·
Okunma
·
Beğeni
·
305
Gösterim
Adı:
Soruşturma
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789785959533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Iron Stream
Çeviri:
Ülkü Tamer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yar Yayınları
1941-1945 yılları arasında, Auschwitz toplama kampında dört milyon kişi öldürüldü. Bu cinayetlerin sorumlusu olarak, 1964-1965’te Frankfurt’ta yirmi bir sanık yargıç önüne çıkarıldı. Ünlü oyun yazarı Peter Weiss, duruşmaların tutanaklarını tarayarak Soruşturma’yı yazdı.

Bu tiyatro eseri, ilk kez 19 Ekim 1965 günü, Doğu ve Batı Almanya’da, on üç tiyatroda birden oynanmaya başladı ve o tarihten beri dünyanın birçok ülkesinde oynandı, radyolarda yayınlandı.

Soruşturma, kurgulanmış bir eser değildir. Her kelimesi tutanaklardan alınmış, belgesel bir trajik dramadır.

Eserde, tanıklarla sanıkların sözleri, savcının soruları ve avukatların cevapları duygu yüklüdür ve bu trajedide ancak acı gerçeklere yer vardır.

Soruşturma’da, tanıklar adsızdır, oysa sanıklar adlarıyla anılır; çünkü tanıkların adları kampta kaybettirilmişti, Halbuki sanıkların adları vardı. Bu adlar simgeseldir, amaç bu oyunda onları bir kez daha suçlamak değil, tarihte yaşanmış bir faciaya ışık tutmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
302 syf.
·1 günde·9/10
Nasıl anlatmalı ki böyle bi' kitabı? Hâlâ şokunda sayılırım. Cümlelerim o yüzden savruk, aklı başında olmayabilirler. Ama hislerim çökmemeli de, o yüzden yazmalıyım.

Kitap, bi' tiyatro metni. Ben, en çok tiyatro okumalarında zorlanan biri olmama rağmen bu kitabı bi' günde okudum. Kuşkusuz çevirinin akıcılığı(Ülkü Tamer), kitabın 1972 basım olup eski kitaplara has iri puntolu daktilomsu bi' karakterinin olması, kitabın genel olarak boşluklu bi' hacmi olması da etkiliydi bu hızlı okumamda ama en etkileyici olan bunların hiç biri değildi, konuydu. Kitabın konusu, Hitler'in toplama kamplarının birinde gerçekleşen şeyler.

Bu "şeyler"in yerine eziyet, zulüm, insanlıkdışı eylem pek çok şey gelebilir. Ama tüm bu isimler yapılanı hafife indirger. O yüzden belirsizliği, kesinkes olmayışını vurgulamak adına "şeyler" en uygunu. Yapılan "şeyler"in haddi hesabı yok çünkü. Yapılanların kişileri sadece bedensel değil, çok derin psikolojik, ruhsal yönden suistimalleri de var çünkü. Okurken kanımın donduğunu hissettim, kitap elimden hızla akıp giderken ben de kayıp gidiyormuşum hissine kapıldım. Elbette daha önceleri Nazi kamplarında neler olduğuna dair şeyler okumuştum ama bunu bi' olay örgüsü içinde katakterlerin hislerini giyinerek, o ruhu yaşayarak anlamak çok daha farklı, çok elektrikli bi' his. Okurken farkına vardığım şeylerden biri de bu oldu; bizim geçmişi öğrenmeyi değil, geçmişi yaşamaya ihtiyacımız var ve bunu cömertçe sunan tek şey kitaplar.

Kitap hiç aklımda değildi fakat, kütüphanedeyken Tezer Özlü'nün Yeryüzüne Dokunabilmek İçin'inde rastladığim bi' isim olan Peter Weiss'le karşılaştım. Daha sonra okumaya başlayınca zaten gerçekliğin topraklı, acımasız ve korkunç haliyle kurguya bağlanarak devam ettim kitaba.

