan biter, bunun neden olduğunu düşünmediniz mi hiç? Dördüncü ay insan canlısının beyninde bağlanma için dönüm noktasıdır. Hem kadın hem erkek zihni, dördüncü ay yaklaştığında bu ilşkiye bağlanıp bağlanmama konusunda gizli bir karar verir. Bunun günlük dildeki karşılığı ısınamadım, ters bir şeyler vardı, büyü bozuldu gibi ifadelerdir.” Çift ilişkisinde bağlanma Sana bağlandım yollara düştüm SÜHEYLA ÜNAL Güvenli bağlananlar yakın ilişkide güven, yakınlık, karşılıklı bağımlılık, bağlılık ve sorumluluk hissederler. (…) Daha az boşanırlar. (…) Bağlanmak mı, kopamamak mı? KÜLTEGİN ÖGEL Bağlanmak kopamamanın kardeşidir. Bağlanmayı çözmek için kopamamayı anlamak gerekir. Bir binaya bağlanmak ŞEBNEM SOYSAL, AKTAN ACAR Yanan, yıkılan her bina ile bu kentle kurduğum bağlar erozyona uğruyor. Çocukluğuma beton döküldüğünü hissediyorum. Geçmişle aramdaki bağ zedeleniyor. Kadın için yanlış bilinç Bir sadiste bağlanmak HANDE ÖĞÜT Edebiyat, sanat, sinema tarihi ve şüphesiz gerçek hayat, fırtınalı bir aşkla bir erkeğe takıntılı biçimde bağlanan, hatta onunla suç ortağı olabilen negatif kadın imgeleri, klişeleri ve stereotipleriyle doludur. (…) Markiz, kendi hayatlarını mahvetmek için deli olan bu kadınlardan en ilgincidir. Ona kızmak, öfkelenmek fazlasıyla mümkündür; peki ya anlamak? Ötedeki ötekine bağlanmak AHMET İNAM Öteyi göremeyen, öte sandıkları berinin cenderesinde yaşayan; beyinleri, kalpleri bağlanmış, örümcek bağlamış insanların, bağ uçlarını görebilecekleri mana iklimi bir gün yaşanır mı bu gezegende? Bir bağlanma türü olarak “Amor dei intellectualis” Spinoza’nın Tanrı’sının ipiyle bağlanmak CENGİZ GÜLEÇ 27 Temmuz 1656 tarihinde “…Tanrı onun adını silsin” bedduası ile lanetlenen Spinoza’nın Tanrı’sı çok şükür, bu lanetlemeye kulak asmadı ve onun adını tarihten silmedi. Tarihten silinen Amsterdam Yahudi Cemaati yöneticilerinin adları oldu. Seferis ve kolektif öksüzlük TAHİR ABACI Seferis’in şiirleri de, Harput müziği de benzer bir tema üzerinde buluşuyor gibiydi. Seferis’in “öte yaka”sı ile Elazığ’ın öncesini oluşturan ve terk edilen Harput şehri, “yitirilmiş mekân” paydasında özdeşti. (…) Yurdun, yani mekânın “ana”ya özdeşleşmesi bütün halkların edebiyatında en yaygın metafor yani mazmun durumunda. (…) Erken yaşta ana yitirimi, sonraki her çeşit ayrılıkta da hep kanayacaktır. Princeton Üniversitesi Öğretim Üyesi M. Şükrü Hanioğlu: “Tarihimiz Türklerin geçmişinden ibaret” Söyleşi: Pınar Kesen Gibbon Bağlanma ve varlık REHA ÜLKÜ Dünya kendi göbek bağını kendi kesecek TUBA AKYOL Bağ bozumu İnsanlık kendinden çok daha büyük bir şeye gebe. Biz şu anda onun duyu hücreleriyiz. Gördüğümüzü, duyduğumuzu, hissettiğimizi onunla da paylaşıyoruz. Elbet bir gün bu bilgileri işleyecek, kullanacak ve kendi varlık bilincine varacak. O gün geldiğinde bizim aramızdaki tek tek bağları değil ağın bütününü görecek ve ona beyin diyecek… ve kendini bağsız-bağımsız zannedecek. “İçkileri meyvelerden çok sevdiğimiz için…” YAŞAR SÖKMENSÜER İçkileri meyvelerden çok sevdik, yanlış basılmış hatalı pulları, paraları en değerlisi kabul ettik… Hamlet’i Ophelia’ya, Romeo’yu Juliet’e, Othello’yu Desdemona’ya, hatta gerçek hayatta Scott Fitzgerald’ı Zelda Sayre’e, Şenay’ı Şerif Yüzbaşıoğlu’na bağlayan o “hastalığa” belki yakalandık, belki atlattık, belki de aldırdık “bağ’demciği”… Bir güvensiz bağlanma öyküsü: "Kevin Hakkında Konuşmalıyız!" EMİNE ZİNNUR KILIÇ Eva, kendisini başarmaya ve çocuğuna tahammül etmeye zorlarken aslında ne kendisine ne de çocuğuna karşı dürüst olabilmiştir. Oğluna bakarken onun "kalpsiz bir psikopat" olduğu düşüncesinden kendini kurtaramaz. Sonunda Kevin onu doğrular ve babasının kendisine hediye ettiği oklarla hem babayı ve kız kardeşi hem de okulda dokuz kişiyi öldürür. “Pieta”: Kim Ki-Duk’un kültürlenme süreci İSMAİL GEZGİN Kim Ki-Duk "Pieta"yla bir kez daha izleyenini şaşırtmıştır; Güney Kore'nin bu aykırı çocuğu bu defa kültürün yoluna girmiş ve onun dilini kullanmayı seçmiştir. Bu kez malzemesi, eksikliğini bütünleyen oğlunun kendisinden