Yazar harika bir konu yakalamış. Belkide bunu büyük ustalıkla da yazmıştır. Ama benim okuduğum kitap Nobel ödüllü bir yazarın yazım şekli kesinlikle olamaz. Çünkü bu kadar saçma sapan ve basitçe cümleler kurulmaz, konu bütünlüğü bozulmaz, kitap neredeyse bir çocuk kitabı haline getirilmez. Aksi takdirde o ödülü adama vermezler. Bana göre kitap hem Türkçeye çevrilirken hem de baskısı yapılırken adeta katledilmiş ve gerçekteki halinden uzaklaştırılmış gibi geliyor.
Eğer gerçekten durum böyleyse ; bu, önce yazarın sanatına sonra da okuyucuya yapılan büyük saygısızlık demektir. Ama yazarın yazım şekli aynen bu şekilde ise o zaman diyebileceğim bir şey yok tabiiki.
Neyse biz konumuza dönelim. Kitap 1907 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış olan Rudyard Kipling'in okuduğum ilk eseri. Yazar kitapta, yetim ve öksüz, hayatta hiç kimseleri olmayan, biri kız ( Maisie ) bir erkek (Dick ) iki çocuğun bir bakıcı kadının yanında yollarının kesişmesiyle başlayan hikayelerini anlatıyor. Çocuklar bu birliktelikten bir süre sonra mecburen ayrılıyorlar.
Yıllar sonra tesadüfen tekrar karşılaşan bu çocuklar artık büyümüşler ve her ikisi de iyi birer ressam olmuşlardır. İşte kitapta esas anlatılan bu iki kişinin bundan sonraki dramatik hikayesi. Daha doğrusu Dick'in dramın da, dramın üzerine geldiği yaşam hikayesi desek daha yerinde bir deyim olur.
Maalesef incelememin ilk paragrafında yazdığım sebeplerden dolayı yazar hakkında çok fazla fikir sahibi olamadığım için yorum yapamıyorum. Eğer diğer kitaplarını bir gün okuma fırsatı bulabilirsem belki o zaman yazarın yazım şekli ve uslubu hakkında fikir sahibi olup yazabilirim. Veya yazarın diğer kitaplarını okuyan arkadaşlar varsa onlar bu konuda bizi aydınlatabilirler.
Güzel ve dramatik bir hikayeydi. Keşke daha net ve düzgün
Sevgi BağıRudyard Kipling · AltınPost · 201339 okunma
Ailesinden hayatta kalan kimse olmadığı için bakıcı bir kadın tarafından yetiştirilen bir genç oldukça zorlu geçen bir çocukluk
Bu dönemin belki de tek güzel hatırası, onunla aynı şekilde o eve yerleştirilmiş olan Maisie ilerleyen yıllarda derin ve güçlü bir aşka dönüşecek olan arkadaşlığı
Bir kader ortaklığı
Hayatın ona farklı çizdiği farklı yollar
Resim yeteneğini geliştirmek için gittiği Sudan'da savaşın ortasında kalışı ona çok değerli bir dostun yanı sıra yaptığı savaş resimleriyle de büyük başarı kazandırır.
Fakat hayat, her zamanki gibi, hep aydınlık değildir. Hele çöken karanlık, bir ressam için en değerli varlık olan gözlerini elinden alıyorsa
Kör bir ressam hayatını nasıl devam ettirir? Ya sevgilisi maisie ? O bu hikayenin neresinde ? Nasıl bir sürprizle karşımıza çıkacak ve bizi nasilhic beklemedigimiz sonlara doğru götürecektir ?
Sevgi BağıRudyard Kipling · AltınPost · 201339 okunma
Joseph Rudyard Kipling, ( d. 30 Aralık 1865 Bombay, Hindistan - ö.17 Ocak 1936 Londra). İngiliz şair, roman ve hikâye yazarı.
Altı yaşına geldiği zaman, Hindistan'ın ikliminin İngiliz çocuklarının sağlığına iyi gelmeyeceğini düşünen anne ve babası onu İngiltere'de yaşayan bir ailenin yanına gönderdi. Küçük Kipling'in bu ailenin yanında geçirdiği altı yıl, bedensel ve zihinsel baskılarla doluydu. Sonunda gerçek anne ve babası onu bu eziyetli yaşamdan kurtarıp, Devon'daki bir yatılı okula gönderdi.
İlk tahsilini İngiltere'de yaptıktan sonra Hindistan'a döndü. Lahor'da gazeteciliğe başlayıp, genç yaşta yazıları ile kendini kabul ettirdi.
1889'da İngiltere'ye dönüp Londra'ya yerleşti. İngiliz dilini ustalıkla kullanması, Hindistan'daki hayatı yazılarında konu alması, romantizmle, realizmi birleştirmeyi başarması ona 1907 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülünü kazandırdı.
İki kez şövalyelik ödülüne layık görüldüğü halde kabul etmedi.
Kipling çocuklar için birçok kitap yazdı. Tüm yazılarında hayata ve insanlara duyduğu bağlılık ve hayranlığı hissettirmeyi bildi. Yarattığı tiplemeler ve öyküler sayesinde, insan yaşamının en derin öğelerini bir portre gibi betimlemeyi başardı.
'Cengel Kitabı' ilk kez 1894 yılında yayımlandı. Bir yıl sonra da öykünün devamı geldi. Bu kitaplar Maugli'nin tiplemesini ve maceralarını günümüze değin en güzel şekilde taşıyan örnekler olarak kabul edilir.
Fil Tomai, Ayı Balo, Kara Panter Bagera, Kaplan Sirhan ve Hint Faresi Riki-Tiki-Tavi unutulmaz tiplemelerinden birkaçıdır.
Şiir ve romanlarının yanında zamanın en usta hikâyecisi olarak tanınan Kipling, küçük hikâye sanatını çok iyi biliyordu. Hayatını yazı yazmakla geçiren İngiliz hikâyecisi 1936 yılında Londra'da öldü.