Secde ederken kalbimizin eğimi ve kanı pompalıyor oluşu, aort damarları üzerindeki plak oluşturabilecek yağ ve kalıntıların parçalanabilmesini sağlar. Secde eden insanların kalp krizi geçirme ihtimali, diğerlerine göre daha düşüktür. Kalp tamamen tepetaklak olsa, bu temizliği gerçekleştiremez, yatar pozisyonda da bunu yapamaz. İhtiyacı olan, tam da bu derecede eğim halinde olmaktır. Bu esnada, en az üç kez tekrar edilen zikir süresi boyunca alınan nefes sayısı, bu plakların çözülmesi için bir ihtiyaçtır. Aort damarından sökülen plakların vücuttan kolayca atılabilmesi için en az iki rekat namaz kılmak ve dört defa secde etmek gerekir. Zira o esnada bu plakların temelleri böbreklere ulaşır ve böbreklerdeki eğim, bu plakları parçalayıcı moleküllerin üretimini arttırır. Bu sebeple, Secde Ehli'nin damarlarını sertleştiren tüm plaklardan kurtulması mümkün olur.
Sayfa 186 - Ruhi Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Namaz yükseliştir. Secde ise bu yükselişin zirvesidir. İnsana takdir edilen secde, Tevhid akidesinin kendisinde yer edinebilmesi içindir. Allahu Zülcelal'in emrettiği bütün ameller, insana verilen imkanlar dairesinde yaşayabilmesi için takdir edilmiştir.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Din
Reklam
İnsana konuşma kabiliyetinin verilmesi tesadüf değildir. İnsanın konuşma kabiliyeti; Kuran'ı öğrenebilmesi, onu okuyabilmesi, tesbih edebilmesi ve hakikati dillendirebilmesi içindir. Eğer bu beyan boş sözle, malayani ile, nefsani tatminle harcanırsa; verilen emanet hakikate ters bir hayat biçimine dönüşür.
Sayfa 132 - Ruhi Yayınevi·Kitabı okudu
Secdenin hakikati teslimiyet ölçüsüyle başlar. Secde yalnız alnın yere değmesi değildir. Güvenin yer değiştirmesidir. Geçmişini Allah'a bırakmayan, yarını O'na teslim etmeyen kul secdeyi yapar ama yaşayamaz. Allahu Zülcelal rızkı Mümin'e de kafire de vermiştir. Güneşi herkesin üzerine doğurur. Nefesi herkese ihsan eder. Fakat secde ile gelen emniyet yalnız teslim olanıdır.
Sayfa 237·Kitabı okudu
Secde, görünenden vazgeçiştir. Secde, zannı terk etmektir. Secde, Nuru İlahi'den feyz ile gayret istemektir. Secde, azametten merhamete sığınma talebidir.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Secde yalnızca bir ibadet değildir. Secde metodolojik gelişimin zeminidir. Bir şeyin esasını anlamadan onun üzerinde düşünmek felsefedir. Usulünce yaşarken düşünmek hikmettir. Felsefe düşünmenin mahiyetidir. Fakat düşünce ibadetle buluşmadıkça merkezini kaybeder. Bu yüzden felsefe sık sık tökezler. Batı dünyasının yaşadığı kriz, amelsiz düşünce üretme çabasıdır. Toplumsal bağları güçlendirme çabası, iyilik hareketleri, hayvan sevgisi kampanyaları, insan hakları söylemleri.... Bunların tamamı aslında ibadetsiz bir erdem üretme çabasıdır. Din olmadan dinin getirdiği sonuçları üretmeye çalışmaktadırlar. Fakat secde olmadan hikmet doğmaz. Secde yoksa esas yoktur. Esas yoksa metodoloji olmaz. Metodoloji yoksa bilim olmaz. Bu yüzden secde ile metodoloji arasında doğrudan ilişki vardır. Secde aklı temizler. Temizlenen akıl esas arar. Esası bulan akıl hikmet üretir. Hikmet üreten akıl medeniyet kurar. Secde Ehli'nin akıl yolu bu yüzden açıktır. Tarihsel süreçte İslam dünyasının bilimdeki atılımı, akıl ile secde arasındaki bu ilişkiden okunmalıdır. Secde Ehli olmak, akıl yolunun açılmasıdır.
Sayfa 81·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam