Eski bir şeker fabrikası çalışanı olarak merakla aldığım ve okuduğum bir kitap oldu. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde fabrika kuruluş aşamaları ve resmi belgelerden yapılan alıntılar gerçekten hoşuma gitti.
Kitap 2017’de yazılmış, kullandığı çoğu veri 2013-14 yıllarına ait. Bu yüzden güncelliğini yitirmiş birçok veri ve bilgi barındırıyor. Kaynak gösterilen birçok ifade olduğu gibi “zararlı olduğu biliniyor” şeklinde herhangi bir kaynak gösterilmeden genel, yuvarlak ifadeler de var.
Yine de yazarın derdini, anlatmak istediğini anlıyorsunuz. Çünkü verdiği mesaj çok açık ve net; şekerin her türevi zehirdir ve bağımlılık yapar.
Bir eleştirim de kitabın uzunluğuna olacak: 320 sayfada insanlık tarihini özetleyen yazarlar varken şekerin kısa serüvenini ve büyük zararlarını daha kısa ve öz anlatılabilirdi. Gereksiz bir uzunluğa sahip olduğundan sık sık kendini tekrara düşüyor ve bazı kısımlarda bilimsel bakış açısı ve profesyonel yazar anlatısı bir kenara bırakılıp kahvehane ağzıyla hükümet eleştirisi yapılmaya çalışılan kısmlar rahatsız ediciydi.
Şekere karşı farkındalık oluşması ve ne tükettiğimizi bilmemiz açısından okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. “Daha iyi yazılabilirdi” şerhini düşerek iyi okumalar diliyorum.
Çocuğun babasıyla yaşadığı diyalogdan sonraki ağlaması kitabın en etkileyici kısmıydı benim için.
Hangi dönem olursa olsun çocuk ruhu hep aynı.
Çocuk gibi çocuk.
ŞekerNizamettin Sırrı Kazancı · Gece Kitaplığı Yayınları · 201752 okunma
Nişasta bazlı şekerin zararları ve şeker fabrikalarının satışının konuşulduğu şu günlerde tam da okunması gereken bir kitap... Şeker, şekerin zararları, şeker üzerinden dönen dolaplar ve ülkenin şeker politikası hakkında aklınıza gelen gelmeyen her sorunun cevabını kaynaklarıyla, araştırmalarıyla bulacaksınız. Herkes mutlaka okumalı...