Konusu çok farklı seveceksin dedi Nunu’nun kitap dükkanı ve yine güzel bir kitapta anılarımin olmasına vesile oldu..
Kıtabınn hatalari yok değil.. geçişler birdenbire olunca kafa karışıklığı var . Ve yazım hataları.. konu itibarıyle ilk başta klasik gibi gelse de hiç beklemediğim bir yerden vurdu.. Bir acemilik kitabı olmuş anladığım kadarıyla ama konusu çok güzeldi.. bir emek olduğu o kadar belliki.. içindeki kısa detaylari harikaydı. Heleki masum çocukların sevecenligi.. ve bence şimdi İpek in hayatında sıra, onunda hayatı yazılmali hikeyelere devam edilmeli.. yolun açık olsn Aslı İpekli
Öykü güçlükle yutkunup, "Beni sevemezsin," dedi fısıltıyla.
Sevmesine izin veremezdi.
Levent'in gülümsemesi solarken gerilen yüz ifadesine baktı.
Küçük bir aşk oyunu hüsranla bitmeden bu sözleşmeye
noktayı koymak zorundaydı. Levent'in iyiliği için
ondan uzak durmalıydı.
Avuçlarının içindeki parmaklar ileri geri hareket ederken
konsantre olmakta zorlanıyordu.
Boğazındaki yumruyu yuttu.
Kuruyan dudaklarını ıslatırken, Levent'in söylediği cümleler
kalbinin ortasında küçük bir yangın gibi büyüdü.
Eriyen, yavaş yavaş yok olan o oldu.
Yazarın acemiliğini attığı bir kitap olmuş.
Olayları kesik kesik anlatmış.
Daha duygusal olarak okuyucuya etki etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ama yine de okunmayacak gibi değil .
İyi okumalar
"Yaktığı o kağıt karanfil kokuyordu, şimdi ise toprak..."
Kitapta; Levent'in, hasta annesini mutlu etmek için yetimhanede büyümüş bir kız olan Öykü ile sahte bir evlilik yapmasını, bu evlilik oluncaya kadar neler yaşadılar. Bunları okuyoruz.
Öncelikle şunu söyleyeceğim kurgu çok aşırı basitti. Ben daha kitabın ismini okur okumaz neler olacağını bildim. (Tahmin bile değildi. Gerçekten kurgunun bu şekilde olacağını bildim.) Karakterler oturmamış ve olaylar birbirinden kopuktu. Kitabı akıcı yapayım derken yazar olayları hızlı hızlı geçmiş. Hiçbir ayrıntıya değinmemişti. Anlatım bozuklukları ve yazım yanlışlıkları da vardı.
Konusu aşırı klişe ve kurgu çok basitti. Hiçbir olay olmaz mı bir kitapta? Başından itibaren bir şey bekledim kitaptan. Bu kadar basit olamaz, olmasın dedim. Ama yok. Cidden hiçbir şey olmadı. Başta bir sözleşme oluyor sonra bir bakıyorum iki karakter birbirine aşık olmuş.
İşin özü hiç güzel bir kitap değildi. Gerek dili, gerekse kurgu olarak basit, çok basit, aşırı basit, bir kitaptı. Evet emek var burada da ama her yazıyı kitap olarak basmasalar çok güzel olacak. Beğenmediğim ve tavsiye etmeyeceğim bir kitaptı.
Anlatım bozuklukları ve yazım hataları olan bir kitap maalesef. Kurgusu biraz basite kaçıyor ama okunmayacak derecede değil. Büyük yazarların elinden çıkan kitapları okuduktan sonra bu kitap doyuramadı açıkçası. Açığı olan, kesik kesik olayları tam anlatılamayan ama arada duygusallığı hissettiren bir kitap.
Merhabalarrrr gönül isterdi çok güzel bir kitapla gelmeyi ama maalesef tamamen hayal kırıklığı yaşadığım bir kitaptı. Kitaptaki yazım yanlışları, kelime eksiklikleri,olay akışını bozan cümleler, bölümler arası kopukluk ne ararsanız var bu kitapta. Hiç mi kimse fark etmedi basım aşamasında anlamadım ki . Olay aşırı klişeydi keşke düzgün yazılsaydı da en azından klişe bir kitap okudum diye kendimi avuturdum. Yazık etmişler kitaba.
Hasta annesini mutlu edebilmek için yetimhanede büyümüş bir kız olan Öykü'yle sahte sevgililik sözleşmesi yapan Levent'i konu alıyor kitap. Yani Levent ve Öykü çiftini...
Konu itibariyle sevilebilecek bir kitap diye düşünüyorum fakat akıcı olmaya çalışırken sahneler hızlı hızlı geçilmiş ve bu da kopuk kopuk bir anlatımın oluşmasına sebep olmuş. Biraz daha detay ve betimleme ile işlenebilirdi diye düşünüyorum, biraz daha duygulara ve o duyguların derinliklerine yer verilebilirdi. Bunun yanı sıra çok fazla yazım hatası vardı, bu da dikkat dağıtıyordu.
