Mustafa Alican

Mustafa Alican

YazarÇevirmen
8.2/10
34 Kişi
·
93
Okunma
·
2
Beğeni
·
752
Gösterim
Adı:
Mustafa Alican
Unvan:
Türk Yazar-Gazeteci-Öğretim Görevlisi
Doğum:
Trabzon
Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğdu. 2007 yılında Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 2012’de aynı üniversitenin sosyal bilimler enstitüsüne sunduğu Bir Ortaçağ Şehri Olarak Meyyâfârikîn (Silvan) başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Çeşitli gazete, dergi, ve internet sitelerinde makale, çeviri, eleştiri ve yorum yazıları yayınlandı. Akademik bir yayın olan Tarih Okulu Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini de yürütmekte olan yazar, Adıyaman Üniversitesi’nde öğretim üyesi.
Dinimizden olmayanların idaresinde bugüne kadar aynı dinden olduğumuz İtalyanlardan gördüğümüz zararın zerresini dahi görmedik. Önümüzdeki büyük tehlikeyi fark ederek İtalyanların yerine Türklerin egemenliğini tercih etmemiz gerektiğini belirtmek isterim. Tanrının buna razı olacağına inanıyorum.

Bulgaristan metropoliti Mihail - 12.yüzyıl
Mustafa Alican
Sayfa 45 - Kronik
İnsanlar can havliyle karargaha kaçmaya çalıştı. Gece ay olmadığı için kovalayanlar kim kovalananlar kim anlaşılmıyordu. Üstelik ücretli Peçenekler ile Türkler birbirlerine çok benziyorlardı.
Selçuklular.... Müslüman topluma yapmış oldukları Türk aşısı ile İslam tarihinin yeni bir evreye girmesine zemin hazırlamışlardır.
Mustafa Alican
Sayfa 192 - Kronik
Sultan Alparslan'ın komutasındaki Selçuklular Silvan'dan hareketle Diyarbakır'a geldiler. Oldukça güçlü ve güzel bir kalesi olan bu büyük şehir Sultan'ın o kadar hoşuna gitmişti ki, elini heybetli duvarlara sürdü ve göğsüne götürerek Allah'tan şehir ile özdeşleştirdiği bereketi kendisi için de diledi.
463/1070-1071
Bu sene Rum meliki Ermenus ( Romsnus Diogenes ) topladığı Rum, Çerkes ve Ruslarla birlikte harekete geçti ve Malazgirt’e vasıl oldu. Alp Arslan da ona doğru hareket etti. Sultan anlaşma yapmak istedi fakat İmparator bundan imtina etti ve savaştılar. Rumlar yenildi, onlardan sayısız kimse öldürüldü ve Ermenus da esir edildi. Sultan onu, anlaşma, mal ve esirler karşılığında serbest bıraktı.
Sultan Alp Arslan Melik Ermenus’a şahiinlerini taşıttı. Beraber ava çıktılar ve bu şekilde İmparator’un kibri kırıldı. Sonra onu serbest bıraktı ve onu Türklerden pek çok sayıda asker ile teçhiz etti. Rumlar onları kontrol altına aldılar. Aralarında savaşlar çıktı. Allah en iyisini bilir.
Mustafa Alican
Sayfa 36 - Kronik Kitap
Tarih yazılıp bir kültür ve şuur kaynağı olmadıkça toprak altında kalan kıymetli madenler gibi hiçbir mana ifade etmez.
İmparator, yeryüzündeki hiçbir kralın kendisini mağlup edemeyeceğine inanıyordu. Fakat peygamberin, kralların, zaferleri askerlerinin çokluğundan dolayı değil, Tanrı'nın sağ eli ve silahı olmakla kazanabileceklerine dair sözlerini unutuyordu.
200 syf.
Tarih okumaları bazen insanı şaşırtıcı sonuçlara vardırabiliyor. Öyle ki, bir tarihi karakteri – bu çoğunlukla sultan, kral, imparator oluyor- okuyup araştırdığınız zaman kusursuz bir portre ile karşılaşamıyorsunuz. İktidar denilen şey beraberinde birçok başarıyı, doğru hamleyi getirdiği gibi yanlışları da getiriyor gibi. Bu tenakuzun, bir kişi hakkında kesin hüküm verememenin en somut örneklerinden birisinin de Timur olduğu kanısındayım. Bir tarafıyla türlü zalimlikler yapmış, çok kan dökmüş, şehirleri yağmalatmış, merhametsiz bir hükümdar, diğer yanıyla dindar, muazzam eserler yaptırmış, alim ve sanatkarları koruyup kollamış, ele geçirdiği yerlerde düzeni sağlamış, ticari canlılığa vesile olmuş bir hükümdar… İyi mi, kötü mü; alim mi zalim mi? Tartışmalı… Keza bütün seferlerini dini gerekçelerle yapan, İslam birliği sağlamayı amaçlayan bir cihangir var ortada lakin baktığımız zaman yine neredeyse bütün askeri hareketliliği İslam dünyasında olan ve bilerek ya da bilmeyerek sonraki asırlarda Müslümanların büyük acılar yaşamasına neden olacak olan Rusların tarih sahnesine çıkışını sağlayacak bir sultan da…

Cüneyt Kanat ve Mustafa Alican hocalar işte bu tarihi şahsiyetin hayatını biraz da roman dilinde anlatmışlar bu eserlerinde...

Ve elbette tarihi kaynaklara başvurarak yapmışlar bunu...
280 syf.
Firas Alkhateeb, ortadoğu çalışmaları yapan Amerikalı bir Müslüman. Bu eserinde İslam tarihini dini, sosyal ve politik yönden özetlemeye çalışmış. Hızla yükselişe geçip Harezmi, Gazali, Mimar Sinan, İbn Sina, Biruni gibi onlarca değerli bilim insanı yetiştirip, sonrasında bazı sebeplerden dolayı zayıflanan süreci ele almıştır. Kitabı beğendim. Okuduğum bir çok kitabı derleyip muhtasar hale getirip 270 sayfada sunması güzel olmuş.
208 syf.
Türk tarihinin belki de en önemli hadiselerinden biri olan Malazgirt Meydan Muharebesini öncesi, anı ve sonrasıyla inceleyen ve bunu yaparken rivayetler üzerinden degil tarihi belgeler üzerinden giden bir eser. Malazgirt'in bütün detaylarını öğrenebiliyoruz. Mesela, Ordular kaçar kişilikti? Malazgirt'te Kürtler de var mıydı? Taraf değiştiren Avrupalı Türkler oldu mu? Osmanlı kaynaklarında Malazgirt'ten söz ediliyor mu? 1071 ne zaman önensenmeye başlandı? Türkler Anadolu'ya daha evvel geldi mi? Selçukluların İslam tarihindeki önemi neydi? gibi soruların cevaplarını da...

Okunması kolay, güzel bir eserdi. Şehzade Elbasan'ın hikayesi ise ayrıca ilgimi çekti.
280 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Adından çok söz ettiren bir kitap olduğu kesin. Bir dile çevrilmiş. Kitabın yazarı amerikalı İslam Tarihi alanında çalışmalar yapan bir uzman. Batı kaynaklı kitaplara devamlı dikkatle yaklaşırım. Bunun sebebi onların müslüman olmamaları değil. Bakış açısı ve farklı kültür ortamında yetişmiş olmamız. Adı üstünde batı. Ve elbette biz doğu insanıyız. Herşeyin orta yolunun bulunabileceğini ve bunu en güzel tahsis eden düzenin de İslam olduğuna inanıyorum. Yani demem o ki; başka bakış açılarını ne hiç okumayacağız, ne de sadece onların en iyi (!) olduğunu düşünüp, kendi muhteşem tarihimize ve yazarlarımıza ihanet edeceğiz. Orta yol.
Konu dağıldı. Gelelim;
Kitap bir bütün olarak İslam tarihine yön vermiş devletleri ve onların dünyaya ve insanlığa dair icraatlarını anlatıyor.
İlk olarak İslam öncesi dünyaya bir bölüm ayırıyor. Akabinde Efendimiz ve onun dönemi. Kısa öz anlatılıyor. Efendimizin dünyaya bıraktığı muhteşem mesaj ve onu müthiş bir şekilde uygulayan sahabe dönemi. Akabinde Dört Raşid halifeler. Onları icraatları. Ve karışıklıklar. Emeviler, Abbasiler, İslam dünyasının Moğol ve haçlı istilasına uğraması. Eyyübiler. Osmanlılara da hak ettiği ölçüde yer verilmiş kitapta. Kitap içeriğini anlatacak değilim. Ancak aşırı derecede faydalandığım bir eser oldu. İslam adına kurulmuş büyük devletler diyebileceğimiz bu devletleri iyisi be kötüsü ile masaya yatırıyor. İslamın dünyaya nizam ve adalet dağıttığı dönemlerden, yıkılış devirlerine kadar, hızlı bir beyin fırtınasına dönüşüyor kitap. Kesinlikle güzel. Tavsiye ediyorum. Çok Çok.
288 syf.
Muharebe cereyan ettiğinde bile kahramanlarının farkında olmadığı bir biçimde, Anadolu Türk tarihinin hatta İslam ve dünya tarihinin en önemli savaşlarından birisi olan Malazgirt Meydan Savaşı'nı konu alan bir derleme...

