Adı:
Şöhret
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755393612
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Celebrity
Çeviri:
Semra Kunt Akbaş, Kürşad Kızıltuğ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bazı insanlar için başkalarının “hayranlığını çekmek” ve “arzu edilmek” neden çok önemlidir? Gündemde kalmak, görünür olmak için neden her türlü yola başvururlar? Peki, hayranlar neden şöhretleri izler, onlara bağlanır ve imrenirler; kendilerini ölçmek için neden başkasını kıstas alırlar?Şöhretler, yalnızca medya tarafından imal edilip imge tüketicisi izleyicilere sunulan basit birer fabrikasyon ürün değildir. Olumlu değerleri temsil eden şöhretler kadar olumsuz değerleri temsil eden seri katiller gibi kötü şöhretler de vardır. Çoğu zaman onlar da anti-kahraman figürü olarak görülüp, yüceltilirler. Öyleyse şöhretleri imal eden, onların imajlarını oluşturan, temsil edecekleri değerleri belirleyip sunan medya ile beraber, izleyicilerin ve hayran topluluklarının arzuları ve şöhretlerle kurdukları duygusal ilişkiler de incelenmelidir.Chris Rojek öncelikle, modern zamanlarda demokrasinin ve seküler toplumların yükselişinin ardından tanrıların gözden düşmesinin bir sonucu olarak şöhret olgusunun öne çıkışını saptıyor. Popüler kültürün toplum üzerindeki etkisini anlamak için çok önemli bir boyut olan şöhret olgusunu incelerken tarihsel bir saptamayla yola çıkıyor: Soyluluğun ve kraliyet ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasının aileden gelen şöhret statüsünün önemini azalttığı, buna karşın sıradan insan ideolojisinin yüceltildiği modern toplumlarda, en azından teorik olarak, her bireyin toplumda yükselme ve “önemli insan” statüsü elde etme şansı vardır.Sınıfsal ayrıcalıkların ortadan kalkmayıp yalnızca biçim değiştirdiği çağımız toplumlarında kimi sıradan insanlar, sahip oldukları yetiler, meziyetler ya da fiziksel özellikler sayesinde şöhret statüsüne ulaşma şansı elde edebilirler. Günümüz medyasının boyutları, kazanılmış şöhretin yerel düzeyden çıkıp bütün dünya ölçeğine kadar yayılabilmesine imkân tanır. Andy Warhol’un dediği gibi belki de: “Herkes bir gün on beş dakikalığına şöhret olabilecek!”Şamanizm’den mitolojiye, seri katillerin psikolojik özelliklerinden modern toplumun sosyoloji ve tarihine, Roma tarihinden günümüze kadar pek çok alanda şöhret olgusunun izini süren yazar; günümüz şöhret kültürünü kavramak için Elvis Presley, Madonna, John Lennon ve Prenses Diana gibi şöhret ikonlarını da mercek altına alarak vazgeçilmez bir kitap üretiyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Zeka kibri yenemez. 'Kibir' (vanity) sözcüğünün 'boş' (void) sözcüğünden gelmesi tesadüf değildir."
Chris Rojek
Sayfa 9 - Leszek Kolakowski
"Sevgili Dünya, gidiyorum, çünkü sıkıldım: Sizi bu tatlı lağım çukurunda kaygılarınızla baş başa bırakıyorum."
Chris Rojek
Sayfa 88 - George Sanders
To do is to be (Marx) (Yapmak, olmaktır)
To be is to do (Sartre) (Olmak, yapmaktır)
Do be do be do (Sinatra) (Du bi du bi du)
Chris Rojek
Sayfa 9 - Öğrenci duvar yazısı
Kapitalist örgütlenme, insanların hem arzulayan nesneler hem de arzu nesneleri olmalarını gerektirir.
Kapitalizmin gerekli olduğu yönündeki bağnaz sav, tüketicinin arzularının karşılanmasında en etkili aracın piyasa olduğunu iddia eder. Aslında durum bunun tam tersidir. Kapitalizm, arzunun doyurulmasına asla izin veremez, çünkü bu, arzuyu etkisiz hale getirerek ekonomik büyümeyi geriletir.
...demokrasi aynı zamanda kültürel ve psikolojik açılardan kusurlu bir sistemdir. Bu kusurların en açık olanı, demokrasi kuramının pratikte gerçekleşmemesidir. Aslında demokrasi ancak bir tür kandırmaca yoluyla kurulup gelişebilir. (...) İlk olarak demokrasinin göz ardı ettiği bir gerçek vardır ki bu da, toplumun, otoritenin ve iktidarın eşit olmayan bir biçimde dağılımının sonucu olan toplumsal roller üzerine kurulu olduğudur. (...) İkinci olarak, demokrasi, profesyonel, idari ve hizmet çalışanları istihdam eden kurumlar yoluyla işler. Bu kadroların kendi çıkarları vardır ki bunlar da zaman zaman toplumsal irade ile çatışarak demokratik kararların uygulanmasını engelleyebilir.