Yaşamın en insanlık dışı dönemlerinden biri olan bu olay dörtlü bi', konuşma ile anlatılıyor: tanık, sanık, yargıç, avukat.
Tanıkların ikisi zorla alıkoyulan kadın, ikisi tüm bu iğrençliklere göz yummak zorunda bırakılan seçim şansı olmayan ve diğer kısmı da kamptan bi' şekilde kurtulmak şansına(şans mı bu?)sahip olan tanık erkeklerden oluşuyor. Geri kalan on kadar sanık var; her türlü eziyeti, iğrençliği tam anlamıyla en canice şeyleri gözu kara bi' amaçla yapan insanlar. Yargıcın bitmek bilmeyen soruları, avukatın arada bir sanıkları korumak amaçlı alakasız söylemleri ve tanık ifadeleriyle dolu bi' konuşmalar/gerçekler metni. Bu korkunç. Bu yaşanılanların tarihten gerçek bi'kesit olması, milyonlarca insanın türlü "şeyle" öldürülmesi, öldürmek eyleminin böylesine sistematik bi' biçimde yaşanmış olması korkunç, ve zaman 1944 yılı. Tarihin yakınlığı tokat atar nitelikte. Çok etkilendim, bilmiyorum bunları bi' tarih kitabında okusam bu kadar etkilenir miydim ama konuşmaların yalın hali, gerçekliği birebir yansıtan bu kurgu beni çok etkiledi ve içimi korku, nefret, gerçekli ifadesiz bi' hisle doldurdu.

Kurgu içindeki tarihin tanıklığında bu topraklı, ölüme yakın/ gerçek yanına ait şeyler okumak, bana hep değişik bi' his veriyor. Üzgünüm çünkü okuduğum bu kitap insanlığın en aciz, acımasız, insanlıkdışı olduğu bi' anını gerçeklik vurgusuyla yaşattı bana, bu beni sarstı. Ama mutluyum da çünkü ancak sarsılarak bazı noktalarda yoğunlaşabilirim; iyi ki yazınsal gelişim gerçekliğin en acımasız, en kötü, en insan olmayan halini yansıtıyor. Çünkü geçmiş en iyi bu şekilde yaşanıyor.
O milyonları
sövgüler
ve havlayan köpekler arasında
ışıldakların altında görüyoruz bugün
Dışımızdaki dünya da soruyor
Nasıl oldu da
öldürülmelerine gözyumdular diye
Bizler
hâlâ o anılarla yaşayanlar
biliyoruz
Belki milyonlarca insan daha var
bugün dünyada
kendi ölümlerini bekliyorlar
Üstelik bu ölümler artık
eskisinden çok daha başka
ölçülere göre olacak
Peter Weiss
Sayfa 117 - Yar Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Soruşturma
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
302
Format:
Karton kapak
ISBN:
2789785959533
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Iron Stream
Çeviri:
Ülkü Tamer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yar Yayınları
1941-1945 yılları arasında, Auschwitz toplama kampında dört milyon kişi öldürüldü. Bu cinayetlerin sorumlusu olarak, 1964-1965’te Frankfurt’ta yirmi bir sanık yargıç önüne çıkarıldı. Ünlü oyun yazarı Peter Weiss, duruşmaların tutanaklarını tarayarak Soruşturma’yı yazdı.

Bu tiyatro eseri, ilk kez 19 Ekim 1965 günü, Doğu ve Batı Almanya’da, on üç tiyatroda birden oynanmaya başladı ve o tarihten beri dünyanın birçok ülkesinde oynandı, radyolarda yayınlandı.

Soruşturma, kurgulanmış bir eser değildir. Her kelimesi tutanaklardan alınmış, belgesel bir trajik dramadır.

Eserde, tanıklarla sanıkların sözleri, savcının soruları ve avukatların cevapları duygu yüklüdür ve bu trajedide ancak acı gerçeklere yer vardır.

Soruşturma’da, tanıklar adsızdır, oysa sanıklar adlarıyla anılır; çünkü tanıkların adları kampta kaybettirilmişti, Halbuki sanıkların adları vardı. Bu adlar simgeseldir, amaç bu oyunda onları bir kez daha suçlamak değil, tarihte yaşanmış bir faciaya ışık tutmaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • mihrimaasultan
  • İlker Yetimoglu
  • İlknur Şaşmazer
  • Mehmet Ali
  • ilker Görkem
  • meltem şen
  • Genel Sekreter
  • DENİZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0