İsyan Ateşinden Geçen Mutkili Bir Ermeni Aile

Sürgün

Ferman Toroslar
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 37 dk.
Sayfa Sayısı:
304
Basım Tarihi:
2013
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
ISBN:
9786055753375
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bu hayat koşusu bakalım nasıl, nerede bitecek?
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 45. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 12:14
1925 Şeyh Sait isyanı ve izleyen irili-ufaklı bir çok ayaklanmayı bastırmak amacıyla 1934’te İskan Kanunu çıkarılır. Amaç, ayaklanan ya da ayaklananlara yataklık ettikleri düşünülen köyleri boşaltarak terörün önünü kesmektir. Gerçekte yaşanan ise ailelerin, mallarını mülklerini geride bırakmak zorunda kalıp dağıtılarak, ser sefil, tanımadıkları coğrafyalara sürgün edilmesidir. Ferman Toroslar, işte bu şartlarda başlayan zorlu hayat yolculuğunu, tarihe bir iz bırakabilmek umudu ile, tüm açıklığıyla paylaşmış bizimle. Zorlu şartlarda oradan oraya sürülerek geçen çocukluğunu, açlığı, yoksulluğu, çaresizliği, cehaleti sermiş önümüze. Çok çocuklu sefil evlerde, bazen de sadece bir ağaç altında, bir parça ekmek bulabilmek için yaşanan zorlu hayat kavgasını detaylarıyla paylaşmış. Ataerkil yapıda canını dişine takarak hem evde, hem tarlada çalışan, yetmedi bir de sürekli çocuk doğurup onlara bakan cefakar kadınların yine de ikinci sınıf insan olmaktan kurtulamamalarının, bu acımasız kadersizliğin resmini çekmiş. Bu vatanın öz evlatlarına layık görülen “gavurluğun” nasıl can yakıcı bir hakaret olduğunu hissettirmiş. Babadan yenilen dayakların -devlet baba da dahil- acısının ise yıllar geçse de kanadığını göstermiş. Kitap hakkındaki bazı eleştirilerde, o dönem Anadolu’nun neredeyse tamamı benzer yoksullukla yaşadığından, bu detaylar gereksiz bir ajitasyon ve hak bilmezlik olarak görülmüş. Ben aynı fikirde değilim. Öz yaşam öykülerini severim. Son derece sıradan görünenleri bile, gölgeler ardında kalan, artık bize yabancı görünen bir çok tanıklık içerir. Resmi tarihi ve hamasi nutukları kabullenmeden önce bu tarz tanıklıklarla karşılaştırarak okumayı da severim. Zira bireye odaklanmanın, empati kurabilmenin, yaratılanı yaratandan dolayı sevebilmenin ön şartıdır bence
SürgünFerman Toroslar · Aras Yayıncılık · 201337 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2026 116. kitabı
Bütün dışlananların öyküsü Ferman Toroslar’ın ‘Sürgün’ü, Bitlis’in Mutki ilçesinden 1936’doğan Ferman Toroslar’ın hayatı bölgeye düzenlenen askeri harekâtta Ermeni köylerinin de yerle bir olmasıyla yıllarca oradan oraya sürülmekle geçti. Aras Yayıncılık’tan çıkan ‘Sürgün’ başlıklı anı kitabı,onun aile hikâyesini değil, bütün muhacirlerin çilesini de kapsıyor. Bize New Jersey’de ektiği beş dönümlük bahçeyi ve artık neden Türkiye’de tek bir ağaç dikmediğini anlattı. Bitmek bilmeyen sürgün, hayatta kalma mücadelesi küçük Ferman’ın okul yüzü görmesine engel olmuş. Köyün boşu olmuş kendi tabiriyle… Dağları taşları saatlerce yürüyen, çobanlık eden on yaşında bir çocuk. Okula gitmediği için akşamları köy baskısıyla gittiği Kuran kursunu bile sevmeyi öğrenen bir çocuk. “Kuran kursuna öyle pek de sıkılarak gitmezdim. Öbür çocuklardan ayrı olmadığım tek yer burasıydı.” "Acı bir tad var eskilerden. Horgörülmenin tadı. Çorum’da Muhtar Mehmet babaları askerdeyken çoluk çocuk herkesi buğday ambarının dibine ittirdiğinde yer eden bir acılık. “Bizi oraya attılar... Rutubetli, pislik içinde bir yer. Anam hırsından başındaki yazmayı sıyırıp beddua etti Mehmet muhtara: ‘Biz böyle adam değildik. Bizim de bağımız bahçemiz, tarlamız, sürüyle hayvanımız vardı. Ama bugün sizlere muhtaç olduk. Allah bu akıbeti sana da uğratsın!’ Ambarın altı yaş. Yağmur yağmış, kapısı da yok, su taşmış içeri! Küçücük bir oda. Orada kaldık yedi sene. O ilk gün anam iki taş koydu yere; bir sacı vardı, onu da taşların üzerine... İlk ekmeğini zoraki öyle pişirdi.”" 1930'lu yıllarda Doğu Anadolu'ya düzenlenen askeri harekâtlar çerçevesinde yerlerinden edilen Bitlisli Toroslar ailesinin hikâyesini konu alıyor. Akrabalarının çoğunluğu öldürülen aile, bölgede yaşayan yüzbinlerce insan gibi, İskân Kanunu
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
SürgünFerman Toroslar · Aras Yayıncılık · 201337 okunma
Sürgün
6/10
·304 syf.··
2019 189. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2019 08:27
Dikkat, sürpriz bozan (Spoiler) içerir. Kitap Bitlis Mutki’ li bir Ermeni ailenin İskan Kanunu sebebi ile yaşadıkları olayları özetliyor, kitabın yazarı ve ana karakteri olan Ferman TOROSLAR’ ın bir biyografisi aslında. Kitap 3 sac ayığına oturtulup incelenmeli bence. 1) Şey Sait Ayaklanması (1925), 2) Dersim Olayları (1936) 3) 6-7 Eylül Olayları (İstanbul’ daki azınlıkları özellikle Rum’ları hedef alan toplumsal ayaklanmalar.) Bu olaylara baktığımızda hepsi için yazılan birçok makale, kitap ve bilimsel çalışma mevcuttur, yazarımız bu olayları kendi hayat hikayesi üzerinde kurgulayarak işlemiştir. Ben kitabı çok objektif bulamadım, hep bir acıtasyon hep bir haksızlık mevcut ve hep mazlum olan Ferman gibi bir algı içersinde yoğruluyorsunuz. Ama o yılların gözü ile değerlendirebilmek gerekir bence. Yani herkes yoksul herkes perişan, ülke Dünya Savaşından çıkmış, İmparator’luk dağılmış yeni bir Cumhuriyet kurma çabaları mevcut, birde isyan çıkıyor ortaya, bu şartlarda değerlendirmeli. Hep bir yoksulluktan, fakirlikten dem vurulmuş, o zamanlar kaç kişi varlıklı ki Anadolu’ da yaşayan herkes Ferman’ ın hayatına benzer bir hayat yaşıyor belki bir tık üstü. Ben biraz vefasızlık hissettim açıkçası, yani örneğin Çorum’ da yıllarca kalıyorsun ve oranın köy halkı sana bakıyor (elindeki imkanlar kadar zaten onlarda da yokki) sen işte bizi Misafirhaneden aldılar buğday deposuna koydular diyorsun, şimdi düşün köyde oranın yerlisi olup daha kötü durumda olan aileler var bunlar demez mi biz niye misafirhanede kalmıyoruz diye üstelik devlet yardım ediyor onlara, köylüde. Sonuçta senelerce barınıyorsun o köyde, o insanlar seni dışlamıyorlar bir şekilde aralarına katılıyorsun, ben birazcık kıymet bilmeme gördüm açıkçası. Ana karakter çok masum gelemedi bana özellikle askerde İstanbul’ a
1000Kitap
SürgünFerman Toroslar · Aras Yayıncılık · 201337 okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2020 141. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2020 08:42
Kitabın adı: Sürgün Yazarın adı:Ferman Toroslar Okuyanın adı: Sıdıka Topal Sayfa sayısı:303 Çok uğraştı çok çalıştı çabaladı. Çocuk yaşta Ferman Ermenilerin sürgün edilişi çoklarını perişan etmiş ölümler hastalıklar açlık sefalet hepsini yaşar Ferman. Ama Ferman ve ailesipes etmez birçok yer dolaşan Ferman en son İstanbul'da karar kılarlar rutubetli olsa da küçük bir ev tutarlar otururlar. Aile kalabalıktır üst üste oturmalar yatmalar çok perişanlık çekmiş Ferman Ermeni olduğunu saklamak zorunda kalır birçok iş dener yapar zarar eder parasızlıktan evine yürüyerek gider. Sonunda Ferman başarmış mıdır acaba..... Gerçek yaşam hikayesi taaaa yaşamın içinden yazılanlar tavsiye ederim bu tür sevenlere...
SürgünFerman Toroslar · Aras Yayıncılık · 201337 okunma
8/10
·304 syf.··
2021 56. kitabı
Osanlığı İmaparatorluğunun yıkılış sürecinden Cumhuriyetin kuruluş sürecine Anadolu’daki isyanlarda tarihimizin trajik yanlarından… 1926 Yılında Mutki isyanında zorunlu iskana tabi tutulan Ermeni bir ailenin Anadolu’nun değişik yerlerinde yaşadığı yoklukları ve zorlukları bu süreci yaşayan aile bireylerinden Ferman Toroslar’ın hatıralalarında anlatılmakta. Çorum Osmancık, Amasya Gümüşhacıköy, Siirt Kurtalan ve taşı toprağı altın İstanbul. Kitabı okurken sadece ailenin dramı anlatılmıyor arka planda 1930-lu yıllardan 1950 li yıllara kadar Anadolu’nun yokluğu, Doğudaki ağalık düzeninin servet ele geçirme yöntemleri, katı islamın yaşandığı Anadolu’da etnik kimliğin gizlenmesi, kısaca bugün de benzer sorunlar hala yaşanıp gitmekte…
SürgünFerman Toroslar · Aras Yayıncılık · 201337 okunma

Yazar Hakkında

Ferman ToroslarYazar · 1 kitap
1936'da Bitlis'in Mutki ilçesine bağlı Kerho köyünde doğdu. 1938'de, İskân Kanunu kapsamında ailesiyle birlikte Çorum'un Osmancık kazası, Kızıltepe köyüne sürgün edildi. Aile bu zorunlu yer değiştirmeyle birlikte uzun yıllar çetin şartlar altında sürgün hayatı yaşadı ve sonunda Siirt Kurtalan'a yerleştirildi. 1954 yılında çalışmak üzere İstanbul'a yollanan Ferman Toroslar 1957'de evlendi ve Diyarbakır'a yerleşti. Bütün aile İstanbul'a göç ettiklerinde yıl 1959'du. Çobanlıktan ameleliğe, işportacılıktan esnaflığa farklı işlerle hayata tutunmaya çalışan Ferman Toroslar'ın en büyük kaygısı "gâvurluk"la başa çıkarak haksızlıklara karşı mücadele etmek oldu.