Babil Kitaplığı'nın en vasat kitabı olabilir. Anlatım kopuk, konu dağınık çok zorlandım ve kitabı sevmedim. Dilek Evi öyküsü bir nebze başarılıydı ama bir nebze diyorum bakın. :)
Benim okuma amacım kendime koyduğum ve etkinliğe dönüştürdüğüm "Her Ay Bir Nobelli Yazar Okuma" hedefimde bu ayın yazarının Kipling olmasıydı. #48293473
Yazarın Orman Kitabı 'nı da okudum ama Mowgli dışındaki hikayeleri yine sarmadı pek. Yani Kipling'e buradan bizimla deyılsığn diye seslenmek istiyorum.
Zaten sinir olunası fikirleri de varmış zamanında... Kadınların seçim hakkının olmaması gerektiği, sömürgeciliğe hak vermesi gibi... Sanırım nobel ödülünü de İngiliz sömürgeciliğine olan hayranlığı sebebiyle verdiler. Belki de bu benim önyargımdır. (Bkz.Orhan Pamuk nobeli Ermeni soykırımı yapıldı dediği için aldı.) Sömürge yanlısı olması sebebiyle toplumdan dışlanmış ki nasıl dışlamasınlardı.
Biyografisinde yazan "Eserlerinde ilk göze çarpan özellik mizahla korku ve dehşeti birbirine büyük bir ustalıkla bağlamasıdır. Kiphnglin okurları gülmek ve korku hislerini ayın anda duyar. " cümlelerine maalesef katılamıyorum, merak bile hissedemedim, hiç bir şey hissedemedim. Tabi orjinal dilinden okumuyoruz bu da bir etken olabilir. Ya da şiirleri çok iyidir ama öykücü olarak kötüdür. Neyse sonuç olarak şahsen okumasanız da pek bir kaybınız olmaz. :))
Borges’in Babil Kitaplığı okumasının beşinci ayı ve dokuzuncu kitabı Dilek Evi. Size bu kez kitapta bahsedilen konulardan çok yazardan söz etmek istiyorum.
Britanya Himdistanı’nda doğar ve altı yaşına geldiği zaman, Hindistan’ın ikliminin İngiliz çocuklarının sağlığına iyi gelmeyeceğini düşünen anne ve babası onu İngiltere’de yaşayan bir ailenin yanına gönderir.
Küçük Kipling'in bu ailenin yanında geçirdiği altı yıl, bedensel ve zihinsel baskılarla doludur. Sonunda gerçek anne ve babası onu bu eziyetli yaşamdan kurtarıp, Devon'daki bir yatılı okula gönderir. Kipling’in yaşamı daha çocukluktan zorlukla ve yalnızlıkla geçer ve bu da yapıtlarına yansır.
İngiliz dilini ustalıkla kullanması, Hindistan'daki hayatı yazılarında konu alması, romantizmle, realizmi birleştirmeyi başarması ona 1907 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırır.
Kipling çocuklar için birçok kitap yazar. Borges’ e göre onun diğer başarılı yazarlar sınıfında görülmemesinin en büyük nedeni çocuk kitapları yazmış olması ve Britanya İmparatorluğu’nun savunucusu olmasıdır. Tüm yazılarında hayata ve insanlara duyduğu bağlılık ve hayranlığı hissettirmeyi bilir. Yarattığı tiplemeler ve öyküler sayesinde, insan yaşamının en derin öğelerini bir portre gibi betimlemeyi başarır.
Şiir ve romanlarının yanında zamanın en usta hikâyecisi olarak tanınan Kipling, küçük hikâye sanatını çok iyi bilir.
Peki bu kadar güzel anlatılan bir yazar neden beni etkilemedi bilmiyorum. Öykülerinde tüm seriye hakim olan doğaüstü olaylar mevcut ve bunu okura yavaş yavaş sunar. Doğaüstü olayların olması dışında haksız tanım kullanmak istemiyorum ama sıradandı. Bişeyler verilmek istemiştir ve ben anlamamışımdır diyorum ama günlük olayları
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
Kipling her zaman yalnız bir adamdı. Başşairlik payesine erişmek istemedi, çünkü böyle bir onur kazanmanın hükümeti eleştirme özgürlüğüne engel olacağından korktu. Dilek Evi, " okumasanızda olur " tarzında bir kitap. Kötü bile diyebilirim.
