Sağlam kurgu, sağlam gerilim Psikolojik gerilim adına iyi bir kitaptı . Başlarda ağır ilerlese de sonrasın da kapılıp gidiyorsunuz. Karakter analizleri ,detaylar çok iyi işlenmiş. Türü sevenlere kesinlikle öneririm.
Psikolojik- Gerilim bir kitap arıyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız. Her bölümde gerilimin artığı, merak duygusunun taze tutulduğu eseri okurken bir bakmışsınız ki son sayfasına gelmişsiniz. Son yıllarda okuduğum en iyi gerilim kitap diyebilirim. Yazarın bir çok eseri olmasına rağmen ülkemizde sadece iki kitabının çevrisi yapılmış. Umarım Pegasus Yayınevi diğer kitaplarını da bir an önce biz okurlar ile buluşturur...
Bir insan yaşadığı travmayı; hele de bu bir çocuksa ne kadar derine gömebilir? Yıllar sonra yaşadığı dehşetin izlerini silmek için nasıl bir yol izler? İnsan beyni hala gizemini korurken, korkularımızdan ne kadar kaçabiliriz? Bir labirentin içinde hapsolduğu gerçeği ile insan nasıl yüzleşebilir? Ya yaşadıkları bir sanrı ise bu durumdan nasıl kurtulabilir? Tüm bu soruları yaşayan kitabın kahramanı Tom gerçekte ne ile karşı karşıyadır? İnsan kendi dünyasını bir sanrı üzerine kurgulayabilir mi? Ya bu sanrı gerçek değilse. O zaman bu içinden çıkılması zor durumdan kendini gerçekten soyutlayabilir mi?
Tom on üç yaşında yaşadığı dehşetin üzerinden on üç yıl geçmesine rağmen izole bir hayat kurmayı başarmıştır. Kendisine yapılan işkenceleri hafızasından silmiş karısı Karin ve oğlu Mark ile yaşamaya çalışmaktadır. Psikiyatristi ve ailesi onundaki değişimleri fark ettiklerinde, sahneye çıkan "Bekçi" lakaplı katil tekrar avlanmaya başlar. Tom ise katilin öldüğünü bilmesine rağmen yaşadıklarına bir anlam vermekte zorlanır...
Daha fazlası ise bu kitapta. Eminim gerilim tarzı kitapları seven okurlar bu kitabı okuduktan sonra yazarı takibe alacaklardır...
Tüm eserlerini okuyacağım bir yazar daha bulduğum için çok mutluyum. Topunun komşu bahçeye kaçmasıyla başlayan ilginç olaylar silsilesinin içinden çıkamadım. Kitabı okurken bir bölüm daha okumalıyım derken bir baktım ki kitap bitmiş.
Uzun zamandır okuduğum en iyi aksiyon romanlarındandı diyebilirim. Kitabın her kısmın farklı "suçlu işte bu karakter" diye diye sonuna geldim ve sonunu okuduğumda şok geçirdim.
Eğer yazarı tanımadığınız için kitabı okuyup okumama kararsızlığındaysanız hemen okumaya başmanızı önerebilirim.
Korkmayan birinin hayal gücü de yoktur.Hayal gücümüzün bize ne oyunlar oynadığını,bazen karanlık bir uçuruma sürükleyip,bazen güneşli bir ilkbahar sabahına uyandırabileceğini gösteren şahane bir kitap olmuş.Alman yazarlara soğuk bakarken Wulf Dorn’dan sonra okuma kararı almıştım .Mıchael Hübner beni pişman etmedi.Her sayfada biraz daha gerildim.Sayfalar ilerledikçe bu karışıklığın içinden nasıl çıkacak diye şaşırdım açıkçası.Ama kitap bittiğinde kafamda hiç cevapsız soru kalmadı.Ucu açık hiçbirşey bırakmamamıştı bunu çok sevdim.Peki ya bu nasıl oldu derken ,alt satırda onunda açıklamasını okurken buldum kendimi..Kesinlikle okunmalı diyorum ve Dürtü ‘yle Mıcheal Hübner okumaya devam ediyorum.
Nasıl anlatmam gerektiğini şu an gerçekten bilemiyorum. Hani böyle daha ilk sayfalardan herkesten şüphelenmeye başlarsın ya, aynı öyle başlıyor kitap. Konu ilerledikçe “işte sensin,” derken buldum kendimi, ama tek tek herkese. Bir tek kendimden şüphelenmedim o derece. Psikolojik gerilim adına yakışır bir kitaptı. Gerilim ön plandaydı ki bu da benim için muhteşem. Son sayfalarda, hayatımda ilk defa bir kitabı okurken kendimi bir girdabın içine hapsedilmiş ve çıkış yolu bulamaz halde hissettim. Beynim yandı resmen. Hele son sayfalar şok şok şok. Sadece tek kusur, 400 sayfa yerine 300 tam kararı olsaymış çok çok daha iyi olurmuş. Ama bu kitaba muhteşem dememe asla engel değil. Psikolojik gerilim sevenlere mutlaka tavsiyemdir.
