Kıtlıklar tüketici hareketi ile çoğalırken çağdaşlaşma süreci toplumun yapısındaki riski artırmış, aynı zamanda riskin yapısını da değişirmiştir. Çağdaş bir ortamda risk çoğunlukla özel değil geneldir, hiyerarşik değil demoktratiktir, yerel değil küreseldir. Çağdaşlaşmayla birlikte çevresel riskler bütün kitleye yayılmıştır. Bu nedenle, refahın hiyerarşik olduğunu fakat çevre kirliliğinin demokratik olduğunu çünkü ozon tabakasının delinmesi, çevre kırlıliği ve besin arzının ve besin zincirinin kalitesinin azalması gibi tehlikelerle karşı karşıya olan bir toplumun bütün üyelerinin buna maruz kaldığını ileri sürmek mümkündür. Küreselleşme ile hastalık riski artık coğrafi ya da toplumsal alanlarla sınırlı değildir, bütün topluma dağılmıştır. AIDS, HIV, CJD ve deli dana hastalığı, risk toplumunun en mükemmel örneğidir.