Berger & Blom. Vay vay vay. Farkında olmadan yeni bir seriye başlamışım. Hem de ilk kitaptan.
Kitapla ilgili ilk söylemek istediğim şey çevirisinde sorun var. İsveççe çevirmenleri yeterince başarılı değil. Bu konuyla ilgili acilen bir çözüm bulunmalı. Ya da belki de İngilizceden Türkçeye çevirisi yapılmalı. Çünkü kesin olan bir şey varsa o da İsveççenin zor bir dil olması. Hangi yayınevinden okursam okuyayım İsveççenin çevirisi gerçekten kötü oluyor. Onun dışında kitap gayet akıcı sonu gayet güzel. Olay örgüsü gayet başarılı. Hele o sonu yok mu? Gerçekten çok kritik bir yerde bırakılmış. Seri olduğu sonuna kadar hissediliyor. Zaten çok sevdiğim bir yazar olduğu için Dahl’a kıyak geçtim. Bu zamana kadar okuduğum tüm kitaplarını beğenmiştim, bunu da beğendim. Bu kitabı polisiye seven tüm kitapseverlere tavsiye ediyorum. Özellikle seri katil polis kovalamacasını seven herkes bu kitabı sever. Bu seriyi sonuna kadar okuyacağım.
Severek okudum elimde 2 kitabı var 2.sinide heyecanla okuyacagım tek sorun 3.kitabı elimde yok ve bu seri birbiriyle baglantılı mutlaka 3 tanesi birden okunmalı
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bundan önceki kitapları kampanyadan almış, okumaya fırsatım olmamıştı.
Yazarı biraz araştırınca Arne Dahl'in İsveç’in önde gelen polisiye yazarlarından biri olduğunu ve 2004 yılında Danimarka Polisiye Yazarları Akademisi Ödülü’nü, 2005 ile 2006 yıllarında ise Alman Polisiye Yazarları Ödülü’nü almış ayrıca bu iki ödüle birden layık görülen tek İskandinav polisiye yazarıymış. 2007’de Reader’s Digest’te Avrupa’nın en iyi polisiye yazarı seçilmiş; 2007’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Özel Başarı Ödülü ile 2011’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Yılın En İyi Kitabı Ödülü’nü kazanmış. Ayrıca romanları 20’nin üzerinde dile çevrilmiş.
Bunca ödül almış bir yazarın kitabını elinize alıp okumaya başlarken insan ne çok heyecanlanıyor di mi...
Peki ben okurken niye bu kadar yoruldum? Sürekli esneme modunda, dayan şimdi hareketlenecek diye diye kitabı bitirdim. Sanki sırtımda bir yük, ağır ağır çıktım merdivenden. Yok sevemedim, o kadar sıkıldım ki bundan önceki kitapları da okumayı düşünmüyorum...
Kitap, milyon kere seyrettiğimiz bir Netflix dizisinin senaryosu gibi. Sanki uğraşsak -yoğun kar ve kış tasvirleriyle süsleyerek- rahat bir İskandinav polisiyesi yazabilirmişiz gibi geliyor, bitmeyen çocukluk travmaları, zorbalıklardan seri katillere dönüşümler. Bir de bu kitaba özel olarak, bazı sahne tasvirlerini anlamakta zorlandım, "2 ahşap dikmenin arasındaki birbirine paralel zincirlerin ortasındaki halkalar" ( uydurdum burasını ama aşağı yukarı böyle) Kitabı yarım bıraktığım için bu kadar yazabiliyorum. Belki sonu şaşırtıcı biçimde iyidir ama yazar kitabın ortalarında da bir kaç ters köşe denemesi yaptığı için sona pek bir şey kalmadı sanıyorum.
Daha önce okuduğum üç kitaptan oluşan seriye nazaran dana akıcı ve sürükleyici bir roman. Tek dikkatimi çeken şey ise roman bitene kadar habire yağmur yağdı.
