Şöhret

0,0/10  (0 Oy) · 
3 okunma  · 
0 beğeni  · 
270 gösterim
Bazı insanlar için başkalarının “hayranlığını çekmek” ve “arzu edilmek” neden çok önemlidir? Gündemde kalmak, görünür olmak için neden her türlü yola başvururlar? Peki, hayranlar neden şöhretleri izler, onlara bağlanır ve imrenirler; kendilerini ölçmek için neden başkasını kıstas alırlar?Şöhretler, yalnızca medya tarafından imal edilip imge tüketicisi izleyicilere sunulan basit birer fabrikasyon ürün değildir. Olumlu değerleri temsil eden şöhretler kadar olumsuz değerleri temsil eden seri katiller gibi kötü şöhretler de vardır. Çoğu zaman onlar da anti-kahraman figürü olarak görülüp, yüceltilirler. Öyleyse şöhretleri imal eden, onların imajlarını oluşturan, temsil edecekleri değerleri belirleyip sunan medya ile beraber, izleyicilerin ve hayran topluluklarının arzuları ve şöhretlerle kurdukları duygusal ilişkiler de incelenmelidir.Chris Rojek öncelikle, modern zamanlarda demokrasinin ve seküler toplumların yükselişinin ardından tanrıların gözden düşmesinin bir sonucu olarak şöhret olgusunun öne çıkışını saptıyor. Popüler kültürün toplum üzerindeki etkisini anlamak için çok önemli bir boyut olan şöhret olgusunu incelerken tarihsel bir saptamayla yola çıkıyor: Soyluluğun ve kraliyet ayrıcalıklarının ortadan kaldırılmasının aileden gelen şöhret statüsünün önemini azalttığı, buna karşın sıradan insan ideolojisinin yüceltildiği modern toplumlarda, en azından teorik olarak, her bireyin toplumda yükselme ve “önemli insan” statüsü elde etme şansı vardır.Sınıfsal ayrıcalıkların ortadan kalkmayıp yalnızca biçim değiştirdiği çağımız toplumlarında kimi sıradan insanlar, sahip oldukları yetiler, meziyetler ya da fiziksel özellikler sayesinde şöhret statüsüne ulaşma şansı elde edebilirler. Günümüz medyasının boyutları, kazanılmış şöhretin yerel düzeyden çıkıp bütün dünya ölçeğine kadar yayılabilmesine imkân tanır. Andy Warhol’un dediği gibi belki de: “Herkes bir gün on beş dakikalığına şöhret olabilecek!”Şamanizm’den mitolojiye, seri katillerin psikolojik özelliklerinden modern toplumun sosyoloji ve tarihine, Roma tarihinden günümüze kadar pek çok alanda şöhret olgusunun izini süren yazar; günümüz şöhret kültürünü kavramak için Elvis Presley, Madonna, John Lennon ve Prenses Diana gibi şöhret ikonlarını da mercek altına alarak vazgeçilmez bir kitap üretiyor.
  • Baskı Tarihi:
    2003
  • Sayfa Sayısı:
    223
  • ISBN:
    9789755393612
  • Orijinal Adı:
    Celebrity
  • Çeviri:
    Semra Kunt Akbaş, Kürşad Kızıltuğ
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 19 Alıntı

failimuhtar 
20 May 2017 · Puan vermedi

"Zeka kibri yenemez. 'Kibir' (vanity) sözcüğünün 'boş' (void) sözcüğünden gelmesi tesadüf değildir."

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 9 - Leszek Kolakowski)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 9 - Leszek Kolakowski)
failimuhtar 
 18 Eki 2017 · Puan vermedi

"Sevgili Dünya, gidiyorum, çünkü sıkıldım: Sizi bu tatlı lağım çukurunda kaygılarınızla baş başa bırakıyorum."

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 88 - George Sanders)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 88 - George Sanders)
failimuhtar 
20 May 2017 · Puan vermedi

To do is to be (Marx) (Yapmak, olmaktır)
To be is to do (Sartre) (Olmak, yapmaktır)
Do be do be do (Sinatra) (Du bi du bi du)

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 9 - Öğrenci duvar yazısı)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 9 - Öğrenci duvar yazısı)
failimuhtar 
10 Eki 2017 · Puan vermedi

Kapitalist örgütlenme, insanların hem arzulayan nesneler hem de arzu nesneleri olmalarını gerektirir.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 17)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 17)
failimuhtar 
19 Eki 2017 · Puan vermedi

