Adı:
Direnmenin Estetiği
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
847
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511776
Orijinal adı:
Die Ästhetik des Widerstands
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Almanya'da politik tiyatronun bir altbaşlığı olarak alınabilecek "belgesel tiyatro"nun öncülerinden ve teorisyenlerinden biri olan Peter Weiss, Direnmenin Estetiği'nde, 1937-1944 yılları arasındaki anti-faşist direnişi ve bu direnişin içinde yer alan gerçek kişilerin öykülerini/yaşantılarını merkez alarak, isimsiz bir Ben Anlatıcı'nın (sınıf bilincine sahip aydın bir işçinin) bakış açısıyla, tarihi, Antik Yunan'dan bu yana sanat ve siyaset düzlemlerinde yeniden kuruyor. Direnmenin Estetiği gerçekliğin verilerinden yararlandığı için belgesel ve tarihsel, yazarının yaşamına göndermeleri olduğu için otobiyografik, metne giren parçaları kendine özgü bir biçimde yorumladığı ve birleştirdiği için kurmaca, metinde belirsiz bir imkân olarak yansıyan bir kurtuluş fikri bıraktığı için ütopik, yandaşı olduğu dünya görüşü karşısında eleştirel olduğu için yeniden kurucu, kullandığı farklı anlatım biçimleriyle hem belgesel-gerçekçi hem gerçeküstücü, Batı kültürünün siyasi tarihi ve sanat tarihiyle metinler üzerinden tartıştığı için metinlerarası ve kültür birikimini yeniden yorumladığı için ufuk açıcı özellikler taşıyan çok katmanlı bir derya metin.
847 syf.
Vedat Türkali'nin Güven kitabına benzer şekilde, Avrupa'da komünist mücadelenin sanatla iç içe geçmiş tarihini belgesel bir dille anlatan, defalarca okumak istediğim eşsiz eser...
Dehşetin boyutları öylesine büyüktü ki henüz kavranabilir olmaktan çok uzaktı. Zaten faşizmin de önkoşulu insanın kendi sönüşünü tasavvur edemiyor oluşuydu. Herkes kendi küçük çevresinde kendini korumayı tasarlayabiliyordu, yoğunlaşan deformasyondan rahatsızlık duysa da bunun arkasında ne olduğu kavranmaktan uzaktı, günlük yaşam içindeki basit karşı koyuş girişimleri bile yüksek surlarla karşılaşıyordu ve oradan da alçaklığın her türlüsü dal budak sararak büyüyordu. İşinin, tezgahının başındaki insanlar sıradan düzenlerinin içinden çıkmış olanlar, güç sahiplerinin cinayet eğilimlerini nasıl tahmin edebilirlerdi ki, kendi hayat gaileleriyle uğraşırken despotların zihinlerinden geçen çılgınlıkları nasıl anlayabilirlerdi ki. Bu saflık sayesindedir ki, alçaklığın ve kâr hırsının dünyası zehrini damla damla her gruba, çıkar topluluğuna, örgüte akıtıyor, bağları, karşılıklı ilişkileri çözüyor, güven duygusunun altını oyuyordu, böylece süreç başarılı bir biçimde işliyordu, çünkü bunun zemini on yıllardır hazırlanmıştı.
Peter Weiss
Başlık Borges’in kitabından alıntıdır.
Egemenlerin piyonu durumundaki isimsiz askerlerin yıllarca süren savaşlarda başka isimsiz askerlerle boğuşmasını resmeden bir yapıtın hizmetkarlara istendiği gibi davranamama, onların konumunu yüceltme tehlikesi vardı, zaferin sahibi savaşanlar değil krallardı ve yenenler tanrılarla eşdeğer tutulurken zayıflar tanrılar katında hor görülenlerdi.
İmtiyazlılar tanrıların var olmadığını biliyordu, çünkü tanrı maskesi takanlar kendileriydi. Kendilerini bildikleri için de daha heybetli olmak uğruna ellerinden geleni yapıyorlardı. Sanatın işi, onların konumlarını ve yetkilerini doğaüstü güçlermiş gibi göstermekti.
"Önce sezgisel olarak, sonra da teorinin ışığı altında, bizi gittikçe köşeye sıkıştıran, sesimizi boğmak isteyen ve bir Mayıs bin dokuz yüz yirmi dokuzda (burayı bir mayıs bin dokuzyüz yetmiş sekiz diye de okuyabilirsiniz ya da bu topraklarda devrimci önderlerin katledildiği herhangi başka bir gün), ileride daha şiddetli darbelerin öne hazırlığı olarak kurşunları üzerimize boşaltan mekanizmayı kavramaya başlamıştım. Sosyal demokrasinin sözüm ona anayasaya bağlılık ve çalışanların mevcut sistem içindeki kurtuluş umutları iddialarıyla, işçi sınıfına saldırıların sağlam kaynağı olan o kalenin inşasının tamamlanması arasındaki çelişkiyi görmüştüm."
Peter Weiss
Sayfa 144 - 1. baskı YKY
Geçmişe bakıyorduk, ama geleceğe bakışımızı da hiçbir özgürlük düşüncesine izin vermeyen katliamın görüntüsü sardı bir an.
Zaten fikir kıtlığından başka ne var ki elimizde, diye sordu babam, isterse sövülüp sayılsın cehaletimize, kafa göz yaran konuşmalarımız yalan karşısındaki isyanımızın göstergesinden başka nedir ki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Direnmenin Estetiği
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
847
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750511776
Orijinal adı:
Die Ästhetik des Widerstands
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Almanya'da politik tiyatronun bir altbaşlığı olarak alınabilecek "belgesel tiyatro"nun öncülerinden ve teorisyenlerinden biri olan Peter Weiss, Direnmenin Estetiği'nde, 1937-1944 yılları arasındaki anti-faşist direnişi ve bu direnişin içinde yer alan gerçek kişilerin öykülerini/yaşantılarını merkez alarak, isimsiz bir Ben Anlatıcı'nın (sınıf bilincine sahip aydın bir işçinin) bakış açısıyla, tarihi, Antik Yunan'dan bu yana sanat ve siyaset düzlemlerinde yeniden kuruyor. Direnmenin Estetiği gerçekliğin verilerinden yararlandığı için belgesel ve tarihsel, yazarının yaşamına göndermeleri olduğu için otobiyografik, metne giren parçaları kendine özgü bir biçimde yorumladığı ve birleştirdiği için kurmaca, metinde belirsiz bir imkân olarak yansıyan bir kurtuluş fikri bıraktığı için ütopik, yandaşı olduğu dünya görüşü karşısında eleştirel olduğu için yeniden kurucu, kullandığı farklı anlatım biçimleriyle hem belgesel-gerçekçi hem gerçeküstücü, Batı kültürünün siyasi tarihi ve sanat tarihiyle metinler üzerinden tartıştığı için metinlerarası ve kültür birikimini yeniden yorumladığı için ufuk açıcı özellikler taşıyan çok katmanlı bir derya metin.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • piktobet
  • Ösa
  • LALE
  • Entelekheia
  • irfan polat
  • Murat
  • Halil İbrahim...
  • Sebahat Kalkan
  • İlkay Şal
  • Cansu Aydın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%77.8 (7)
9
%0
8
%11.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%11.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0