Konu güzel, işleyiş güzel, kafa karıştıracak fazla ayrıntı yok, bir sayfa sonrasını merakla çeviriyorsunuz. Bir kaç yerde "tamam olayı çözdüm" derken yazar sizi ustaca ters köşe yapıyor ve siz içinizden "inanamıyorum" diyorsunuz. Polisiye sevenlerin zevkle sıkılmadan okuyacağına inanıyorum. Finalde sizi ister istemez serinin ikinci kitabını okumayı mecbur bırakan akıllıca bir kurgu sizi bekliyor. Ben başlıyorum.
Arne Dahl, ilk kez okuduğum bir yazar ve Kuzey polisiyesinin namını duymayan yoktur sanırım. Soğuk, kar, kan ve cinayet, ister istemez ilgi çeken difüzyonlar olduğunu kimse inkâr edemez. Konu kısaca şöyle; 15 yaşında bir kız kaybolmuştur ve Sam soruşturma için çağrıldığında, bu kaybolmanın bir seri katil tarafından işlenmiş bir cinayet olabileceğini düşünür. Polis teşkilatındaki hiç kimse onun teorisini kabul etmez, bu yüzden onu gençliğindeki olaylara götüren paralel bir soruşturma geliştirir.
Bu soruşturmada Molly ile yolları kesişir ve birlikte kayıp kıza ne olduğunu ortaya çıkaracaklardır.
Hikayenin dramatik bir polis operasyonunun ortasında başlaması beni rahatsız etmiyor. Olay örgüsü, direkt davanın içinde başlıyor ve kim kimdir, neye hizmet ettiğini anlamanız için biraz süre gerekiyor, ama anlıyorsunuz. Ana kahramanlar nispeten hızlı bir şekilde netleşiyor. Kitabın yaklaşık üçte birinden sonra, gizemli bir kadın soruşturmanın odağı haline geliyor, kimliği tespit ediliyor ve polis sorgusuna çağrılıyor. Hikâye değiştikçe değişiyor. Romanın çok uzun olduğu ve fazla tekrara düştüğü kısımlar konusunda yapılan eleştirileri haklı buluyorum. Bu negatif enerji, sizi uzaklaştırıyor ne yazık ki. İkinci ana karakter Molly Blom'dan bahsetmemize gerek var mı, bielemedim. Çünkü kitabın yaklaşık yarısına kadar ortaya çıkmıyor ve karakter gelişimi tamamlanmamış, çok fazla potansiyele sahip bir karakter. Elbette ters köşe son, çünkü ters köşe yazabildiğin sürece iyi bir polisiye yazarı olursun düsturu, kendini sürekli yenileyen bir yargı. Seriye devam eder miyim, emin değilim. Düşüneceğim. Polisiye sevenler sevecektir, benlik değildi açıkçası. Kitapla kalın!
Arne Dahl, İskandinavya’nın önde gelen polisiye yazarlarındandır. Kötü Kan, on kitaptan oluşan Intercrime serisinin ikinci kitabıdır; seri dünya çapında 2,5 milyon satmış ve yazarına prestijli ödüller kazandırmıştır. Yazar 2004 yılında Danimarka Polisiye Yazarları Akademisi Ödülü’nü, 2005 ile 2006 yıllarında ise Alman Polisiye Yazarları Ödülü’nü almıştır. Arne Dahl bu iki ödüle birden layık görülen tek İskandinav polisiye yazarıdır. 2007’de Reader’s Digest’te Avrupa’nın en iyi polisiye yazarı seçilmiş; 2007’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Özel Başarı Ödülü ile 2011’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Yılın En İyi Kitabı Ödülü’nü kazanmıştır. Romanları 20 dile çevrilmiştir. Serinin birinci kitabı Ölümün Sesi Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştır.
YAZARIN ALDIĞI ÖDÜLLER
2004’te Danimarka Polisiye Yazarları Akademisi Ödülü
2005-2006’da Alman Polisiye Yazarlığı Ödülü
2007’de Reader’s Digest’te Avrupa’nın En İyi Polisiye Yazarı
2007’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Özel Başarı Ödülü (tüm eserleri için)
2011’de İsveç Polisiye Yazarları Akademisi’nin Yılın En İyi Kitabı Ödülü