Hiçbir millet kendi varlığını ve kimliğini İslâm dininin içerisine Türkler kadar gömmemiştir.” - Bernard Lewis
Mustafa Alican, Selçukluları İslâm tarihine kattıkları değer ekseninde anlatarak bugünkü varoluş zeminimizi ve coğrafyamızı kavrama imkânı sunuyor.
Oğuz boylarından biri olan Kınıklar, 10. yüzyılın ikinci yarısında Oğuzlardan ayrılıp Aral Gölü’nün ötesindeki Cend şehrine göç ettiler. Bu göç Kınık boyunun tarihi kadar İslâm tarihi bakımından da bir dönüm noktası oldu. Selçuklular, kısa süre içerisinde büyüyerek Ehl-i Sünnet’in umudu haline geldi.
Türklerin İslâmlaşmasıyla birlikte yaşanan dönüşüm, İslâm’ı uygulamada Arapların dini olmaktan çıkararak evrenselleştirdi. Bütün bu dönüşüme siyaseten hükmedenler Selçuklulardı. Onların döneminde Hırıstiyanlara karşı epeyce bir vakittir durmuş olan fetihler yeniden başladı. İslâm sancağının İstanbul surlarında, Viyana kapılarında ve Avrupa’nın dört bir yanında dalgalanacağı bir devir başladı. İsmailiyye Şia’sının baskısı altında zor günler geçiren Ehl-i Sünnet nosyonu Türklerin eliyle özgürleşti. Onların himayesinde bugünkü İslâm dünyasının kodları yazıldı. Selçuklular, Türklere bin yıllık bir misyon kazandırdı.
Tarih kitabı olmasına rağmen çok akıcı bir kitap. Yazar Selçuklular konusunda uzman ve eserde verdiği Selçuklular ile ilgili ilginç bilgiler de bunu kanıtlar nitelikte.
Kitapta Selçuklular, İslam tarihi açısından değerlendiriliyor. Selçuklu tarihinin önemi ve buna duyulan ilginin artışıyla ilgili bilgiler verilerek güzel bir giriş yapılıyor. Selçukluların İslamiyete girişi, nedenleri ve sonuçları itibariyle önem arz eden evlilikler ve savaşlar hakkında bilgi veriliyor.
Kitabın sonunda yer alan seçilmiş geniş kaynakça da Selçuklular hakkında daha fazla okuma yapmak isteyenler için güzel bir katkı olmuş.
Yazar, Selçuklular konusunda uzman birisi. Daha önce birçok kitabını okudum. Kitapta Selçuklular ile ilgili bilinmeyen birçok bilgi yer almakta. Akıcı ve anlaşılır bir dil ile yazılmış.
Selçukluların ortaya çıktığı döneme ait okulda öğretilenlerden çok daha fazlası var. Dönemin Fatimi baskınlığı, Hasan Sabbah gibi terör eylemcileri dikkate değer noktalar. Kendini tekrar ettiği noktalar, alıntıların sayfa altlarında yer verilmemesi, basitleştirilmiş dil eksik noktalar diyebiliriz. Hızlı okunması ve döneme ait anlaşılır bir tablo sunması da olumlu noktalarıydı. Selçuklular
Trabzon’da dünyaya geldi. 2007 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 2012’de Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne sunduğu “Bir Ortaçağ Şehri Olarak Meyyâfârikîn (Silvan)” başlıklı teziyle tarih doktoru oldu. 2013 yılında yardımcı doçent, 2016’da doçent oldu. 2012-2018 yılları arasında Adıyaman Üniversitesi Tarih Bölümü’nde çalıştı. 2008-2018 yılları arasında Tarih Okulu Dergisi’ni yönetti. Muş Alparslan Üniversitesi Selçuklu ve Malazgirt Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (SEMAM) kurucu müdürü olarak görev aldı. Muş Alparslan Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü olarak çalışmalarını sürdürmektedir.