“İki ay sonra hiç ayrılmayacağız!” dedi Baran tutkulu bir sesle.
“Sana söylemek istediğim bir şey var.”
“Benim de sana.”
“İlk önce sen söyle…”
“Seni seviyorum.”
☆☆
Bana göre bir kitabı incelerken en önemli husus yazıldığı zamana göre değerlendirilmesidir. Ne zaman yazılmış, ele alınan konu o dönem sıkça yazılır mıymış şeklinde düşünülerek fikir beyanında bulunulması gerekiyor. Rehine ilk baskısı 2012 yılında yapılmış bir kitap, bu kitabı günümüzden o zamana bakarak bu günün düşünceleri ile yargılamak bariz haksızlık olur. Keza geçmiş zamanlarda yazılmış kitaplar için de bu geçerlidir. (Kamu spotu olsun bu.)
Şu an bu kurguda benzer birden fazla ama çok fazla kitap var ve çoğumuz okumuşuzdur. Rehine her zaman öncü olarak kalacak benim için ve yazarla sağlam bir ilişki kurduğum kitaptır. Bu yüzden ben de yeri hep ayrıdır. Hatırlayanınız var mı ya da o dönem sizler de bölüm bekler miydiniz bilmiyorum ama biz eskiden Facebook'da hikaye sayfalarında bölümler paylaşır, paylaşılan bölümleri heyecanla bekler ve okurduk. FKS Öykü Klübü benim miladım diyebilirim. Bu kitabı ilk orada yayınlanırken okumuş, ilk orada basılacağı haberini alıp çok sevinmiştik. (Biraz maziye daldım, gözler yaşlı, hey gidi günler...) Birçok güzel insanı da bu kitapla tanıdım ben ve iyi ki Sümeyye Akarçay bu kitabı kaleme almış diyorum.
Sosyetenin Asi Güzeli olarak bilinen Esma Hazne geleceği parlak bir üniversite öğrencisidir. Akıllıdır, zekidir, dürüsttür ve güzelliğinin son derece farkındadır. Bir gün ders çıkışı yanına bir araç yaklaşır ve ona sorun çıkarmadan kendileriyle gelmesini teklif eder. Karşı gelmesi ya da direnmesi onu arabanın arka koltuğuna oturtmaktan alıkoyamaz ve hayır bir cevap olarak kabul edilmeden bilemeyeceği bir maceraya atılmak üzere motor çalıştırılır.
Başarılı ve saygı