Metinde diyaloglar bazı yerlerde biraz karışık geldi. Bazen kim ne diyor, konuşan hangi karakter anlamak güç oldu. Paragraf düzeni de zayıftı. Ancak kurgu hoştu, güzeldi. Kitabın sonu da beklenenin dışında çıktı. En azından benim için. Eğer çok büyük beklentiler içine girmeden kısa bir kitap okumak, iyi vakit geçirmek istiyorsanız Sözleşme'yi tercih edebilirsiniz.
Öykü yetiştirme yurdunda büyümüş kimsesiz bir genç kızdır. Yurt müdürü Melda Hanımın bulduğu iş için görüşmeye gittiğinde çok şaşırır. Çünkü patronu olacak Levent Bey'in annesi kanserdir Öykü ve Levent'te annesini mutlu etmek için iki aylık bir oyun oynayacaktır. Sonrasında Öyküye bu iki aylık emeğinin karşılığını verip yolları ayrılacaktır
Levent'in annesi ameliyata girerken ikiside ondan özür dileyip gerçeği anlatır çünkü Öykü Melek Hanıma söylediği yalandan rahatsız olmuştur Melek Hanımdan ağlayarak özür diler Melek ise Öyküyü çok sevmiştir ve onu affeder.
Malesef Melek ameliyatta hayatını kaybeder Öykü bu süre içinde Levent'e destek olur ve cenazeden sonra İzmir'e geri döner.
İzmir'de bir çiçekçide işe başlar günler böyle geçerken bir gün Levent'in iş yerine gelmesiyle şok olur Levent onunla İstanbul'a geri gelmesini onsuz yaşayamayacağını söyler. Her ne kadar Leventi reddetsede hislerine yenilir ve onunla İstanbul'a geri döner gayet mutludurlar. Öykünün babası olduğunu iddia eden bir adamın ortaya çıkmasıyla Öykü strese girer ve bakalım olaylar nereye varır
Bu adam gerçekten Öykünün babası olabilir mi Gerçekten babasıysa Öykü onu affedebilecek mi Asıl önemlisi Öykünün Levent'ten sakladığı büyük sırrı ne
Çok güzel bir aşk hikayesi okudum ama sonunda biraz hüzünlendim herşeye rağmen sevginin karşılıksız çıkarsız olabileceğini önemli olan şeyin insanlarında bunu anlaması gerektiğini okudum bu kitapta.
Muhteşemdi kesinlikle okumanızı tavsiye ederim
Kimsenin görüşüne bakmadan okuduğum bir kitaptı. Çerez tadındaydı. Basit bir anlatımı vardı sadece ama her şeye rağmen güzeldi. Sizde Levent ve Öykü'yü tanımalısınız.
Öykü bebekken bırakıldığı yetimhanede 20 yaşına kadar anne baba sevgisine muhtaç büyümüş bir genç kızdı. Hem okulunu hem yaşamını devam ettirebilmesi için işe ihtiyacı vardı. Yetimhanenin müdiresi Melda hanım ona en yakın arkadaşının oğlunun şirketinde iş bulmuştur. İş görüşmesine gittiği gün patronundan aldığı teklif önce onu çok kızdırır ancak sonra yardım etme kararı alır.
Levent Alsancak bundan 4 yıl önce eşi ve bebeğini trafik kazasında kaybettikten sonra İstanbul da kalamamış İzmir e taşınmıştır. Bir sabah babasından aldığı annesinin kanser hastası olduğu haberiyle şok olmuştur. Babası gelirken yalnız gelmemesini annesinin onun yanında mutlu olabileceği birisiyle gelmesini söylemiştir. İşte Öykü ile Levent in hikayesi burdan sonra başlıyor. Öykü hasta bir anneyi mutlu etmek için kabul etmişti bu teklifi ama Melek hanımı çok sevdiği için yalan söylediğine pişman olmuştu. Gerçekler ortaya çıktıktan kısa süre sonra Levent in annesi vefat etmiştir. Bu sürede birbirlerine çok alışmışlardı. Levent in paramparça olan kalbi Öykü ile tekrar atmaya başlar. Öykü ise doğuştan kalp hastasıdır ve Levent in kayıplarından sonra bunu ona söyleyemez.
Bu güzel ve hüzünlü hikayenin devamı kitapta. Her ne kadar klişe bir kitap olsada
hikayeyi genel olarak beğendim. Yazım yanlışları çok fazlaydı. Aynı zamanda yer yer zaman geçişleri yüzeysel ve çok hızlı gelişti. Ayrıntılı bir anlatımı da yoktu.