Refakatçi

·
Okunma
·
Beğeni
·
63
Gösterim
Adı:
Refakatçi
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
1248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055225742
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kerasus Yayınları
Hastanedeki onuncu ayımızda doktorun ağzından çıkan o sözler bizi cehennem azabına atmış, aklımızı da kör etmişti. Artık Duygu’nun hayata tutunabilmek için dünyada çok az denenmiş, başarı oranı son derecede düşük olan çoklu organ nakli ameliyatı olması gerekiyordu. Tam dört organ bir arada ve aynı anda nakledilecekti. Peki nasıl olacaktı bu iş... Organ bağışının yetersizliği sebebiyle dünyada, özellikle de Türkiye’de binlerce insan tek bir organı bekleme sürecinde hayatını kaybediyorken…

Yirmi bir ayın sonunda bize uygun olan kadavra sağlık bakanlığı tarafından sunulduğunda, eşimin tüm vücudu iflas etmeye başlamış, korkunç bir erime süreci geçirerek dört yaşındaki oğlumuzun kilosuna, yirmi altı kiloya düşmüşt. Bu ameliyat Türkiye’de bir ilk olacaktı. İlki başarırsak eşimin ameliyattan sağ çıkma ihtimali doktorun değişi ile milyonda birdi. Bu ameliyata girmez ise tahmini olarak yoğun bakım ünitesinde 15 günlük ömrü kalmıştı. Ve... Bu ameliyatın gerçekleşmesi benim verecek olduğum o kritik karara bağlıydı.

İçinden çıkılmaz bir çarkın dişlileri benliğimi lime lime ederken doğru kararı nasıl verebilirdim ki? Bunun bir doğrusu var mıydı? Hayat arkadaşım avuçlarımın arasından öylece kayıp gidiyordu. Hiç hatırlamak istemediğiniz şeyler, hiçbir zaman unutmadıklarınızdır... Belleklere yazmak zorunda hissettiklerinizdir...
Kitap gerçek hayat hikayesini anlatıyor.
Ümit bey, önce kendi hayatını sonra eşi Duygu ile tanışmalarını, evlenme süreçlerini anlatarak başlıyor hikayeye. Sonrasında bir çocuk sahibi olmak için nasıl uğraştıklarını ve oğullarının doğumu ile nasıl mutlu bir aile oldukları ile devam ediyor..
Tam her şey mutlu, huzurlu, sevgi dolu giderken bir anda Duygu’nun karın ağrısı şikayeti ile hastaneyi gitmesi ve doktorun hatalı kararı sonucu Duyguyu ameliyat etmesinden sonra ölüme giden acı son…
Çaresizlik içinde hastanelerde geçen aylar, tek bir organ ihtiyacı için beklemeye başlıyor çift.
Ancak geçen zamanda organın bulunamaması sonucu bu seferde diğer organlara zarar verdiği için çoklu organ nakli bekleme süreci başlıyor.
Sonrası çok acı çok :(
Hastanelerde geçen 2 yıla yakın zaman…
Her gün binbir umutla beklenen organlar…
Zaman geçtikçe Duygunun günden güne zayıflaması ve kötüye giden durumu…
Sayamadığım kadar çok ameliyat süreci…
Tedavinin verdiği acılar…
Oğullarından ayrı, evlat hasreti…

Eğer organ bağışlama konusunda daha bilinçli bir toplum olsaydık, şimdi Duygu yaşıyor, Oğlu ve eşi ile mutlu hayatında devam ediyor olacaktı :(
O hastaneden birlikte evlerine gideceklerdi…

Ümit beyi bu konuda kutluyorum, kitabı okuduğunuzda organ bağışının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Çaresizce bekleyen o hastaları ve onların yakınlarını daha iyi anlayacaksınız :(
Ümit beyi ayrıca birde eşine verdiği o sonsuz destek içinde kutluyorum.
2 yıla yakın hastanelerde o acıları yaşamak, Duygu yemek yiyemediği için, tuvalette yemek yemesi, bir an olsun yanından ayrılmamak, çocuğuna hasret kalmak ve hasta bakıcı gibi eşinin tüm pansumanlarını, değiştirilmesi gereken asit torbalarına kadar her şeyi öğrenip kendisi değiştirmesi takdire şayan.
Helal olsun Kuzey Ümit Mutlu size..
Duygu nur içinde yat, mekanın cennet olsun...

