Saint-John Perse şiirlerinde doğayla bütünleşir, bireyselliği bir kenara bırakır. Bazen bir çocuk olup, "Çekmeyin saçımı öyle, tiksiniyorum sizden. Bir böcek beni bekliyor," der. Bazen de kente bakıp tek tek dilenciyi, çanları, kediyi, köpeği resmeder. Kendine büyük konular seçmez, "Bu kadarı yeterlidir," der usul usul. Ama "Kent bir çıban gibi ırmağa akıyor," dediğinde biz ustalığını da eleştirisini de anlarız. Alışıldık şiir kalıplarını yıkar, kendine özgü destansı bir anlatımı benimser. Karayipler'de Guadeloupe Adası'nda doğmuş olması, doğa ve deniz imgeleriyle dolu şiirlerine de etki etmiştir. Bir diplomat olarak dünyayı gezerken, okuyucuyu da alır yanına. Onun gözleriyle dünyayı görürüz.