Türk öykücülüğünde gerçeküstücü yaklaşımın seçkin örneklerinden oluşan kitabında 'gerçeküstücü ruh haliyle' bir dünya yaratır Kayacan. Öyle ki; yıllar sonra yazacağı satırların, öykülerin, romanın tohumlarını eker bu kitabında! Bu sayede gerçek bir gerçeküstü bütünlük yaratır. Onun kahramanları ve büyülü dünyası, ayaklarınızı yerden kesecek . (Arka kapaktan)
Değerli #ayfertunç 'un ve sayfa dostlarımın önerisiyle okuduğum yazarın bu ilk kitabına çarpıldım. Evet; Gerçeküstücü'leri severim, mistik bir tad bırakırlar, farklı yazarlar, bu fani dünyada da soyut öğeler görmek isterler. Sürekli çağrışımlar ve ironi ile dolu metinleriyle 'Türk edebiyatının şen kirpisi ' olarak adlandırılan yazarın en büyük özelliği, Gerçeküstü ve somut öğelerin mükemmel kaynaştırılması denebilir. Çoğu zaman soyut ve güzel bir kurguyla mizaha dönüşen anlatım, kesinlikle değişik bir tad bırakıyor.
1957'de yazıp, 1969'daki eklemeyle güncellediği hikayelerinden Hiçoğlu'da yazar, savaşlar ve kuşatılmış bir toplumda hiçleşen bireyi anlatırken, onu yargılayanları da (Sigorta şirketi bşk, Banka müdürü, Çöpçüler genel süpürgesi, Deliler derneği baş çığĺıkçısı ) isim metaforlarıyla tefe koyuyor. En sevdiğim İstanbul Zeybeği 'nde ise; James Joyce'un ülkesinden uzaklarda iken, eserlerinde (#ulysses #dublinliler) özleyip yücelttiği Dublin'den etkilenerek İstanbul'u bulmak için Londra 'ya gelen Süavi 'nın 8 yıldan sonra sadece kendi icadı İstanbul Zeybegi'nden başka bir şey bulamayıp romanını tamamlayamaması anlatılmış. Diğer mükemmel hikaye Şişedeki Adam'da, sisteme köleleştirilen insanların bir şişenin içinde sıkışma tasvirleri güçlü bir metafor olarak kullanılmış ki, bence edebiyatımızdaki özgün hikayelerden biridir. Sonradan eklenen 'Çocuktaki Bahçe ' yazar tarafından Bir romana giriş denemesi olarak
Feyyaz Kayacan Türk Edebiyatında yeri bambaşka olan bir yazar. Kırmızı Kedi yayınevi sayesinde tekrar okurlarla buluşuyor. Özgün, güzel bir anlatım. Okuyun, Okutturun.
Şişedeki AdamFeyyaz Kayacan · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201997 okunma
İlginç. Kesin olan bir şey var: özgün. Hakkını vermeli. Fakat şaheser değil. Böyle bir iddası da yok. Kayacan’ın ilk eseri. Zamanı için (1950-60) gerçeküstücülükte çığır açıcı olabilir. Fakat üslubu beni pek sarmadı açıkçası. Türk öyküsünün nereden nereye geldiğini görmek için elverişli bir kitap. Kitap altı hikâye iki roman denemesi(Çocuktaki Bahçe I-II)’den oluşuyor. İki roman denemesi okuduğumuz üzre burada hüsranla sonuçlanmış. [Yazar sonradan ‘Çocuktaki Bahçe’ adında bir roman yayınlıyor.] Denemeleri buraya almaya gerek var mıydı bilemiyorum? Altı hikâyeden üçünü beğendim: Sarhoş ve Çanta - Hiçoğlunun Serüvenleri - Bir Daha Yapmam. Feyyaz Kayacan İstanbul’da doğuyor, Londra’da yaşayıp-ölüyor. Bana Özcan Ergüder’i anımsattı. Kısaca: Karakteristik bir anlatımı var. Başka herhangi bir öykücü de rastlamadığım tuhaflıkta. Hazırlıklı olun: Bu bir yavaş hikâye.
Yazardan okuduğum ilk kitap. Yazarın çok farklı bir anlatım tarzı ve ayrıca oldukça soyut ve gerçeküstü betimlemeleri olduğu için okuması çok kolay biri değil kendisi, hele ki benim gibi ilk kez okuyanlar için. Okuma sürecim de bu yüzden uzadı biraz. Diğer eserlerini de okuyup anlam kaygısından kurtulacağıma eminim.
Feyyaz Kayacan
(1919 - 5 Nisan 1993): Yazar. İstanbul'da doğdu. Asıl adı Feyyaz Fergar'dır. Saint Joseph Lisesini bitirdi. Fransa'da ve Londra'da siyasal bilgiler ve ekonomi okudu. Londra'da BBC Türkçe Yayın Servisinde çalıştı. Buradan emekli oldu. Londra'da öldü.
Fransızca yazdığı şiirlerini iki kitapta topladı. Hikâyeleri Yeditepe, Yenilik, Türk Dili dergilerinde çıktı.
Şiirleri: Les Gommes Insolites (1938), Gestes à la Mer (1939), Kaşık Havası (1976), Benim Örümceğim Başka (1982). Hikâyeleri: Şişedeki Adam (1958), Sığınak Hikâyeleri (1962), Cehennemde Bir Yusuf (1964), Gibiciler (1967), Hiçoğlunun Serüvenleri (İlk kitabına üç yenisi eklenerek, 1969), Bir Deli Değilin Defteri (1987), Bütün Öyküleri (1993). Romanı: Çocuktaki Bahçe (1982). Oyunları: Mutlu Azınlık (Birer perdelik dört oyun, 1968).