Adı:
Suriyeli Göçü
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054991754
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Basım Yayın
Arap Baharı’nın Türkiye'ye en büyük faturası Suriyeli sığınmacılar... Ülkemizde sayıları 3,5 milyona yaklaştı... Nüfusları yüksek doğum oranıyla hızla artıyor... Kilis’teki sığınmacı nüfusu, yerli nüfusun önüne geçmiş durumda…

Mazlumlara her zaman elini uzatan Türk milleti, Suriye'de savaştan kaçan sığınmacılara kucağını hiç düşünmeden açtı.

Pıtrak dikeni gibi Türkiye’nin her bir köşesine dağılan Suriyeliler; yarı aç yarı tok yaşamak zorunda kaldılar, dilencilik yaptılar, ucuz iş gücü olarak kullanıldılar, fuhuş bataklığına sürüklendiler. Madalyonun öbür yüzünde ise Suriyelilerin kurduğu organize suç şebekeleri var.

Krizin başlarında “etkilenen” konumunda olan Suriyeliler, 2011’den sonra Türkiye’nin toplumsal denklemi içerisinde önemli bir “etkileyen” konumuna geldiler. Tıpkı Afganların ülkelerindeki savaştan kaçarak Pakistan'a göç etmeleriyle başlayan süreçte olduğu gibi…

Sığınmacıların Türkiye’de geçirdiği yedi yıl içinde ortaya çıkan sorunlar ve bu sorunların büyüme eğilimi, küresel oyun kurucuların fazlasıyla işine geliyor.

Türk toplumu, sığınmacılar üzerinden siyasal, ekonomik, kültürel, etnik ve mezhepsel açıdan ne kadar çok erozyona uğratılırsa, ne kadar çok ayrıştırılıp parçalanırsa bu durum, o kadar çok küresel oyun kurucuların çıkarlarına hizmet edecek.

Gelinen noktada "Suriyeli Göçü" Türkiye için bir ulusal güvenlik ve gelecek tehdidine dönüştü.

Kitapta, Türkiye’nin önündeki bu tuzağa dikkat çekiyoruz!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Krizin başlarında savaştan ''etkilenen'' konumunda olan Suriyeliler, 2011'den bugüne kadar geçen süre içinde Türkiye'nin toplumsal denklemi içerisinde önemli bir ''etkileyen'' durumuna geldiler.
Demokrasi, hukukun üstünlüğü, kadın, çocuk ve insan hakları gibi evrensel kavramlar, dünya kamuoyunu ikna etmek için kullanılıyordu.
Türkiye, kendi vatandaşına sağladığı ortalama olanaklardan daha fazlasını sığınmacılara sağlayan tek ülke olarak tarihe geçti.
...Erdoğan, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilebileceğiyle ilgili bir açıklama yaptı:
''Kardeşlerimiz içerisinde inanıyorum ki vatandaş olmak isteyenler var. Ellerinden geleni bakanlığımızın oluşturduğu ofisle takip etmek suretiyle bu kardeşlerimize, bu yardımı, bu desteği yaparak onlara vatandaşlık imkanını vereceğiz.''

...Britanya'da yayınlanan bir gazete, Erdoğan'ın Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verileceği yönündeki sözleri üzerine, '' Erdoğan oylarını satın almak için 2,7 milyon Suriyeliye vatandaşlık öneriyor.'' değerlendirmesini yapacaktı.
Arap Baharı, ABD'nin Orta Doğu'daki en önemli müttefiki olan Suudi Kraliyet ailesini etkilemedi. Suudi Arabistan, Arap Baharı boyunca cihatçı gruplara desteğini sürdürmeye devam etti...
...ABD'nin BOP'u dünya kamuoyuna duyururken vurguladığı ''Orta Doğu'ya demokrasi gelecek'' söyleminin gerçeği yansıtmadığı, asıl meselenin ABD'nin çıkarlarının korunması olduğu net biçimde anlaşılmıştı.
Suriyelilerin kalıcı olmaya başlaması ile birlikte özellikle sınır kentlerindeki yerel halk arasında çok eşlilik yaygınlaşmaya, buna bağlı olarak da boşanma oranları artmaya başladı. (162-163)
Bugün sığınmacıların yaklaşık yüzde 85'lik kısmı kampların dışında yaşıyor. Türkiye'deki Suriyelilerin karşı karşıya kaldığı sorunların esas boyutunu kamp dışında, şehir merkezlerinde yaşayanlar oluşturuyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Suriyeli Göçü
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054991754
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kripto Basım Yayın
Arap Baharı’nın Türkiye'ye en büyük faturası Suriyeli sığınmacılar... Ülkemizde sayıları 3,5 milyona yaklaştı... Nüfusları yüksek doğum oranıyla hızla artıyor... Kilis’teki sığınmacı nüfusu, yerli nüfusun önüne geçmiş durumda…

Mazlumlara her zaman elini uzatan Türk milleti, Suriye'de savaştan kaçan sığınmacılara kucağını hiç düşünmeden açtı.

Pıtrak dikeni gibi Türkiye’nin her bir köşesine dağılan Suriyeliler; yarı aç yarı tok yaşamak zorunda kaldılar, dilencilik yaptılar, ucuz iş gücü olarak kullanıldılar, fuhuş bataklığına sürüklendiler. Madalyonun öbür yüzünde ise Suriyelilerin kurduğu organize suç şebekeleri var.

Krizin başlarında “etkilenen” konumunda olan Suriyeliler, 2011’den sonra Türkiye’nin toplumsal denklemi içerisinde önemli bir “etkileyen” konumuna geldiler. Tıpkı Afganların ülkelerindeki savaştan kaçarak Pakistan'a göç etmeleriyle başlayan süreçte olduğu gibi…

Sığınmacıların Türkiye’de geçirdiği yedi yıl içinde ortaya çıkan sorunlar ve bu sorunların büyüme eğilimi, küresel oyun kurucuların fazlasıyla işine geliyor.

Türk toplumu, sığınmacılar üzerinden siyasal, ekonomik, kültürel, etnik ve mezhepsel açıdan ne kadar çok erozyona uğratılırsa, ne kadar çok ayrıştırılıp parçalanırsa bu durum, o kadar çok küresel oyun kurucuların çıkarlarına hizmet edecek.

Gelinen noktada "Suriyeli Göçü" Türkiye için bir ulusal güvenlik ve gelecek tehdidine dönüştü.

Kitapta, Türkiye’nin önündeki bu tuzağa dikkat çekiyoruz!

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Aykan
  • Feyzi Demirelli
  • Özgün Kırdemir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (3)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0