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
Babil Kitaplığı serisinin bu ayki yazarı, Rudyard Kipling oldu.Rudyard Kipling, 1907 yılında Nobel Edebiyat ödülünü kazanmış. Bu ödüle en genç yaşta sahip olan yazar olmuş.
Bombay doğumlu Rudyard Kipling, Hint kültürünü de yakından tanımış.Dilek Evi’nde yer alan öykülerden biri olan Sahipler Savaşı’nın arka planında Birinci Dünya Savaşı’nın Hindistan cephesi yer alıyor.Bu öyküyü anlamakta oldukça zorlandım.Genel olarak öykülerde bütünlük sorunu hissettim.
Rudyard Kipling çocuk kitapları ile tanınıyor.Ülkemizde de çocuk kitapları okuyucu ile buluşmuş.Başka bir kitabını bulup yeni bir okuma deneyimi yaşayabilir miyim,bilmiyorum.
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
Hayatım boyunca okuduğum en kötü öykü derlemesi................................................................................................................................
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
#borgesinbabilkitaplığı nın 9.kitabı
.
Yine #jorgeluisborges in önsözüyle başlıyor kitap ve önsözden bazı bölümleri paylaşmak istiyorum. Böylece yazar hakkında biraz bilgi edinmiş oluyoruz. #rudyardpling
İngiliz şair, romancı ve öykü yazarı 30 Kasım 1865'de Bombay'da doğdu, 18 Ocak 1936'da Londra'da öldü. 1907 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.
Yazarlar, genellikle yapıtlarından çok düşüncelerinden, hem de en yüzeysel olanlarından yola çıkılarak yargılanırlar. Kipling her zaman yalnız bir adamdı. Onun için makamın bir anlamı yoktu. Bu yüzden hükümeti eleştirme özgürlüğü elinden gitmesin diye Başşairlik payesini istemedi. Imgelem gücü, ince ustalığı, seslerin inceliklerini sezebilme yeteneği, sözcükleri ekonomik bir biçimde kullanışlı ve dürüstlüğü aynı derecede takdire değer özellikleridir. Bir çok öyküsünde, Poe'nun öykülerinden farklı olarak, yavaş yavaş ortaya çıkan doğaüstü konuları işledi.
Kitap 5 öyküden oluşuyordu. Bundan önce okuduğum 8 kitabın aksine bu kitabı okurken, anlam ve kavram karmaşası yaşadım. Kitabın içine giremedim. En sevdiğim öyküler ;
Dilek Evi
Bahçıvan oldu.
Bu seçkiyi okuduğum için çok mutluyum. Okuyun ve okutun.
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
muhteşem edisyonunun hatrına zorlasam da pek tat alamadım. Kitabı oluşturan 5 kısa öykünün de aşırı dağınık bir anlatımı var. Ve sanırım çeviri ciddi mana da yetersiz. Neredeyse hiç bir şey anlamadım. Serinin 33 kitabını da tamamlamayı düşünüyordum ama vazgeçtim. Siperlerin Madonnası gibi harika isimli bir öykü var ama içi aynı oranda boş. Ya da ya aktarımda ya benim algımda bir sıkıntı var. Kimbilir belki de sadece ten uyuşmazlığıdır.
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
Jules Verne ve Robert Louis Stevenson’dan başka, Orman Kitabı adlı eseri sayesinde çocukluğumun en hayranlık duyduğum yazarlarından biri de Rudyard Kipling olmuştur.
Hindistan’da doğmuş olmasından dolayı, doğu edebiyatının izlerini taşıdığı açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Doğanın tüm güzelliklerini berrak bir dil ve doğu edebiyatına ait süslü cümlelerle donatması, okuyucuya her daim mistik bir keyif katmaktadır.
1907 Nobel Edebiyat Ödülü’nü alması, yeteneğini hayli hayli doğrulamaya yetmiş; büyükten küçüğe her yaşa hitap eden ve her okuyanı büyüsü altına almayı başaran Orman Kitabı da bu hak edişin en büyük kanıtı olmuştur.
Doğaya olan bu düşkünlüğü aslında onu romancı veya öykücüden ziyade, daha çok bir şair havası ile tanımamıza sebep olmuştur. Özellikle “Eğer” ve Ecevit’in özenle çevirdiği “Adam Olmak” şiirleri ile şairlik yeteneğini gözler önüne sermesi, öykücü kimliğini bir nebze de olsa geride bırakmıştır.