Organ bağışının önemi için okuyun, tavsiye edin Arkadaşlar...
Mustafa Kemal Çanakkale Cephesi’nde savaştadır. İnsan olmaktan öte, asker olmanın öne çıktığı zamanlardır yaşanılan. İstanbul’daki arkadaşına mektup yazar “Burada savaş ortamında yüreğim çok katılaştı, bana biraz sanat kitapları gönder . Gönder ki yüreğim yumuşasın.” Der…
Sosyal hayatımız, sosyal medya, siyasal ortam, TV dünyası, kısaca etrafımızdaki dönen dünya da söylenen negatif sözlerin zihnimizde oluşturduğu negatif düşünceler, yüreğimizi katılaştırıp umutlarımızı karartıyor. Biraz bizde hayatla savaşıyor, bilmeyerek yüreğimizi katılaştırıyoruz.
Halbuki insan olmamızı hatırlatacak, güzel söze, dayanışmaya, çabaya, hayata tutunmaya, birliğe beraberliğe hepimizin ihtiyacı var.
“Refakatçi”da yaşanmış hüzünlü insan öykülerinden çıkaracağımız ders ; bize insan olmamızı hatırlatıyor.
Çok değil her okurun bulunduğu yere en fazla 3-5 km. uzaklıktaki hastanelerde nice insanlar yaşama tutunma, manevi destek, yaşama umudu arıyorlar. Yaşadığınız Konfor da hala bir üst statüye nasıl çıkarım çabasında iken mutsuzmusunuz. “Refakatçi” yi okursanız silkelenirsiniz.
Hayattır bu yaşanılan, sonunda kazananın kaybedenin hesabının tutulmadığı, şahlarla piyonların aynı kutuya konduğu bir hayat. Önemli olan ne kadar yaşadığından öte ne kadar anlamlı yaşadığın.
Amerikalı Yönetmen Oliver Stone “sevgide güç saklıdır” der. Bu kitapta sevginin, dayanışmanın, anlamanın, son ana kadar hayatı nasıl anlamlı kıldığını, buluyorsunuz.
Nemrutun yaktığı ateşi söndürmeye su taşıyan kuş misali, çabaydı önemli olan, insana gönül rahatlığı veren.
İnsan olabilmeyi başarabilirsek, daha çok toplumsal düşünebilir, daha çok tanımadığımız insanların iyiliğini düşünebilir, belki gün gelir bende bir insana umut olurum diyebilirsiniz.
İnsansoyunun yarınlarına taşıyacağı en güzel şey belki de “iyilik”tir.
"Gün gelecek hepimiz bir gün yok olacağız ama o gün gelene kadar çekilecek her çile kutsal mı sayılacak?"
Ümit Mutlu
Sayfa 125 - Kerasus Yayınları
"Hayatın bize oynadığı oyunları ciddiye alarak ya da bazen almayarak, zamanın nasıl da geçtiğini, bu mücadele içerisinde neleri kaybettiğini, neleri sorgulayıp neler üzülmesi ve endişe etmesi gerektiğini arkasına dönüp baktığında anlıyor insan. Bazen de yaşadıkça görüyor bazı gerçekleri. Zaman geçtikçe insan daha bir olgunlaşıyor, yaşanmışlıkların verdiği tecrübeyle düşüncelerini etraflıca ve daha sağlıklı bir şekilde kavrayabiliyor. Kimi aynaya baktığında yansımadaki kaz ayaklarından rahatsız, kimi yaşadığı evi küçük bulur, kimi dört duvar arasından kurtulmak isterken kimi de dört duvar arasında yaşamaya razı olur. Yani biz insanoğlu tüm memnuniyetsizliğimizle zaman döngüsünün içinde ve her dönem acil bir çıkış kapısı arayıp içinde yaşadığımız gerçek hayattan bir şekilde kaçmaya çalışırız. Ama popüler kültürün verdiği maymun iştahıyla, bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimizle hayatın gerçek tadını yaşamayı unuturuz.
Neyse..."
Ümit Mutlu
Sayfa 126 - Kerasus Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Refakatçi
Baskı tarihi:
Ağustos 2018
Sayfa sayısı:
1248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055225742
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kerasus Yayınları
Hastanedeki onuncu ayımızda doktorun ağzından çıkan o sözler bizi cehennem azabına atmış, aklımızı da kör etmişti. Artık Duygu’nun hayata tutunabilmek için dünyada çok az denenmiş, başarı oranı son derecede düşük olan çoklu organ nakli ameliyatı olması gerekiyordu. Tam dört organ bir arada ve aynı anda nakledilecekti. Peki nasıl olacaktı bu iş... Organ bağışının yetersizliği sebebiyle dünyada, özellikle de Türkiye’de binlerce insan tek bir organı bekleme sürecinde hayatını kaybediyorken…

Yirmi bir ayın sonunda bize uygun olan kadavra sağlık bakanlığı tarafından sunulduğunda, eşimin tüm vücudu iflas etmeye başlamış, korkunç bir erime süreci geçirerek dört yaşındaki oğlumuzun kilosuna, yirmi altı kiloya düşmüşt. Bu ameliyat Türkiye’de bir ilk olacaktı. İlki başarırsak eşimin ameliyattan sağ çıkma ihtimali doktorun değişi ile milyonda birdi. Bu ameliyata girmez ise tahmini olarak yoğun bakım ünitesinde 15 günlük ömrü kalmıştı. Ve... Bu ameliyatın gerçekleşmesi benim verecek olduğum o kritik karara bağlıydı.

İçinden çıkılmaz bir çarkın dişlileri benliğimi lime lime ederken doğru kararı nasıl verebilirdim ki? Bunun bir doğrusu var mıydı? Hayat arkadaşım avuçlarımın arasından öylece kayıp gidiyordu. Hiç hatırlamak istemediğiniz şeyler, hiçbir zaman unutmadıklarınızdır... Belleklere yazmak zorunda hissettiklerinizdir...

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Sevgi Sertel
  • Canan Çelik
  • idris yılmaz
  • Gülcan Üstel
  • Gurbet Bahçi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0