Zavallı insan kalbi! Bir kere sevmiş olduğu her şey ona lüzumludur ve bir imparatorluğun kayboluşu ile bir hayvanın kayboluşuna aynı damlalardan gözyaşları akıtır.
Ah, insanın tabiatında bu ne anlaşılmaz kudrettir ki bin âlemin mesafelerini doldurmaya muktedir olduğu halde sığmak için yine onları kendisine pek dar bulabilmektedir yahut insan, böyle, çok büyük bir şehrin ateş okyanusu içinde bir nehrin sisi arasında parlayan bir tek aydınlık noktada saplanıp kalabilmekte ve bir yaz gecesinin ateşböceği ile ancak güçlükle rekabete girişebilecek olan bu bir tek kıvılcımda arzularının, hislerinin, zekâsının ve aşkının bütün sonsuzluğunu bulabilmektedir.
Sevişiyorlar; fakat aralarında bir ölüm hayaleti var ve böylece birbirlerinin bakışlarıyla mest oldukları halde birbirlerini asla kollarının arasında sıkmayacaklar!