·
Okunma
·
Beğeni
·
79
Gösterim
Adı:
Sen
Yazar:
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758663583
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Sen de kendini her zaman güçlü sanıyorsun değil mi? Kendine bir misyon yüklüyorsun hayatın ve insanların karşısında, çok güveniyorsun. Oysa senin kendine yüklediğin misyonun zerre kadar önemi yok; hayatın sana ne misyon yüklediğidir asıl olan. Daha kendini tanımadan, bir kez olsun içsel bir yolculuğa çıkmadan herkesi bir bakışta tanıdığını ve çözdüğünü düşünüyorsun, öyle değil mi dostum? Oysa sen bir gün bile nayatın zorluklarına göğüs geremedin. Hep kolay olanı seçtin. Hep kaçtın hayattan. Öylesine kaçtın ki, kenine en uzak noktadasın. Hayata iradi olarak müdahele etmekten acizsin. Şimdiyi yaşamıyorsun, ölü bir geçmişin küllerinde dolaşıyorsun sürekli, ama unutma sen Anka kuşu değilsin korkuyorsun ki, kazandığını sandığın şeyler... öldürüyor seni, farkında bile değilsin... Öyle bir çekilmişsin ki kabuğuna, orada ölüp gideceksin, kendi yoksulluğunda...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu coğrafya insanı genelde, " seçmemeyi seçmek" cesaretinden yoksundur. Toplumsal ölçekte bir aydınlanmanın yaşanmadığı özgür bireyin oluşmadığı bu coğrafyada insanlar da seçmeyi seçer.
Örneğin hepsini denediği ve hiçbir umudu olmadığı halde, defalarca denediği partilere oy vermeyi sürdürür. Ve tercihini hep seçmekten yana yapar. Bu partilerin hiçbirini seçmemeyi, yani seçmemeyi seçmeyi bir an olsun aklına getirmez.
Belkemiksiz bir anlayış egemendir toplumda. Bu anlayış kendisini "kötünün iyisi", "hiç yoktan iyidir" vb... gibi sözler açığa vurur.
Bu belkemiksiz anlayış, seçeneklerden birini tercih etme, - kolay olanı- ve yetinme felsefesi üzerinde şekillenmiştir.
İnsan, her zaman iki kötü seçenekten birisini tercih etmek zorunda değildir. Böyle durumlarda, zor olan, şeçmemeyi seçmektir. Seçmemeyi seçmek, bir kaçış değil, bir mücadele biçimidir. Bu coğrafyada, seçmemeyi seçmek, reddetme kültüründen geçer.
Seçmemeyi seççtiğimiz gün biraz daha özgürlüğe yakınlaştığımız gün olacaktır.
Erol Anar
Sayfa 174
Birisine yardım olarak bir davranışı, birkaç kez tekrarlarsanız bu iş sizin göreviniz olmuştur.
Erol Anar
Sayfa 124 - Chiviyazıları
İnsanın kendisine bakması kolay değil ki..Uçurumdan aşağıya bakmak gibi bir şey bu.
Erol Anar
Sayfa 63 - Chiviyazıları
Bukowski bir kitabında, " Bu dünyaya iyi bir yazar beş yüz yılda bir gelir. Ve ben o değilim. " der. Dostoyevski ise, bu dünyaya beş bin yılda bir gelen yazarlardandır.
Erol Anar
Sayfa 13 - Chiviyazıları, 1. Basım, 2003
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, nesnelere insan ilişkilerinden daha fazla değer biçiyoruz. Kapitalist sistemde, insan da metaya dönüştürülmüştür. Hatta bu sistemde insan bir vidadır, basit bir nesnedir. Kendi hayatına iradi müdahale etmekten uzak olduğu gibi, toplumsal hayata da ilgisizdir.
Kırk yıllık bir dostluğu bile, işlevini yitirmiş bir nesne nedeniyle gözümüzü kırpmadan bozabiliyoruz. Bir dostumuza bir nesneyi ödünç veriyoruz, o nesneye en küçük bir zarar geldiğinde açıyoruz ağzımızı, yumuyoruz gözümüzü. Ve dostluğumuz son derece ucuz bir nesneden daha değersiz bir hale düşürüyoruz.
Erol Anar
Sayfa 23 - Chiviyazıları
Yarışmalar toplumuna dönüştük. Öyle bir insan tipi yaratıldı ki, köşeyi en kısa yoldan nasıl döneceğini düşünüyor ve buna ulaşmak için, kendi içinde var olan o birkaç gram değeri de ayakları altında çiğniyor. Artık insanlar özel hayatlarını pazarlıyor ( satmaya başladı).
Erol Anar
Sayfa 48 - Chiviyazıları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sen
Yazar:
Baskı tarihi:
Temmuz 2013
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758663583
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Chiviyazıları Yayınevi
Sen de kendini her zaman güçlü sanıyorsun değil mi? Kendine bir misyon yüklüyorsun hayatın ve insanların karşısında, çok güveniyorsun. Oysa senin kendine yüklediğin misyonun zerre kadar önemi yok; hayatın sana ne misyon yüklediğidir asıl olan. Daha kendini tanımadan, bir kez olsun içsel bir yolculuğa çıkmadan herkesi bir bakışta tanıdığını ve çözdüğünü düşünüyorsun, öyle değil mi dostum? Oysa sen bir gün bile nayatın zorluklarına göğüs geremedin. Hep kolay olanı seçtin. Hep kaçtın hayattan. Öylesine kaçtın ki, kenine en uzak noktadasın. Hayata iradi olarak müdahele etmekten acizsin. Şimdiyi yaşamıyorsun, ölü bir geçmişin küllerinde dolaşıyorsun sürekli, ama unutma sen Anka kuşu değilsin korkuyorsun ki, kazandığını sandığın şeyler... öldürüyor seni, farkında bile değilsin... Öyle bir çekilmişsin ki kabuğuna, orada ölüp gideceksin, kendi yoksulluğunda...

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • bhmflzf

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0