Yazarın 'Dürtü' kitabına o kadar bayıldım ki, ardından bunu da hemen sipariş verdim. Beklentim doğal olarak yüksekti. Ancak diğer kitap kadar heyecanlı değildi. Aksiyon faktörü eksikti ve olayların gelişimi beni hiç mi hiç tatmin etmedi, sonu da aynı şekilde.
Konusuna gelince; Tom Kessler'in kurtarılmadan önce çaresizce saatlerce bir çocuk katilinin insafına kalmasının üzerinden on üç yıl geçmiştir. Tom hâlâ panik atak geçirmektedir ama hiçbir şey hatırlamamaktadır.
Bir gün polis kapısına dayanır. Memurlar ona evinden çok uzak olmayan bir yerde küçük bir kızın cesedinin üzerinde bulunan bir notu gösterirler. Notun, on üç yıl önce ölmüş olması gereken fail tarafından yazıldığı açıktır, çünkü sadece onun bilebileceği ayrıntılar içermektedir. Ve Tom'u yaşadığı travmayı tekrarlamakla tehdit etmektedir. Doktorunun tavsiyesi üzerine Tom sonunda hipnoterapiye başlar ve bu onu çocukluğuna geri götürür. Ancak on üç yıl önceki o günün anıları o kadar acımasızdır ki, terapi kontrolden çıkar...
Evet, konuyu okuyunca insana acayip geliyor, konudan yana sorun yok zaten. Ama ele alma biçimini beğenmedim...Şahsi fikrim tabii ki...İyi okumalar
#kitapyorum #okudumbitti
#stigma
#eylülayı 14.kitap
Öncelikle kendime tebrik ile başlayayım,doğru kitapları seçerek sevdigim yazarlara bir yenisini ekledim.Yazarin #dürtü kitabı da çok iyiydi.
Tom kessler,13 yaşında bir psikopat tarafından kaçırılır ve çeşitli işkencelere maruz kalır... Kurtuluşundan sonra hayatının merkezi KORKU olur.Yıllar sonra kendini herkesten soyutlayarak 26 yaşında evli,bir erkek babası ve yazar olarak hayatına devam ederken kapısını çalan polis memurlarının anlattıklarıyla kendini geçmişin pençesinde bulur ve böylelikle hersey yeniden başlar.Fazla detay vermiyorum,heyecani kaçmasın
Kitap 4 bölümden oluşuyor.
1.bölüm Tom'un psikolojisini ve ic dünyasını anlamamıza yarayan bol detay veriyordu ve yer yer sıkılmama sebep olmuştu.
2.bölümde Olaylar hareket kazanıyor ve sona doğru yaklaşırken kafamda türlü türlü senaryolar oluştu.
3.bölümde ise merak ve heyecan tavan yaptı.Guzel bir ters köşe geldi.
4.bölümde bütün sırlar açığa çıkarak,herşeye mantıklı bir sebep gösterilerek olayları okuyucunun anlaması sağlandı.
Güzel bir kurgu,bası hariç akıcı bir psikolojik gerilimdi.
Türü severlere yazar ve kitapları tavsiyemdir.
Kitabın sonunda,teşekkür bölümünde Stephen King'e ilham verdigi için teşekkür eden yazara,ben de teşekkür ederim
KITAPLA KALIN
İlk sayfalarda merak uyandırmaya başlıyor. Karantina dönemin de iyi geldi. Hızlıca bitti, betimlemeleri sağlam bir kitaptı ancak kitabın ortalarında betimlemelerden bunalmıştım ki son sayfalarda gerçekten çok merak uyandırdı ve tahmin edemeyeceğim bir son olmuştu. Yazarın diğer kitabını da aldım ilk fırsatta okuyacağım sizinde okumanızı tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
Michael Hübner okumaktan son derece keyif aldım diyebilirim. Yazarın ülkemizde sadece 2 kitabının dilimize çevrilmiş olması ise üzücü. Gönül isterdi ki, yazarın anadilinde okuyabileyim. Lakin, bu şansım yok. Polisiye, psikolojik gerilim üzerine yazılmış, olayın kahramanını değil sadece sizin de okurken akıl ve sabır sınırlarınızı zorlayan bir akışı var. Siz de olayın karakteriyle birlikte çaresiz kalıyor, düşünüyor ve çözüm arıyorsunuz. Yetmiyor, siz de kaçmak için yollar arıyorsunuz. Uzun uzun üzerine yazılır ama tadında bırakmak istiyorum. Ve bu tarzı sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.
Psikolojik gerilim sevenler kesin okumalı! Kitapda ben neler bekliyordum sonunda neyse karşılaştım.İlk kitabı yazarın buna ragmen inanılmaz titizlikle yazılmış kurgulanmış bir kitap.