Şiir Sanatı, farklı yazar ve şairlerin şiir hakkında değişik görüş ve anlayışlarını içeriyor. Bu kitap, şiir sanatına dair ezber bozan yorumlar, yaratıcı fikirler ve özgün düşüncelerle dolu.
İlk sorumuzla başlayalım: Şiir nedir? Bize şiiri yıllarca nasıl anlattılar? "Duyguların dizelere dökülmüş hâli" mi dediler, yoksa "Ölçülü, kafiyeli söz sanatı" mı? Bu tanımlar, şiirin özünü tarif etmede yeterli mi sizce?
Kitapta; şiirin sadece kural bilgisi ve teknik uygulama becerisiyle yazılamayacağı, aynı zamanda mananın da şiirde tek başına değer taşımadığı vurgulanıyor. Çünkü şiir; ne yalnızca şekildir, ne de yalnızca anlam.
Ayrıca şiirin sadece ne olduğunu değil, ne olmadığını da öğreniyoruz. Şiirde mana aranıp aranmayacağı, biçim sorunu, şiirin gelenek ve toplumla olan ilişkisi gibi birçok konuya değiniliyor.
Beni en çok etkileyen yazılardan biri de Doğan Hızlan'ın "Şiirin Okulu Olur mu" yazısı oldu. Yazıda İskender Pala'nın "şiir lisesi" görüşü yer alıyor. Pala, sadece şiir öğreten bir lisenin açılması gerektiğini söylüyor. Biraz şairane bir dilek olsa da fazlasıyla ilham verici.
Tamamen akademik bir kitap olmadığı için herkese hitap edebileceğini düşünüyorum. Şiire dair kapsamlı bir inceleme sunuyor. Üslubu gayet sade ve anlaşılır olsa da zaman zaman eski kelimelere yer verilmiş, fakat cümleleri anlamaya engel olmuyor.
Kitapta altı çizilecek o kadar çok cümle, o kadar çok paragraf var ki... Okurken şiire dair düşüncelerinizin değişeceğini, zihninizde bambaşka ışıkların yanacağını düşünüyorum.
Birçok şair ve yazarın gözünden, şiire dair kapsamlı incelemelerin yapıldığı bu kitabı; şiire ilgi duyanlar, şiir okuyanlar, şiir yazmak isteyenler ya da şiir yazanlar mutlaka okumalı.
ALINTILAR
"Hakikatte resim, musiki, heykel, şiir hepsi birdir. Şiiri seven, şiiri tercih