Başta okurken biraz sıkıldım. Çünkü sinemaya dair akademik bir dili de içinde barındırıyor. Ancak okuyup ilerledikçe keyif almaya başladım. Vesikalı Şehir, Türkan Şoray'ın filmi olan Vesikalı Yarim'den adını alıyor. Yazar, sinemadaki kadına dair inceleme yapıyor. Kadın, şehir ve sinema üçlüsünde ilerliyor kitap. Daha doğrusu kadının şehirde ve sinemada, erkeğin bakış açısında nasıl yer edindiğine değiniyor. Açıklayıcı, bilgilendirici ve sohbet havasında nitelikli bir çalışma olmuş. Okuyalım, okutturalım...
"Vesikalı Şehir, bir kadının yaşadığı şehrin sokaklarında göğsünü gere gere, güven içinde yürüyebilmesiyle ilgili. Erkeğin şehre de yansıttığı çarpık kadınlık algısından nasıl kurtulabileceğimizle ilgili. Ya da şöyle sorabiliriz: Erkek, kendi korkularıyla hesaplaşmadıkça, herhangi bir şehrin, muhafazakârlığın boğucu cenderesinden kurtulabilmesi mümkün mü?"
Feride Çiçekoğlu, ile bu ikinci buluşmamız konu "Kadın"olunca insanın ayrı bir dikkatini çekiyor , kitabın içeriği
sinemanın sessiz dönemden bugüne kadının erkek bilincindeki ikiye bölünmüşlüğü üzerine duruyor; bir tarafta evdeki kadının şefkat-anne, eş-şefkat eşlemelerine karşılık, sokaklarda dolaşan şehirli kadının seks kölesi, haz kimliğini gözler önüne seriyor yazar bu kitapta
"Vesikalı Yarim'in verdiği esinle yazdığı kitabında, şehrin suretleri ile, "kadın"ın ikiye bölünmüş kimliği arasındaki çakışmanın filmden filme nasıl sıklıkla tekrarlandığına dikkat çekiyor. Kadının ev içinde anne, eş ve şefkat hatırlatan kimliği ile sokaklarda dolaşan kadının fahişeliği, baştan çıkarıcılığı, hazzı hatırlatan kimliği arasındaki bölünme, İstanbul'un sinemadaki imgesini ele veriyor. Üstelik bu İstanbul'a özgü değil. Dünya sinemasının birçok klasiğinde, erkeğin gözünde ikiye bölünüp fetiş haline gelmiş kadın cinselliğinin şehre
yansıtıldığını
görebiliyoruz." Vesikalı Şehir
"Çünkü güneşin doğduğu ve battığı her yerde, ister şehrin kargaşasında ister çiftlik hayatının berrak gökyüzü altında, hayat aşağı yukarı aynıdır; kimi zaman acı
kimi zaman tatlıdır." Feride Çiçekoğlu
Yazılma serüveni rastlantısal bir öyküyle başlamış bu kitap okuyucuya sunduğu sinematografik çözümlemeler ve yazarın hayatını da kapsayan şaşırtıcı bilgilerle, şenlikli bir yolculuğa dönüşüyor.
Feride Çiçekoğlu, Vesikalı Şehir'in bir oturuşta, bir film seyretme süresince okunmasını dilemiş.Hikâyesini üç perdelik klasik bir dramatik yapıyla anlatmasını, aynı zamanda da kendi kurduğu yapıyı bozmasını istemiş.ilk bölüm, "Şehrin Zamanı" teknolojiyle bütünleşen şehirli kadının aileye tehdit olarak algılandığı filmleri konu alıyor.1920'lerin Metropolis'inden başlayarak Muhsin Ertuğrul'un Victor Flemming filminden uyarladığı Şehvet Kurbanı'na geçiyor.Şehrin ritminin dişi olduğuna dikkat çekiliyor.
İkinci bölüm olan, "Şehrin Eşiği"nde hem İstanbul'un esas kız olma macerasına hem de üç askeri darbeye yayılan Türkiye'nin modernleşme macerasına dikkat çekiliyor.Mehmet Muhtar'ın İstanbul Geceleri(1950), Lütfi Akad'ın Yalnızlar Rıhtımı(1959) ve Atıf Yılmaz'ın Ah Güzel İstanbul'u (1966) bu bölümün incelenen filmleri.Lütfü Akad'ın Vesikalı Yarim(1968) filminin ihlal filmi olması üzerinde durulup,Vesikalı Yarim'in Sabiha'sının aynı yıllardan Visconti, Antonioni,Varda,Pasolini ve Pakula filmlerinin sokaklarda gezen kahramanları karşılaştırılıyor. Son bölüm olan "Islak Rüyalar Şehri"nde ise 1980 darbesiyle şehrin bir intihar şehrine dönüşmesi,İstanbul'un fahişe kimliğiyle özdeşleştirilmesinin örneklerine yer veriliyor.Ömer Kavur'un Ah Güzel İstanbul'undan (1981) başlayıp, Anlat İstanbul'a uzanıyor.Reha Erdem'in Korkuyorum Anne filminin incelemesiyle son buluyor kitap.
Sinema severlere özellikle tavsiye ederim bu kitabı.
Sinemayla ilgili okurlar için harika bir kitap Vesikalı Şehir. Kitabın ilk bölümü dünya sinemasına, ikinci bölümü ise Türk sinemasında şehir (İstanbul) ve kadın (vesikalı kadınlar) incelemelerine odaklanmış. Kitapta bahsi geçen filmlerin çoğunu izlediğim için keyifli bir okuma yapmış oldum. Bu filmlerin sıralı listesi şurada yer alıyor:
letterboxd.com/neslihanim/list...
Feride Çiçekoğlu, 1951 yılında Ankara'da doğdu. Maarif Koleji ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde okudu. Mimar olarak Fullbright bursu ile, Pennsylvania Üniversitesi'nde doktora tezini yazdı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Çiçekoğlu, 12 Eylül askeri darbesinin ardından dört yıl cezaevinde kaldı. Cezaevinde tanıdığı bir çocuğun yaşamını anlattığı ilk kitabı (Uçurtmayı Vurmasınlar), filme alındı. Filmin çok beğenilmesi yeni kitapları yazmasına ve yeni filmlerin yolunu açtı. 1990 yılında senaryosunu yazdığı "Reise der Hoffnung (Umuda Yolculuk) filmi en iyi yabancı film dalında Oscar ödülüne layık görüldü.