...demokrasi aynı zamanda kültürel ve psikolojik açılardan kusurlu bir sistemdir. Bu kusurların en açık olanı, demokrasi kuramının pratikte gerçekleşmemesidir. Aslında demokrasi ancak bir tür kandırmaca yoluyla kurulup gelişebilir. (...) İlk olarak demokrasinin göz ardı ettiği bir gerçek vardır ki bu da, toplumun, otoritenin ve iktidarın eşit olmayan bir biçimde dağılımının sonucu olan toplumsal roller üzerine kurulu olduğudur. (...) İkinci olarak, demokrasi, profesyonel, idari ve hizmet çalışanları istihdam eden kurumlar yoluyla işler. Bu kadroların kendi çıkarları vardır ki bunlar da zaman zaman toplumsal irade ile çatışarak demokratik kararların uygulanmasını engelleyebilir.
Demokratik kuramın çağrıştırdığı evrensel seçme hakkı ve eşitlik, pratikte gerçekleşmez. Böyle olduğu için de demokrasinin toplumsal ve psikolojik durumu, genelleşmiş bir hoşnutsuzluk ve tatminsizlikten ibarettir, çünkü politik sistemin çağrıştırdığı kültürel ve ekonomik vaatler kültürde ve ekonomide yaşanan ilişkilerde hayata geçirilmez. Bireyler arasındaki eşitlik yasal olarak kabul edilse de, demokratikleşmiş toplumun büyük kesimleri, özellikle de etnik azınlıklar, kadınlar ve özürlüler pratikte eşit haklara sahip değillerdir. Sistemin çalışmadığı ve adil olmadığı kuşkusu, politik toplumda sık rastlanan bir özelliktir.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 191 - 192)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 191 - 192)
failimuhtar 
19 Eki 2017 · Puan vermedi

Kapitalizmin gerekli olduğu yönündeki bağnaz sav, tüketicinin arzularının karşılanmasında en etkili aracın piyasa olduğunu iddia eder. Aslında durum bunun tam tersidir. Kapitalizm, arzunun doyurulmasına asla izin veremez, çünkü bu, arzuyu etkisiz hale getirerek ekonomik büyümeyi geriletir.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 198)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 198)
failimuhtar 
19 Eki 2017 · Puan vermedi

Sıradan insanların çoğu, başarı açlığının acısını çeker; bu, zengin ve ünlülerin tadını çıkardıkları türden maddi ve romantik başarı arzusunun giderilmesinde sürekli engellerle karşılaşılması sonucu ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 157)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 157)
failimuhtar 
19 Eki 2017 · Puan vermedi

Açgözlü toplum, bireylere zenginlik ve statü elde etmek için rekabet etmelerini buyurur, çünkü bunlar, toplumsal düzene farklılığın evrensel işaretleridir. Başarı açlığı, açgözlü toplumun doğal psikolojik sonucudur. Şöhretimsilerin ve şöhretoyuncuların çokluğu, anlamsız ve sıradan olayların, bireyleri şöhret kültürünün içine yansıttığı bir başarı belası sunarak dikkatimizi bu psikolojik durumdan başka yöne çekebilir.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 158)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 158)
failimuhtar 
10 Eki 2017 · Puan vermedi

Marshall, şöhretin kesinlikle bir toplumsal inşa olduğunu ve bu inşada medyanın nüfusu yönetmekte önemli bir rol oynadığını öne sürer. Yönetim, ya sıradan insanlara tabiiyetlerini kabul ettiren ya da yaşamın zorluklarından kaçış sağlayan uygun ahlaki hikayeler ve uygun rol modelleri sağlama yoluyla gerçekleştirilir.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 41)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 41)
failimuhtar 
10 Eki 2017 · Puan vermedi

Üretim güçleri ve ilişkileri geliştikçe, tüketim toplumu genişledi ve serbest zaman arttı. İş yerinde ve evde bireyi baskı altında tutma işlevi gören ilkeler, alışveriş merkezini ve eğlendirici etkinlikleri de içine alacak biçimde genişletildi. Eğlence endüstrisi ve tüketim kültürü Herbert Marcuse'un deyimiyle "baskıcı alçaltma"yı üretti. Bu süreç sayesinde bireyler farkında olmaksızın yabancılaşmış kültürün değerlerini benimsediler, böylece de bilmeden insanlığın alçaltılmış bir biçimine razı oldular.

Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 37)Şöhret, Chris Rojek (Sayfa 37)
2 /