Şeytani plan, polisiye türünde olmasına rağmen klasik bir "katil kim ?"anlatısının ötesine geçen merkezine bir hırsızlık olayını alan sürükleyici bir romandı.
Olay örgüsü sade ama merak duygusunu
diri tutacak şekilde ilerliyor. Kitabı ,benim için özel kılan unsur ise yazarın betimlemeleri oldu özellikle karşılıklı diyaloglarda karakterlerin ruh hallerinin beden dillerine yüz ifadelerine ve küçük hareketlerine yansıtılması oldukça başarılı. Dolayısıyla bu durum sayesinde karakterler daha gerçekçi hissetmemi sağladı. Anlatım dili akıcı olduğu için kitap su gibi aktı ve okurken temposu hiç düşmedi polise seven ama aynı zamanda karakterlerini güçlü betimlemeler arayan okurlar için keyifli bir eser olduğunu düşünüyorum.
Zengin bir aile olan Monreo ailesi ailenin anne babasının ölümünden herşey satılmış ailenin tek cocuğu rylee yalnız ve parasız kalmıştır. Geçimini sağlamak için zengin ailelerin köpeklerine bakıcılık yaparken bu evlere bir hırsız dadanır tabi tek şüpheli rylee 'dır. Gazeteci Logan olayı araştırmaya başlar ve çalınan eşyaların Monreo ailesine ait olduğunu öğrenir işte şeytani plan burada devreye giriyor sizce rylee mı suçlu yoksa olayın arkasında başkası mı var ?
Kesinlikle Tek kelime ile mükemmel bir kitap 2 günde bitirdim ve elimden bırakamadım merak içinde açtım bir sonraki sayfayı Kesinlikle okumayı isteyeceğiniz sürükleyici akıcı bir kitap
Bu kitabı nerden nasıl aldım hiç hatırlamıyorum. Kitaplığımda görünce bir şans vereyim dedim kendisine. Zira kitabın adı ve kapağı insanda okumama istediği uyandırıyor. Büyük ön yargılarla başladığım kitap sayfalar ilerledikçe beni kendisine çekti. Bazı yerleri fazla durağan olsa da film tadında bir kitaptı. Kitabı bitirdikten sonra yaptığım küçük bir araştırmayla kitabı iki kişinin yazdığını öğrendim.(Kapakta sadece tek bir yazar ismi var.) Bu beni birazcık şaşırttı çünkü kitapta herhangi bir kopma vs. yoktu. Öğrendiğime göre erkek şahsı bir erkek yazar (Mark Bertrand), kadın şahsı da bir kadın yazar (Deeanne Gist) yazıp betimlemiş. Konusundan kısaca bahsedecek olursam Robin Hood lakaplı bir hırsız varlıklı insanların evine girip diğer eşyalara nazaran az değerli eşyaları çalıp bu eşyaları vakıflara, kiliselere bağışlıyor. -Robin Hood adı da oradan geliyor zaten.- Soygunların artmasıyla olaya dedektifler ve gazeteciler de dahil olunca iş daha ciddileşiyor ve herkes hırsızı bulmak için seferber oluyor. Olaylar bu şekilde ilerliyor ve tabiki hırsız hiç beklemediğiniz biri çıkıyor.:D Olur da denk gelirseniz okunabilecek çerezlik bir polisiye kitabı. Tavsiye eder miyim, orası meçhul.
Polisiye ve gerilim dolu kitapları hep çok seven bir okur oldum. Bu kategori içinde, hayatımda okuduğum en etkileyici 10 kitap arasına girmez. Fakat yine de kısa bir zaman içinde bitirdim. Konusu çok etkileyici ve ilginç değil ama yine de akıp gitti.