Sılaya Dönüş

0,0/10  (0 Oy) · 
1 okunma  · 
0 beğeni  · 
219 gösterim
O hadisenin olduğu gün dayanılmaz bir şekilde dişim sızlıyordu. Aslında buna hadise demek de doğru değil; fakat olanlar çok tuhaftı.

Serin bir bahar günüydü. Öğle vakti yaklaşmıştı; ama hava kapalı olduğu için, güneş yeni doğuyor gibiydi. Çam ağaçlarının çepeçevre kuşattığı polikliniğin yanındaki mezarlıkta geziniyordum. Mezarlığa gitmemin özel bir sebebi yoktu. Sadece, diş hekimi; "Çok hastam var, kırk dakika sonra gelin," dediği için buradaydım. Dişinden muzdarip bir adamın, böyle anlarda, oturup klinikte beklemesi mümkün mü? Ben de biraz oyalanmak için mezarlığı seçmiştim. Mezarlığa Beckett gibi garip şeyler yapmak için de gitmemiştim elbette; çünkü benim için mezarlık, kutsal bir mekandır. Burada hem vakit geçirmek hem de bana ilginç gelen, mezar taşlarındaki o yazıları okumak istiyordum. Mezar taşları, hayatın ölüm şeklidir ve binlerce yıllık geçmişin, geleneğin birikimini yansıtır.

(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    184
  • ISBN:
    9786055988357
  • Çeviri:
    İmdat Avşar, Ömer Küçükmehmetoğlu
  • Yayınevi:
    Bengü Yayınları
  • Kitabın Türü: