Kur’an, sunnetullâh olgusunu insanın yüklendiği emanetle sıkı sıkıya ilişkili sunmaktadır. Çünkü insanın üstlendiği görev, yeryüzünde Allah’ın halifeliğidir.
Kur'an'ın ilk hitap çevresini teşkil eden Araplar belki çağlarının en kötüleri değillerdi, ama en iyileri hiç değillerdi. Kur'an onlara yönelik çabasını, uçuruma yuvarlanmak üzere bulunan bir toplumu kurtarma çabası olarak nitelemektedir.