Babil Kitaplığı Serisi’nin 9’uncu kitabı olarak basılan Dilek Evi, Borges’in özenle seçtiği ve toplam 5 öyküden oluşan bir kitaptır. Önsözünde Borges’in de belirttiği gibi, benim için de en etkileyici öykü Bahçıvan’dı. Fantastik konulardan daha çok gerçek hayata yakın görünen bu öyküler açıkçası beklentimin biraz altında kaldı (Bahçıvan adlı öykü hariç). Orman Kitabı’nın büyüsünden dolayı beklentimi yüksek tutmuş olma ihtimalim de elbette mevcut.
Bir de kitap kapağına takıldım ve o resme öykülerle alakalı herhangi bir anlam biçemedim. Oysa ki canımız ciğerimiz Dost Kitabevi baskısındaki kapak resmi tam da Dilek Evi öyküsüne hitap eden bir resim olmayı ne de güzel hak etmiş.
Tekrar Bahçıvan öyküsünü tenzih ederek kitabı ortada bir kararla değerlendirmek istiyorum. Ne yerilesi, ne övülesi; ama okumaya değer...
Sevgiyle...
Bir sürü yazım yanlışindan sonra bırakmak zorunda kaldım.Belki de yazarın dili o şekildedir.Ancak hiç sıcak da değil anlatımı.Artik kitap ayırt etme seviyesine geldim.Elestiri seviyesinin yakınında olduğumu hissediyorum.Çok mutluyum ;)
Dilek EviRudyard Kipling · Kırmızı Kedi Yayınları · 2016161 okunma
Oldukça ince bir kitap olmasına rağmen çok fazla manga okumaktan 5 6 günde bitirmek zorunda kaldığım bir kitap oldu .Babil kitaptan başka bir öykü kitabı Dilek evi .Kitap ismini kitapta yer alan ilk öyküden alıyor toplamda 5 veya 6 öykü barındıran kitap orta seviyedeki öyküleri içeriyor. Okumayı düşünüyorsanız beklentiniz çok yüksek olmasın .Kitapta özellikle dilek evi ve bahçıvan öyküleri bir tık daha iyi
Kitapla kalın
Dilek EviRudyard Kipling · Dost Kitabevi · 2005161 okunma
Joseph Rudyard Kipling, ( d. 30 Aralık 1865 Bombay, Hindistan - ö.17 Ocak 1936 Londra). İngiliz şair, roman ve hikâye yazarı.
Altı yaşına geldiği zaman, Hindistan'ın ikliminin İngiliz çocuklarının sağlığına iyi gelmeyeceğini düşünen anne ve babası onu İngiltere'de yaşayan bir ailenin yanına gönderdi. Küçük Kipling'in bu ailenin yanında geçirdiği altı yıl, bedensel ve zihinsel baskılarla doluydu. Sonunda gerçek anne ve babası onu bu eziyetli yaşamdan kurtarıp, Devon'daki bir yatılı okula gönderdi.
İlk tahsilini İngiltere'de yaptıktan sonra Hindistan'a döndü. Lahor'da gazeteciliğe başlayıp, genç yaşta yazıları ile kendini kabul ettirdi.
1889'da İngiltere'ye dönüp Londra'ya yerleşti. İngiliz dilini ustalıkla kullanması, Hindistan'daki hayatı yazılarında konu alması, romantizmle, realizmi birleştirmeyi başarması ona 1907 yılındaki Nobel Edebiyat Ödülünü kazandırdı.
İki kez şövalyelik ödülüne layık görüldüğü halde kabul etmedi.
Kipling çocuklar için birçok kitap yazdı. Tüm yazılarında hayata ve insanlara duyduğu bağlılık ve hayranlığı hissettirmeyi bildi. Yarattığı tiplemeler ve öyküler sayesinde, insan yaşamının en derin öğelerini bir portre gibi betimlemeyi başardı.
'Cengel Kitabı' ilk kez 1894 yılında yayımlandı. Bir yıl sonra da öykünün devamı geldi. Bu kitaplar Maugli'nin tiplemesini ve maceralarını günümüze değin en güzel şekilde taşıyan örnekler olarak kabul edilir.
Fil Tomai, Ayı Balo, Kara Panter Bagera, Kaplan Sirhan ve Hint Faresi Riki-Tiki-Tavi unutulmaz tiplemelerinden birkaçıdır.
Şiir ve romanlarının yanında zamanın en usta hikâyecisi olarak tanınan Kipling, küçük hikâye sanatını çok iyi biliyordu. Hayatını yazı yazmakla geçiren İngiliz hikâyecisi 1936 yılında Londra'da öldü.