*Nihayet bende K. Ümit Mutlu’dan “Refakatçi” adlı kitabı okudum. Herkesin okuduğu kitaba nasıl yorum yazacağız?
* Kitabımız K. Ümit Mutlu’nun kaleminden ön sözle başlıyor. “Kamu Spotu” başlıklı, tamamen aynı fikirde olduğum ironik bir bölümle devam ediyor ve hikayemiz başlıyor. Aile fotoğrafları ve o dönemde yapılmış sosyal medya yorumları ilgili bölümlere serpiştirilmiş. Ve bu dönemde yardımcı olanlara teşekkürle bitiyor. Akıcı bir dille yazılmış, çok rahat okunuyor ( tabii olanları yüreğiniz kaldırırsa ).
* K. Ümit bu kitabı eşi Duygu`nun isteğiyle, organ bağışının önemine dikkat çekmek için yazmış. (Kalemine sağlık, iyi etmiş.) Üzerine düşülmesi, halkın bilinçlendirilmesi gereken hayati bir konu. Bu konu ile ilgili daha öncede Ahmet Uygun’un kaleminden “ Sakız Ağacı (Proje 0571)” adlı kitabı okumuştum.
* Hikaye Ümit ve Duygunun yollarının kesişmesi, evlenmeleri ve hayatlarını çocukları ile taçlandırmaları ile başlıyor. Ve bir gün ansızın gelen karın ağrısı ile hayatlarının kabusa dönüşmesi ile devam ediyor. Bu kabus günleri; yanlış yapılan operasyon, hastaneden hastaneye nakil, organ nakli sırasını beklerken yaşananlar vb. hayatın görmek istemediğimiz, yok saydığımız acı gerçekleriyle devam ediyor. Hiç birimiz bir gün bizimde onlardan biri olabileceğimizi düşünmüyoruz.
*Konu can alıcı; ( ve hala toplumumuzda yeterli ilgiyi görmüyor) organ nakli. Kanunlar yetersiz, toplum bilinçsiz ama araştırıp öğrenme niyetinde de değil. “Organ Nakli Haftası” olduğunu kaç kişi biliyor? Başkent Üniversitesi Kurucusu, Dünya Organ Nakli Derneğinin Seçilmiş Başkanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, 43 yıl önce, 3 Kasım 1975'te Hacettepe Hastanesinde ilk böbrek naklini gerçekleştirdi. Türkiye, bugün dünyada lider konumda. Tıp tarihine altın harflerle yazılan o gün, 3-9 Kasım tarihleri arasında