"Çok uzun zaman önce yılan yoktu,
Akrep yoktu,
Sırtlan yoktu, aslan yoktu,
Vahşi köpek yoktu, kurt yoktu,
Korku yoktu, dehşet yoktu,
İnsanın rakibi yoktu."
"Sümer" ya da "Şumar" sözcüğü, geç Akad dilinde "kültür arazisi" anlamına gelmektedir ve bu nedenle de yerkeşikler haklı olarak göçmenleri "Sümerler" yani "kültür getiriciler" olarak adlandırırlar.
Erken çağın meslek okulundan hareketle, Sümer zihniyetine yavaş yavaş üniversite kurma fikri oluşmuştur. Eski kültürlerin tanınmış yüksek okullarının aksine, Sümer üniversitesi dini değil, dünyevi bir kurumdu ve neredeyse dünya okullarındaki kadar bir öğretim ve araştırma programına sahipti.
Sümer'de okul, başından beri bir meslek edindirme yeriydi. Öğretmen ve öğrenciler tarafından yazılmış olan kil tabletlere ve elde edilen en eski okul kitaplarına inanılırsa, Sümer tapınak okullarında tarih, edebiyat ve din derslerinin olmadığı görülür. Bunun sebebi din ve edebiyatın önemsenmemesi veya küçük görülmesi değil, kayda gerek duyulmamasıdır. Çünkü zaten bilinen şeyleri değil, unutulma riski olan şeyleri yazıyorlardı.
İncil'de Yahudilerden 'seçilmiş halk' olarak söz edilse de, bu fikir İbrani kibirinin bir ifadesi değildir. Onlar eski Ahit'te geçen birçok şeyde olduğu gibi özel olma bilincini de, hayran oldukları ve bir zamanlar yerleşim bölgelerinden _Ur'dan gelen İbrahim gibi _geçtikleri bir halktan miras aldılar.