Kerime Nadir’in Sonbahar adlı romanını okurken kendimi eski Türk filmlerinin içinde gibi hissettim. Kitapta yoğun bir duygu hâkim; aşk, hayal kırıklığı ve fedakârlık temaları ön planda. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için kitap kolay okunuyor ama anlattığı duygular bir o kadar derin.
En çok dikkatimi çeken şey, karakterlerin duygularının çok içten verilmiş olmasıydı. Özellikle aşkın insanı nasıl değiştirdiği ve bazen ne kadar yıpratıcı olabildiği çok net bir şekilde anlatılmış. Okurken bazı yerlerde karakterlere kızdım, bazı yerlerde ise onları çok iyi anladım. Bu da kitabın beni içine çektiğini gösteriyor bence.
Romanın genel havası ismi gibi biraz hüzünlü. Bir sonbahar mevsimi gibi; içinde hem güzellik hem de burukluk var. Kerime Nadir’in anlatımı abartıya kaçmadan duyguyu hissettirebiliyor. Özellikle eski dönem aşk romanlarını sevenler için güzel bir tercih olabilir.
Genel olarak Sonbahar, duygusal yönü ağır basan, sakin ama etkileyici bir roman. Aşkın sadece mutluluk değil, bazen olgunlaşma ve kabullenme anlamına da geldiğini gösteren bir kitap olduğunu düşünüyorum.
SonbaharKerime Nadir · İnkılap Kitabevi · 198651 okunma
Waw bi kitap değil. Yeşilçam dizileri ile büyüyen nesilden olarak;severek okudum. Klasik aşk kitabı. Dönemin yazarı kerime nadir'e haksızlık etmiş olmıyım klasik diyerek. Şu an için klasik gelebilir ama döneminin öncülerindendir kendisi.
SonbaharKerime Nadir · İnkılap Kitabevi · 198651 okunma
Romanimizin ana karakterleri olan NECDET ve BEYHAN in çalkantılı ve bir o kadar sabırlı ,temiz geçen aşk hikayesinde, Necdetin hayatındaki en önemli olaylar hep SONBAHARda gerçekleşmiştir
SonbaharKerime Nadir · İnkılap Yayınları · 197651 okunma
İstanbul'da doğan Kerime Nadir, Saint Joseph Fransız Kız Lisesi'ni bitirdi. Şiir yazmaya başlamasının ardından ilk öyküleri Servet-i Fünun, Uyanış, Yarımay gibi dergilerde yayımlandı. Düz yazı türündeki çalışmaları Aydabir, Yedigün, Hayat dergilerinde çıktı. 40'tan fazla roman yazan Nadir'in konuları, genellikle kırık aşklar üzerine oldu. Hıçkırık adlı romanında Mustafa Tosun'u ve eşi Üftade hanım'ın yaşamöykülerini konu edindiği sanılmaktadır.
30 civarında eseri senaryolaştırılarak sinema filmi çevrildi. "Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle" eleştirilmesinin yanı sıra; okuma sevgisi aşıladığı yönünde olumlu yorumlara da hedef olan yazar; uzun yıllar Maçka Palas'ta kalmıştır. Bazı romanları yabancı dillere de çevrilen Nadir'in romanları 5 milyondan fazla satış yapmıştır.