Demokratik kuramın çağrıştırdığı evrensel seçme hakkı ve eşitlik, pratikte gerçekleşmez. Böyle olduğu için de demokrasinin toplumsal ve psikolojik durumu, genelleşmiş bir hoşnutsuzluk ve tatminsizlikten ibarettir, çünkü politik sistemin çağrıştırdığı kültürel ve ekonomik vaatler kültürde ve ekonomide yaşanan ilişkilerde hayata geçirilmez. Bireyler arasındaki eşitlik yasal olarak kabul edilse de, demokratikleşmiş toplumun büyük kesimleri, özellikle de etnik azınlıklar, kadınlar ve özürlüler pratikte eşit haklara sahip değillerdir. Sistemin çalışmadığı ve adil olmadığı kuşkusu, politik toplumda sık rastlanan bir özelliktir.
Chris Rojek
Sayfa 191 - 192
Sıradan insanların çoğu, başarı açlığının acısını çeker; bu, zengin ve ünlülerin tadını çıkardıkları türden maddi ve romantik başarı arzusunun giderilmesinde sürekli engellerle karşılaşılması sonucu ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Şöhret
Baskı tarihi:
2003
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755393612
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Celebrity
Çeviri:
Semra Kunt Akbaş, Kürşad Kızıltuğ
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Bazı insanlar için başkalarının “hayranlığını çekmek” ve “arzu edilmek” neden çok önemlidir? Gündemde kalmak, görünür olmak için neden her türlü yola başvururlar? Peki, hayranlar neden şöhretleri izler, onlara bağlanır ve imrenirler; kendilerini ölçmek için neden başkasını kıstas alırlar?Şöhretler, yalnızca medya tarafından imal edilip imge tüketicisi izleyicilere sunulan basit birer fabrikasyon ürün değildir. Olumlu değerleri temsil eden şöhretler kadar olumsuz değerleri temsil eden seri katiller gibi kötü şöhretler de vardır. Çoğu zaman onlar da anti-kahraman figürü olarak görülüp, yüceltilirler. Öyleyse şöhretleri imal eden, onların imajlarını oluşturan, temsil edecekleri değerleri belirleyip sunan medya ile beraber, izleyicilerin ve hayran topluluklarının arzuları ve şöhretlerle kurdukları duygusal ilişkiler de incelenmelidir.Chris Rojek öncelikle, modern zamanlarda demokrasinin ve seküler toplumların yükselişinin ardından tanrıların gözden düşmesinin bir sonucu olarak şöhret olgusunun öne çıkışını saptıyor. Popüler kültürün toplum üzerindeki etkisini anlamak için çok önemli bir boyut olan şöhret olgusunu incelerken tarihsel bir saptamayla yola çıkıyor: Soyluluğun ve kraliyet ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasının aileden gelen şöhret statüsünün önemini azalttığı, buna karşın sıradan insan ideolojisinin yüceltildiği modern toplumlarda, en azından teorik olarak, her bireyin toplumda yükselme ve “önemli insan” statüsü elde etme şansı vardır.Sınıfsal ayrıcalıkların ortadan kalkmayıp yalnızca biçim değiştirdiği çağımız toplumlarında kimi sıradan insanlar, sahip oldukları yetiler, meziyetler ya da fiziksel özellikler sayesinde şöhret statüsüne ulaşma şansı elde edebilirler. Günümüz medyasının boyutları, kazanılmış şöhretin yerel düzeyden çıkıp bütün dünya ölçeğine kadar yayılabilmesine imkân tanır. Andy Warhol’un dediği gibi belki de: “Herkes bir gün on beş dakikalığına şöhret olabilecek!”Şamanizm’den mitolojiye, seri katillerin psikolojik özelliklerinden modern toplumun sosyoloji ve tarihine, Roma tarihinden günümüze kadar pek çok alanda şöhret olgusunun izini süren yazar; günümüz şöhret kültürünü kavramak için Elvis Presley, Madonna, John Lennon ve Prenses Diana gibi şöhret ikonlarını da mercek altına alarak vazgeçilmez bir kitap üretiyor.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • esm.
  • Thomas Michael Shelby
  • RAŞİT ÇAYIRLI
  • Gamze Züleyha Üredi
  • Can çelik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0