Her ne kadar çocuk kitabı olarak görünse de 7 den 70 e herkesin okuması gereken bir kitap Sadako.Gözleriniz dolu dolu okuyacağınız bu kitap küçük Sadako'nun umut ve hüzün dolu gerçek hayat
Bir insanın içinde umut varsa bir kağıt parçasına bile anlam yükleyebilir,önemli olan inanmak ve başarmaktır.
Bu kitapta sadece inanmak uygulanabildi..
Sonunda gerçekte ağladığım bir kitaptı benim için. O heykelin görselini de mutlaka incelemenizi tavsiye ederim. Kitap çok ince ben 30 dakikada bitirdim:)
Her ne kadar çoçuk kitabı olarak görünse de 7den 70e herkesin okuyabileceğini geçtim okuması gereken bir kitap.
2. Dünya Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla ABD Hava Kuvvetleri tarafınca Japonya' ya atılan atom bombalarının, 10 yıl sonra etkisini göstermeye başlayan radyasyon yüzünden pek çok çocukların ve gençlerin hasar görmesine sebep olduğunu kısa ve net şekilde ifade ediyor.
Kağıttan Bin Turna Kuşu efsanesi der ki: Bir insan hastalandığında, kağıttan bin adet turna kuşu yaparsa, bunu gören tanrılar bu kişiyi sağlığına kavuşturacaktır. Bunu bilen kitap kahramanı Sadako sabır ve metanetle, hasta hali ile kolları sıvayıp kağıttan turna sürüsü yapmaya başlar ve her yaptığı kuş ile "kanatlarınıza huzur yazacağım, böylece tüm dünyada uçabileceksiniz." gibi ümit dolu diyaloglar kurar.
Etkilenmemek elde değil.
İyi okumalar:)
Gerçek bir hayat hikayesine dayanan ve gözleriniz dolu dolu okuyacağınız bir çocuk kitabı. Yazarın notuna göre, bu gerçek hayat hikayesi bilgilerini ana hatlarıyla ele alıp gerisinde özgür davranmış. Yazara göre olaylar ve karakterler tarihle tamamiyle örtüşmese de gerçek olan şeyin; küçük Sadako’nun Turna kuşu katlamanın dünya barışının bir sembolü olmasını dilemesiydi. Kitabın çocuk kitabı olmasından mütevellit olaylar oldukça sade bir dille anlatılmış. Yazar hikaye sonuna kendi notunu, Hiroşima’da ve Nagasaki‘de yaşanan insanlık dışı olayın kısa bir tarihçesini, Sadako’nun yaşam öyküsünü, Japon kültürüne ait bilinmeyen terimlerin sözlüğünü ve ardından kağıttan turna kuşu yapımını görselli anlatım ile eklemiş. Kitabın en sonunda ise, dünya barışı adına küçük bir detay var :) Japonya’da yer alan Barış Müzesi’nin ve Barış Parkı’ndaki Atom Bombası Kubbesi’nin hemen yakınına dikilen Dünya Çocukları Barış Anıtı’nın üzerinde yer alan plakette yazan cümleyle incelememe son vermek istiyorum:
“Bu bizim haykırışımız, bu bizim duamız: Dünyada Barış!”
Evladının öleceğini bildiği halde elinden bir şey gelmeyen anne ve babaya mı yoksa daha 13 yaşında öleceğini bildiği halde umudunu kaybetmeyen bir çocuğa mı üzülmeli...
Çocuk kitabı diye geçmeyin çocuk kitabından çok fazlası okumalı herkes bence zaten çok kısa ve çabucak bitiyor.
Kısacık bir kitabın bu kadar vurucu olması beni derinden etkiliyor. Büyük puntolarla yazılmış bu kitap 15 20 dakikada bitiyor. Siz hüngür hüngür ağlıyorsunuz ve çocukluğu, hayalleri, anneyi düşünüp kahroluyorsunuz. Öte yandan dileğin ve umudun önemini bir daha hissediyorsunuz. Güzel bir kitaptı.
Kitap bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. Japonya'da atılan atom bombasından etkilenen lösemi hastası bir kızın hikayesini anlatıyor. Yazarın dili oldukça yalın, benim kitap ile ilgili düşüncelerim bu kadar keyifli okumalar dilerim.
Sadako iki yasında atom bomasına maruz kalarak dokuz ay boyunca hasatnede canıyla cebeleşerek ve sonunda hayatını kaybetti ve küçük kız kardeşi ise oda hayata gözlerini yumdu..
Sadako isimli küçük kızcağızın kısa hayatını anlatmaya çalışan güzel fakat hüzünlü bir kitap. Lakin bu atom bombası sanki kendi kendine patlamış. Hadisenin teferruatından asla bahsedilmiyor. Amerikanın nasıl vahşi, nasıl acımasız bir katil olduğundan da bahsetmeliydi. Küçücük yavrular, masumlar bu katil amerikadan neler çekmişler.