kopartılmasının intikamını almak isteyen, göbek bağı sızlayan bir anne olmuştur. Kurban ise annesi tarafından terk edilerek eksik bırakılan bir oğuldur. Bir role bağlan-ma… GÜROL TONBUL Bir oyuncu rol kişisine bağlanmak için gülümseyerek yaklaşmalı, selam vermeli ona. (…) belki, o zaman rol kişisi de kalkıp yanına gelecektir oyuncunun. Kendi gölgesini keşfedecektir o zaman oyuncu dediğin. Ve gölgeye bağlanmak anneye, babaya, çocuğa, kardeşe, akrabalara ve yakın kişilere bağlanmak gibidir. Metne bağlılık ya da metinlerarasılık FUNDA SAKAOĞLU Belki de 21. Yüzyılda eski metinlere bağlanmamak imkânsız; çünkü eski metinler aslında günümüzde unutulmaya yüz tutan insanı değerleri, çabuk tüketilen özel duyguları ya da kahramanları içinde barındırıyor. Ağzı dili bağlanmışlar… TUBA AKYOL Ti performans'ta sahnelenen "Bir Yüzleşme Oyunu"nun yazarı Dr. Tolga Köseoğlu: "Muhalif aydınları susturmanın tarih boyunca her zaman iki temel yöntemi olmuştur. Birincisi baskı ile susturmak, ikincisi ise alkışlayarak kendine benzetmek..." Yeni Paradoks Diyalektika’dan Bağlanmanın imkânsızlığı Serbestlikle mukayyetiz HAYDAR ERGÜLEN Her şey birbirine bağlıdır ve her şey birbirine bağlanmak içindir. Gençken suya bağlanırız, yaşlanınca karaya. Âşıkken gökyüzüne bağlanırız, ayrılıkta toprağa. Şiir halindeyken yaprağa bağlanırız, düzyazıya düşünce ağaca. Rüya içindeyken çocukluğa bağlanırız, uyanınca eve. Gözümüz açıkken geleceğe bağlanırız, gönlümüz açıkken anılara. Gündüzleri sözcüklere bağlanırız, geceleri onların boşluğuna. Canlı bağlantıda gaz çıkartma olasılığı Küçük İSKENDER Bağlılık dediğin iki bünye arasındaki tasma ilişkisinin modern adı sadece. Aşkı bağlılıkla tanımlarsan bu gitgide bağımlılığa dönüşür ve yoksunluk krizlerine yer açar. Ayrılığın yarattığı depresyon aşk acısı değil, tamamen bir uyuşturucu müptelasının yaşadıklarıdır denilebilir. “SAF” “Biz burada değiliz, gölgemizdir yola vuran” TUBA AKYOL İsmail Güzelsoy'un yeni romanı "Saf", sürprizlerle dolu bir yol hikâyesi, büyülü bir masal, heyecanlı bir macera... Güzelsoy bu defa, şaman bir gencin Semerkand'a yaptığı yolculuk üzerinden aslında tüm insanlığın yolculuğunu anlatıyor. SEKS SUKUTÎ SONDEM Ahdar duvar DENİZ GEZGİN İki deli sözleşmiş, biri kız biri oğlan anadan doğma soyunmuş, na o kale hendeği gibi duvarın tepesine tırmanmış. Çoluk çocuğun gözü önünde halvet olmuşlar, sonrada sokak itleri gibi kenetlemiş kalmışlar. (…) Gel gör ki seninkiler şafak vakti, güneş üzerlerine doğarken bırakmışlar kendilerini o dağ gibi duvardan… Bağlanırsam gider misin? FİGEN ŞAKACI Birbirimize alıştıkça bağlanacak, bağlandıkça kaybetme korkumuzla baş etmeye çalışacaktık. (…) ya giderse, ellerimin arasından kayıp giderse diye daha çok korkuyor, bir o kadar da bağlanıyordum. Dost dost diye nicesine sarıldım benim sadık yârim kara topraktır ASLI KAPROL Mevlana ile Şems-i Tebrizi’nin karşılaşması da bütünlenmenin, dostluk ateşinin aşkıyla tutuşmanın efsanevi kanıtıdır. Zahiri olanın karanlığına aldanmayıp, birbirlerinde Batıni olanı keşfedecek kadar güçlü bir bağla kenetlenir ruhları. Dünyanın düşükleri ya da başka toprakların tohumları NEVHAN VAROL Annemin-Ev hali TUĞÇE ISIYEL Anne, sadece içinden çıkılan ama içine girilemeyen, ev ise hem içine girilen hem de içinden çıkılabilen bir mekândır. Rahme tekrar geri dönüş mümkün olmadığı için bunun kısmen gerçekleştiği yerdir ev. Duygusal markalama- Markaya bağlan-dırıl-ma – Nöromarketing Yeni dinimiz ikonlaşan markalar CANAN YÜCE Pazarlamanın öznesi olan insan beyninin nasıl çalıştığını ve nasıl karar verdiğini bilimsel tekniklerle ölçen yeni bilim/pazarlama yöntemi “nöromarketing” olarak adlandırılıyor. Beynin sırlarını çözmeyi amaçlayan pazarlama endüstrisi, tüketicinin duygularını, heyecanlarını, arzularını, korkularını ve müşterilerin tercihlerini neyin belirlediğini saptayarak aynı anlamın nasıl tekrar inşa edileceğini ortaya koyuyor. Esnek çalışma ve tüketim çağında bağlanma FEYYUZ USLUOĞLU Yenilsek de yensek de… KIVANÇ KOÇAK Çünkü futbol da hayata dahil
Henüz kayıt yok