Yoksa mermer saraylarının, gösterişli kıyafetlerinin, altın yığınlarının, kalabalık kölelerinin, riyakarlık ve ihanetin seni kurtaracağını mı sanıyorsun? Ruhunu kirlettin,kalbini sattın,yüce ve kutsal olan her şeyi unuttun, kelimelerin anlamlarını karıştırdın, altına iyi,iyiye altın, kurnazlığa akıl,akla kurnazlık dedin,sevgiyi küçümsedin,aklın ve kalbin bilimini hor gördün. Sarayların çökecek, kıyafetlerin yırtılacak, tarlalarını yaban otları saracak ve adın unutulacak.
Babam işine gider, kağıt oynar,ava çıkardı. Beni yedirir, içirir,giydirir,azarlar,pataklar, terbiye ettiğini düşünürdü. Anacım tüm çevremizdekilerin ahlakını korumakla meşgul,bu yüzden ne benim ne de kendisinin ahlakına ayıracak vakti yoktu. Beni babamdan gizli sever, okşar, şımartırdı. Beni sahtekarlığa zorlar, ahlaklı görünmek için düşündüğümü söylememeyi , akrabalara saygılı olmayı,kendisinin bile anlamadığı sözleri ezberlemeyi tembihlerdi.
Hata yaparsan bedelini ödersin,ne bir kurtuluş ne de bir erteleme söz konusu olur,ne kadar seversen sev,senin için değerli olan bir bitkiyi sulamayı unutursan,gözünün yaşına bakmadan kurur ve hiçbir şekilde yeniden canlandıramazsın.