''Shogun, daha ilk sayfasından itibaren aksiyon ve heyecanın en üst safhalarda olduğu, yarattığı atmosferle beni her an hikayenin içinde tutan, her defasında bir sonraki sayfasını merakla çevirdiğim bir roman oldu.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, yazarın kalemine hayran kaldım, yazar olağanüstü üslubu ile romanı o kadar akıcı bir şekilde yazmış ki çoğu zaman sanki olaylar yanı başımda oluyor ve ben de izliyormuşum gibi hissettim.
Hikayemizde Japonya'dayız. Japonya, liderleri Taiko öldüğü için karışıklık içindedir. Daimyolar (derebeyler) arasında bir güç savaşı yaşanmaktadır. Bu tür iç kargaşalar yaşanırken, İngiliz bir kılavuz kaptan olan Blackthorne'un gemisiyle birlikte Japonya kıyılarına vurmasıyla hikayemiz başlar.
Japonlar kendi ülkeleri dışından olan insanlara ''Barbar'' demektedir. Uzun yıllardır ticaret yapılan ülkeler olan İspanya ve Portkez için Japonya iyi bir pazar haline gelmiştir. Ayrıca rahipler Hırstiyanlığı da yaymıştır. Yapılan birçok ticari ilişkide kilisenin etkisini, siyasetin gücünü görüyoruz.
Yazar roman boyunca, Japon kültürü, özellikle de Samuray'lar ile ilgili oldukça ilginç bilgiler de veriyor okurken ben çok etkilendim bu bilgilerden, eminim okuyan birçok kişi de etkilenecektir.
Son olarak, Shogun fazla sayfa sayısı (773 sayfa) olmasına rağmen kendini hiç sıkmadan okutan çok akıcı bir romandı, neredeyse sıkıldığım tek bir an bile olmadı desem abartmış olmam sanırım.
Kesinlikle öneridir. ''