Hepsi akademisyen olan 12 yazarın, 13 farklı makalesinin yer aldığı bu çalışmada, zaman zaman, doğal olarak tekrarlara düşülse de Malazgirt Meydan Muharebesi'ne dair hemen her şeyi öğrenebiliyoruz. Konuya ilgi duyanlar için değerli bir kaynak olduğu kesin...
144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Türklerin İslamlaşma sürecinin hız kazandığı bir dönem olan, Anadolu'yu fethedip İslamlaştıran ve Türkleştiren Selçuklu tarihi, tarihimizin en ihtişamlı devirlerinden birisidir. Yakın zamana kadar pek ilgilenilmeyen ve Osmanlı tarihinin gölgesinde kalan Selçuklu tarihine tam manasıyla nüfuz ettiğimiz malesef söylenemez.
İncelemesini yaptığım bu eser ise, bunların aksine bizlere güzel bir çalışma sunuyor. İbnü'l-Verdî'nin tarihinde bulunan, Selçuklular dönemiyle ilgili kesitlerin tercümesi yapılan bu eserde, Selçuklu tarihine bir girizgah yapmak isteyenler için çok iyi bir fırsat sunuluyor.
Gerek o dönemde yaşamış olması gerekse ilmi manada örnek alınacak bir karakter olan, Îbnü'l-Verdî'nin bu eserinin, Selçuklu tarihini genel bir bakışla tanımak için gayet faydalı ve isabetli olduğunu düşünüyorum.
Sıkıcı olmayan, yıllara göre gerçekleşen olayları baz alarak ilerleyen ve hacimce de küçük bir kitap.
Genel olarak söyleyecek olursam Selçuklu tarihine ilgi duyan arkadaşlar muhakkak faydalansın.
Ayrıca Kronik Kitap'ın baskısı çok kaliteli olmuş. Hakkını da vermiş olalım bu vesileyle. :)
352 syf.
·Beğendi·7/10
Mehmet Ersan ve Mustafa Alican hocaların eseri. Ersan hoca ile dersimizde kullandığımız bir kitap. Kitap bugünkü Türkiye dediğimiz coğrafyada yaşam bulmuş Selçuklular'ının adlandırma sorunu ile başlıyor. Acaba Türkiye Selçukluları mı, yoksa Anadolu Selçukluları mı? Büyük Selçuklu kitabında olduğu gibi sorulara verilen cevaplardan oluşan bir kitap ve siyasi tarih anlatılmaktadır.
256 syf.
·Beğendi·6/10
Üniversite ikinci sınıfta ders kitabı olarak kullandık. Sorulara verilen cevaplardan oluşan bir Büyük Selçuklu tarihi kitabı. Kitap yalnız Siyasi tarihten bahsetmektedir. Sonlarında çok az Bizans ile ve Abbasi ile münasebetler ayrı olarak dile getirilmiştir. Kitap Selçuklu devletinin ismini aldığı Selçuk Bey'in babası olan Dukak'ın Oğuz Yabgu Devleti içindeki konumundan bahsederek başlıyor ve Selçuk Bey'in Oğuz Yabgu'su ile ters düşüp maiyeti ile birlikte Yengikent yöresinden Cend'e göçü ile devam ediyor. Zaten Selçuklu tarihi de böylece başlamış oluyor.
208 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Malazgirt Savaşı'nı bütün detaylarıyla, çeşitli kaynakların farklı değerlendirmelerini içeren bir kapsamda okuyucuya sunan bir eser. Savaş öncesi, savaş esnası ve savaş sonrasında olan bitenleri tarihi kaynaklardan derleme ile okuyor ve her rivayeti görme imkanı bulabiliyorsunuz. Beni rahatsız eden nokta, yazarın uydurma kelimeleri (sal-sel ekleri içeren ifadeler) çok sıklıkla kullanması oldu. Genel itibariyle tavsiye ederim.
280 syf.
Bu yazarın başka bir kitabını okumadığım için onu çok tanımıyorum. Kitabı alırken düşüncem ise ,"kayıp" kelimesine nazaran, farklı bir tarih düşüncesini içeriyor görünmesiydi. Fakat öyle değil. Sürekli tekrar edilen, belki de çoğu yeri yanlış olan, bir İslam tarihi var. Üstelik tezlerine dair kaynaklar da belirtilmemiş. Dolayısıyla tavsiye edebileceğim bir kitap değil.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Alican
Unvan:
Türk Yazar-Gazeteci-Öğretim Görevlisi
Doğum:
Trabzon
Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğdu. 2007 yılında Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 2012’de aynı üniversitenin sosyal bilimler enstitüsüne sunduğu Bir Ortaçağ Şehri Olarak Meyyâfârikîn (Silvan) başlıklı teziyle doktor unvanını aldı. Çeşitli gazete, dergi, ve internet sitelerinde makale, çeviri, eleştiri ve yorum yazıları yayınlandı. Akademik bir yayın olan Tarih Okulu Dergisi’nin genel yayın yönetmenliğini de yürütmekte olan yazar, Adıyaman Üniversitesi’nde öğretim üyesi.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 93 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 78 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.